24 Ekim 2014 Cuma

bazen eskise de atılmayan eşyalar vardır: yenilenir;

yıllar önce etek astarımı unutup rabia'ya kalmaya gitmiştim.. etek beyaz bende onu giyeceğim diye diretince rabia bana kendi astarını vermişti.. namı diğer jüpon :) namı diğer iç etek :) kimbilir nerelerde ne isim ile anılıyordur? rabia öğrencilik yıllarında makinesi yokken elinde dikerek bir astar yapmış.. çok marifetlidir kendisi.. neyse bizim astarı; ben kendiminkine kavuşsam da rabia o zaten eski at artık onu demiş se de sakladım.. geçenlerde kumaş yığınlarının içinden bana görününce elime aldım; el dikişlerini makine dikişi ile yeniden yaptım.. lastiğini atıp yeniden lastik geçirdim.. ete ucuna da dantel diktim.. pratik işlerimden biri buda o yüzden yırtmaç kenarına danteli dikme şeklim bir hayli hareketli oldu :) hiç kesmeden sağa sola kıvırıp üçgen bir kapanışla işi bitirdim.. dantel elastik olduğu için ince bir zigzag dikiş kullandım esneklik versin diye.. böylece o güzel günleri yadederek yeniden kullanacağım bir iç eteğim oldu.. 

23 Ekim 2014 Perşembe

yaz saati uygulaması sona eriyor;

Gün ışığından daha fazla yararlanmak amacıyla 31 Mart Pazartesi günü 03.00'ten itibaren 1 saat ileri alınan saatler 
25 Ekim'i 26 Ekim'e bağlayan cumartesi gecesi saat 04.00'ten itibaren 1 saat geri alınacak. İstanbul Valiliğinden 
yapılan açıklamaya göre; Saatlerin geri alınması nedeniyle kamu kurumlarında mesai saatleri 08.00-12.00 ile 12.30-16.30 arasında değişecek.
 
Türkiye'de 1925'te çıkarılan Günün Yirmi Dört Saate Taksimine Dair Kanuna dayalı olarak uygulanan yaz saati uygulaması 26 Ekim Pazar günü sona erecek. Ancak özel sektör ve okullarda akşam yine işten çıkışlar karanlıkta olacak. Bu nedenle her değişim zamanı bu faydalım değilmi diye hep bir tartışma belirir ama saatlere alışınca herkes bu tartışmaları unutur :)

22 Ekim 2014 Çarşamba

yine bir kore dizisi: ağustos'da kar;

yine bir kore filmi.. yine romantizm.. bu sefer biraz dram katılmış.. ilginç tesadüfler türk filmi tadında ama olayların kurgusu çok hoş.. beğeni ile izlediğim bir dizi oldu bölüm sayısı 20 fazla sıkmadan bitiveriyor.. 


oyuncuları ilk kez izledim ama performansları güzel ve yakışıklı: esas oğlan ve esas kızın erkek kardeşi arasında karar veremedim valla hangisine baksam öbürüne haksızlık gibi geldi :)

izlemek için tık tık 

21 Ekim 2014 Salı

geri dönüşüm: penye etek;

kolay elbiselerin üst kısımlarında kullandığım bluzların etek boylarından çıkan parçalar etek oldular bizim eda'ya :)

birincisi kendi elbisesinin robadan aşağı olan kısmı, üst kısmını kıvırıp lastik geçirdim oldu bitti..

bizim elbiselerin bluzlarının alt kısımlarından kalanları da birbirine ekledim.. dar olanı bele getirdim model yaptım :) birleştirme dikişini varolan dikişlerin arasından zigzag ile geçerek yaptım.. belini kıvırıp lastik taktım bu da oldu bitti..

20 Ekim 2014 Pazartesi

kızçe eteği: kloş & lastikli;

kolay elbiselerden kumaş kaldı demiştim :) kloş eteklerden artanlar özellikle çok işime yaradı.. konik ölçüde çıkan parçaları birleştirip kloş etek diktim.. bütün parçaları eşit boyda kesince tam daire kloş elde ettim.. belinde biraz bolluk vardı onuda lastik kamufle etti.. üst komşumuzun kızı yürümeye başladığında eteklerini savura savura etrafımızda dönebilir umarım :) 

kalanları atmayalım işe yarar, tezi bu seferde işe yaradı ama unutmayın her zaman bu teori işe yaramaz.. bazende çöpleri biriktiriyor olduğumuzun farkına varmayız.. 

14 Ekim 2014 Salı

bitirilen bir kore dizisinin ardından;

Wonderfull Days / Güzel Günler; Dong-Suk (Lee Seo-Jin) çok iyi yetişmiş, fakir bir ailenin çocuğudur. Başarılı bir savcı olup 14 yıl sonra ilk kez memleketine geri döner. Orada ilk aşkı Hae-Won (Kim Hee-Seon)'la karşılaşırlar ve tekrar birbirlerine aşık olurlar.

10 Ekim 2014 Cuma

kolay elbise: kızçe modeli;

biz büyüklerin kolay elbiseleri bitince yeğen eda içinde bir tane yapayım dedim.. ancak düz lacivert bir bluz bulamadım mecburen robadan büzgüsü ve danteli olan bir bluz aldım sırf lacivert diye.. ancak bu öyle iyi oldu ki cuk oturdu :) roba ile bedeni ayırıp robadaki dantelini söktüm.. sonra malum kuşlu penye kumaşımızdan büzgülü bir etek hazırlayıp robaya monte ettim.. sonra da söktüğüm danteli yine aynı yerine diktim.. benim gözümde muhteşem oldu.. keşke bizim elbiselere de uygun bir dantel bulup dikebilsem diye düşünüp durdum.. böylece bu kumaştan dördüncü elbiseyi de tamamlamış oldum.. peki kumaş bitti mi? bitmedi :) 

9 Ekim 2014 Perşembe

çakma iskoç eteği;

kalan kumaşları atmama atamama artık bir klasik değil mi :) tunik'ten arta kalandan da yeğenime iskoç eteği çakması yaptım.. önde dört pile çıktı, arkası düz ve lastikli.. ölçüler tamamen kumaşın yönlendirmesi ve göz kararı olduğundan şöyle kesin böyle kesin diyemiyorum.. her zamanki ben işte.. kafadan rafadan yaptım bir şeyler :) yayını yaparken de aklıma geldi niye yan kısmına kilitli iğne takmadım :((  iskoç eteği kilitli iğnesiz olur mu hiç... 
eteğin sahibi yeğen eda; inadı tuttu giyip bir poz vermeye ikna edilemedi..

8 Ekim 2014 Çarşamba

ekose'nin tunik hali;

daha zaman var, daha var, daha çook var derken bir anda teslim tarihi yaklaşan işler beni çok sıkar aslında.. hani bugünün işini yarına bırakma atasözünün geçersiz olduğu durumlar bunlar.. erkenden listeye girer ama bitiş zamanları en son olurlar..  nedense aniden haftaya, yarın bitmesi gerekenler diye göze gelirler :) arkadaşlardan birine verdiğim söz'üde işte bu şekilde bir tabloda yerine getirebildim.. gece ölçtüm biçtim, ofise getirip öğle arasında teğelleyip bedeni provaya hazırladım.. prova başarılı geçince aynen eve geri getirip dikişine başladım.. yaka, kol, düğme derken ekose tunik kendini isimsiz mankenin üzerinde buldu yine.. iliklerini benim makinemde tutturamadım dışarıda yaptırdım iki paraya, o yüzden fotolarda ilik detayı yok.. sahibinin üzerinde fotolayamadım da aceleden.. kumaş çift taraflı dokuma ve pamuklu..

bir daha uzun vadeli sözler verirken farklı bir tavır takınacağım :) 

29 Eylül 2014 Pazartesi

yaz okuma şenliği bitti;

raporumu verdim 46 pion ile son dörtten listeye girmeyi başardım :) bu etkinlikte listemi yapmadım.. aklımda olan ile başladım oda son haftaya kadar elimde süründü durdu.. son hafta  pinuccia şu gün raporları verin dediğinde ve dinlenme süreme de denk gelince aklımda olan kitaplardan dördünü bitirebildim.. ikinci okuduğum kitap ile başlayayım; yıllar yılı izlenmekten bıkılmamış, aşk ve emeğin buluştuğu, beyazperdenin eskimeyen filmlerinden "selvi boylum al yazmalım".. uzun zaman selvi boyluyu erkek al yazmalımı kadın karakter olarak sanırdım, yıllar sonra yanıldığımı anladım :)