29 Temmuz 2026 Çarşamba

dünün modu, bugünün rengi kırmızı;

 

dün kırmızı günü idi; kızgınlık ve üzgünlük günü :) mod battaniyesi renk takip şeması dili bu.. ocak 1 başladık örmeye; bir sık iğne bir zincir.. ilk günler güzel gitti hemen hemen her gün örüyordum.. kaçırdıysam bir gün sonra iki günü birlikte.. güncel tutmaya çalıştım.. beşer altışar gün geri kaldığım oldu ama iki ay geri kalacağım hiç aklıma gelmezdi.. renk tablosunu doldurmak zorladı birkaç gündür.. geri dönük hislerimi nasıl bilecektim ki? nasıl bilebilirz ki? ben bu konuda telefonda dostlarla yazışma arşivlerinden ve fotoğraf arşivlerinden yardım aldım.. tablo tamamlandı güne gelindi.. sıra örmekte.. 

gelelim dünün günün kırmızısına :) 
şu an oturduğum ev birinci kat yüksek giriş ve balkon önü araç parkı var.. hemde duvara kadar.. bu sorun değil çünkü istanbulda park sorunu çare bulunamayan dertlerden.. ancak geri geri park ettiklerinde balkonda oturduğumda bişi yerken içerken egsoz gazına maruz kalıyorum.. birde park ettikten sonra aracı kapatmaları dakikalarca sürünce o gıcık bir durum oluyor resmen egsoz gazı solumak zorunda kalıyorum.. tabii ki salak değilim o durumda hemen içeri kaçıyorum ama yemek yada kahvem yarım kalıyor.. huzurum kaçıyor.. söyledim.. defalarca.. rica ettim.. yalvarır oldum.. çoğu kişi dikkate aldı ancak park zeminin çıkış kısmından dolayı aracın altı sürttüğü için ters park yapmak zorunda olduğunu söyleyen bir kişi hariç.. o kısma düzeltme işlemi yapalım dedim kimsenin umrunda olmadı.. kendim yaptıracağım dedim zaman bulamadım.. derken binaya internet kablosu geldi ve kablo o kısımdan geçti inanabiliyor musunuz? ve harç sürüldü çıkış için daha elverişli hale geldi.. buna sevindim ve bu sıcak günlerde balkonda serinleme imkanı bulacağım ve yemek yerken içeri kaçmak zorunda kalmayacağım için mutlu olmuştum.. ama bu kısa bir mutluluk oldu.. akşamına ters park devam.. sabah oldu ters park devam.. uyardım sosyal medya grubundan.. birisi düzeltti ama o kişi hala ters park etmeye devam ediyor.. 

çok kızdım ama ses çıkarmadım.. gereksiz muhataplıktan, laf anlamayana laf anlatmaya çalışmakatan yoruldum çünkü.. enerjimi daha güzel şeyler için harcamaya karar verdim.. baktım bugün araç yok ortam sakin çıktım kahvaltımı balkonda yaptım.. şimdi iş çıkış saati yaklaştı gelen giden olur dedim kapadım balkonu girdim içeri.. 

dünden kalanlar.. :) günden kalanlar kitabını hatırladım şimdi.. acaba burada yorum yazmışmıydım bu kitapla ilgili.. neyse kitap linki yukarda, okuyamam izlerim diyenler içinde link burada.. 

4 Ocak 2026 Pazar

ocak ayı klasiği: aşk ve gurur;

 

bazı yayınlarda gurur ve önyargı olarak isimlendirilen jane austen romanı ile yıla başlangıç yaptık.. benim elimde koridor yayınlarından bir baskısı ve hasan ali yücel klasikleri serisinden bir olmak üzere iki adet mevcut ama en güzel kapak can yayınlarında.. ancak koridor yayınlarından olan ciltli daha cazip geldi bana nedense :)) eskiden hep şöyle derdim; kitap dediğin ciltli olmalı.. kitap ciltli olmalı.. kitap cilttir.. :)) eh eski zamanladan kalan ruhum ciltli kitap seviyor napalım.. 

sizin bir tercihiniz var mı? 


bu arada kitabı dinliyorum.. kitaptan da nerde olduğumu takip ediyorum.. 

biten yılda biten kitaplar;

 

2025 yılını, hiç hedefimde yokken neredeyse 100 kitap listesini tamamlamaya ramak kala bitirdim..


neler okudum neler.. hep istediklerim, alıp da okuyamadıklarım, hediye gelenler, arkadaşların hadi şunu okuyalım dedikleri..

daha önce TRT Dinle ile denemelerini yaptığım ve ağustos ayında da sevgili nesliciğim'in storytel hediyesi ile dinleme performansım yükselince yüze yaklaşmayı başardım.. 

uzun yıllardan bekleye İnce Memed serisi artık okunmuş olarak kütüphanede yerine yerleşti.. yaşamak hep aklımda idi.. hele ki esir şehrin insanlarını bitirdim ya benden mutlusu yok.. yeşilin kızı anne oda nasibini aldı bu yıl son cit aralıkta bitti.. hiç aklıma gelmeyen  ütopya serisi Dune ise adım attım ilk üç cilt bitti bakalım bu yıl okurmuyum.. su krizi beni benden alıyor.. okudukça halimize üzülüyorum iyice karamsar oldum.. o yüzden bir süre ara verip sonra devam ederim diye düşünüyorum.. sular üstünde gökler altında da epeydir bekliyordu üstelik başlanmış yarım kalmıştı, baştan okudum bitti.. çok güzeldi.. keşke daha önce okusaydım dediklerimden oldu.. tiffanyde kahvaltı sanırım on yıl önce alınmıştı o zamanlar pinuccia'nın mevsimsel okuma etkinlikleri ile tanışmıtım, sonra bırakto biraz gül devam ettirdi o da yoğunluktan bıraktı ben devam edeyim dedim ama işsel yoğunluk girince yetişemedim.. başlatmak değil de bitince raporlama kısmı epey meşakkatli.. 

sonra motifsever örgü grubumuzla okuma etkinliklerine devam ettik, ediyoruz da.. dönem dönem bi faaliyetler yapıyoruz.. son dönemde bi ay bir klasik okuyoruz birde ne okuyalım deyip oylama ile bir kitap belirliyoruz.. ay sonunda okuduklarımız üzerine online sohbet ediyoruz.. malum çoğumuz başka şehirlerdeyiz.. 

bu yıl için klasik listemizi toptan belirledik..

paylaşırım belki sizde okumak istersiniz.. ♥


20 Eylül 2025 Cumartesi

sonbahar geldi hoş geldi..

 

yağmruların damla damla düşüyor olması bile tarım için bir umut yeşerdi hepimizde.. kuraklık her sebzeyi, her yöreyi ayrı ayrı vurmaya devam ederken nasıl sevinmeyelim bir kaç damla için.. ulusal bir kuraklık yakamıza yapışmaya başladı, kamu spotlarında artık hep su tasarrufu olmalı..

hepimiz bir ben yapsam ne olur ki demeden tasarrufa ciddi bir adım atmalıyız.. duşa sıcak su gelene kadar akan soğuk suyu kovaya alıyorum, bunu ayağım için sıcak su akıttığımda keşfettim o zamandan beri yapıyorum.. kovadaki su ile balkon yıkıyorum fazla gelirse tuvalette kullanıyorum.. temiz kovaya temizce doldurduğum için ev paspasında kullanıyorum.. diğer alanlarda ne yapabilirim onun peşindeyim..

ne yaparsak kârdır unutmayalım..

2 Mayıs 2025 Cuma

sorunu nasıl çözeceğim ?

 

yazmak yayınlamak.. en çok sevdiğim ve yapmak istediğim olduğu halde neden hala düzenli hale getiremedim diye her bloga baktığımda düşünüyorum.. 

bir cevap bulamadım ama olası sebepler buluyorum.. :)

onlardan bir tanesini şu anda ezmeye çalışıyorum.. işim var ama bütün dosyaları kapatıp bloguma iki satır yazabilmek için bir kaç dakika ayırmak çok da iş kaybına neden olmaz diye girdim bloga.. 

kimse okumasa da olur sonuçta burası benim evim.. gelene kapım açık.. çok yorum alayım kaygım da hiç olmadı.. olsa zaten reklam tekliflerini reddetmezdim.. ben ve blogum kendi halimizde takılmaya devam edeceğiz.. 

son yılların yırtma yapıştırmalı fotoğraf koymalı aralarına günce notlar düşmeli ajandalar akımına bende kapıldım ama onu da öyle hergün yada periydik yapmıyorum.. yapamıyorum :))

demek ki biraz oraya biraz buraya, biraz zihnimize.. biraz hayalimize satırlar karalamaya devam edersek iyi olacak... damlaya damlaya göl misali, satır satır sayfalar dolacaktır.. 

3 Ocak 2025 Cuma

hasta yatağında örenler;

yattığım günlerde en çok sığındığım oldu örgü.. ilk günler kitap okuyamadım.. kafamı vermekten ziyade dikkatimi yazıya verecek sakinliği bulamadım.. 

örgü grubumuzda yılın son favorisi sanırım bu yuvarlak model supla oldu.. bende elimdeki iplerden ördüm bir kaç tane.. 

sadece supla değil sehpaya örtü bile olur bi kişilik kahve keyfi örtüsü olur.. 

18 Aralık 2024 Çarşamba

önceki otuz sekiz gün;

 

her günün bir gecesi vardır.. önceki otuz sekiz günde neler olduğuna göz atalım.. 

annem böbrek kisti ameliyatı olacak diye 2 Kasım da Trabzon'a geldik..geliş o geliş hala buradayım..


ameliyat iyi geçti, yoğun bakımda bir gece sonra iki gün serviste derken taburcu oldu eve geldik.. ertesi gün ben düştüm ve bacağımı kırdım.. hemde ne kırmak.. 

ameliyat, alçı, iğneler serumlar, derken onbir gün sonra hastaneden çıktım.. istemesem de.. çünkü hastanenin konforunu evde bulamam diye korktum.. neyse ki ufak tefek detaylar hariç herşey durumuma uygun hale getirildi..

alçı çıkar, dikişler alınır dinlenme derken fizik tedaviye olay bağlanır diye beklerken nöropatik ağrı ile karşı karşıya kaldım.. hala daha birlikteyiz.. 

fizik tedavi doktoru ile istişare edildi ve yeşil reçeteli bir ilaç eklendi başucundaki ilaçlara.. 

etki süresi on gün olur dendi ama nafile.. yeniden kontrole gittim ve ilaç dozu yükseltildi.. 

malesef hala sancı çekiyorum.. nasıl birşey bilemedim.. biçare muhtaç ve üzgün yatmaya devam ediyorum.. 

yarın yeni birşeyler çekilecek bakalım ne görünecek bu çekimlerde.. ağrıyı sancıyı geçirecek bir veri elde eder miyiz belirsiz..

bir odada ve yatarak ayak yastık üstünde haftalar geçirmek hiç de kolay değil.. miş.. 

geççek ama ne zaman, nasıl?

beterinde beteri vardır buna şükür diyoruz ama gel gör ki bunu hiç de kolay diyemiyoruz.. 


tüm hastalara şifa dileklerimle..

10 Aralık 2024 Salı

köy günlüğü 39 🙃

 

köyde otuz dokuzuncu sabah.. sonbahardan kalma günler yaşanıyor... 

tarlalar belleniyor, patatesler dikiliyor.. 

geceler soğuk sabahlar serin, gün ortası ise ılıman hatta sobayı yakmadığım bir iki saat de oluyor.. 

sabaha karşı uyanmıştım.. gün doğumunu izledim.. köy arabaları işe gidenleri erkenden aldı gitti..

komşuların bacaları tütüyor.. güzel bir sabah.. daha güzel de olacak.. 🙏


#başlığa atıf: önceki otuz sekiz günü özetlemek için geleceğim.

29 Ekim 2024 Salı

Türkiye Cumhuriyetimiz 101 yaşında;

en güzel bayram bu bayram, herkese kutlu olsun.. 

101 yıl söylerken kolay ama başlangıcında ve günümüze kadar yaşadıklarımız dile kolay.. 

hala mücadele ve azimle cumhuriyetimize sahip çıkmaya çalışan yüreklere selam olsun.. 

başta ulu önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve tüm silah arkadaşlarının ruhları şad olsun.. 
 
bayramımız kutlu olsun.. 

5 Kasım 2023 Pazar

unutulmayanlar: seni hiç unutmadık Karaoğlan!




Bülent Ecevit
28 Mayıs 1925 tarihinde İstanbul'da doğdu. Mustafa ismi dedesi Huzur-u Hümayun hocalarından Mustafa Şükrü Efendi'den kaynaklanmaktadır. "Ecevit Seceresi (Devlet Arşivi - No 1265)" belgesine göre İnebolu'da doğdu. Babası Kastamonu doğumlu Ahmet Fahri Ecevit Ankara Hukuk Fakültesi'nde adli tıp profesörüydü.

9 Eylül 2023 Cumartesi

ah.. fitnat'ım ah..

 

1872 yılından bize uzanan satırlarda okudum bu aşk öyküsünü.. fonda dönemin yaşam tarzı, manzara istanbul.. 

talat ve fitnat bize aşkı anlatıyor.. ve aynı zamanda önyargının, gördüğünün ardındaki manayı çözememenin sonuçlarını.. 

karşındakinin doğru söylediğini nasıl anlarsınız? yada doğru söylemediğini.. 

hem inanmama hem de kendince yorumlama.. sonuca götüren tüm bunları daha fazla açıkça yazmıyorum, henüz okumayanların hevesi kaçmasın diye.. 

okumaya vakti olmayanlar için hatırlatmak da yarar var; TRT Dinle 'de sesli kitap olarak var dinleyebilirsiniz.. 


sevgili nesli ile birlikte okuduk dinledik.. 

31 Ağustos 2023 Perşembe

taşıma çantaları..

 

taşıma amacı ile tasarlanan çantalar.. (yani çanta zaten bir şey taşımak için değil midir?) 

geniş iç hacim, uzun taşıma sapları.. günlük kullanım için olanların iç cepleri olmaz ve fermuarsız olur, genelde.. bunlara alışveriş çantaları deriz.. 

fermuar ve iç cep olunca davet çantalarına kadar varıyoruz.. 

yani sonuçta çanta.. 

taşımaya yarayan nesne.. 

yani herkesin evinde zaten en az bir tane mevcut olan bu nesne'nin üzerine adını yazınca başka bir şey oluyormuş onu bu sene öğrendim..  öğrenmenin yaşı yoktur derler.. 

tote = taşımak 

tote bag = kadın çantası 

tote bags = bez çantalar

the tote bags = bez çantalar 

şimdi bekliyorum; ayakkabıların üzerine de ayakkabı olduklarını yazsalar da yanlışlıkla şapka olarak kafamıza geçirmesek...

biliyorum bunlar hep kapitalist sistemin sonuçları.. ve bende sevmediğim halde sisteme ister istemez dahil oluyorum bilerek bilmeyerek.. ama bu çok fazla geldi bana.. ünlüsünden ünsüzüne, yaşlısından gencine bu kadar çok akıma kapılmak nedir bilemedim.. mantık nerde.. zevk nerde.. tarz nerde.. 

moda demeyin.. moda'nın sözlük anlamı geçici yeniliktir.. 

bu kadar kısa geçilemeyecek bir konu olsa da zaman zaman yeniden dönüş yaparız.. artık şimdi yazmaya başlıyorum demeden yazmaya başladım ve bir daha da demeyeceğim.. 

aklıma geldikçe buradayım, 

aklınıza geldikçe buradayım.. 


sevgiler ♥


(fotoğrafta ki çantayı  ben dikmiştim uzun yıllarda kullandım, fermuarsız ve içi bol cepli. yenisini dikerken ölçü olsun diye atmadım. )