21 Ekim 2014 Salı

geri dönüşüm: penye etek;

kolay elbiselerin üst kısımlarında kullandığım bluzların etek boylarından çıkan parçalar etek oldular bizim eda'ya :)

birincisi kendi elbisesinin robadan aşağı olan kısmı, üst kısmını kıvırıp lastik geçirdim oldu bitti..

bizim elbiselerin bluzlarının alt kısımlarından kalanları da birbirine ekledim.. dar olanı bele getirdim model yaptım :) birleştirme dikişini varolan dikişlerin arasından zigzag ile geçerek yaptım.. belini kıvırıp lastik taktım bu da oldu bitti..

20 Ekim 2014 Pazartesi

kızçe eteği: kloş & lastikli;

kolay elbiselerden kumaş kaldı demiştim :) kloş eteklerden artanlar özellikle çok işime yaradı.. konik ölçüde çıkan parçaları birleştirip kloş etek diktim.. bütün parçaları eşit boyda kesince tam daire kloş elde ettim.. belinde biraz bolluk vardı onuda lastik kamufle etti.. üst komşumuzun kızı yürümeye başladığında eteklerini savura savura etrafımızda dönebilir umarım :) 

kalanları atmayalım işe yarar, tezi bu seferde işe yaradı ama unutmayın her zaman bu teori işe yaramaz.. bazende çöpleri biriktiriyor olduğumuzun farkına varmayız.. 

14 Ekim 2014 Salı

bitirilen bir kore dizisinin ardından;

Wonderfull Days / Güzel Günler; Dong-Suk (Lee Seo-Jin) çok iyi yetişmiş, fakir bir ailenin çocuğudur. Başarılı bir savcı olup 14 yıl sonra ilk kez memleketine geri döner. Orada ilk aşkı Hae-Won (Kim Hee-Seon)'la karşılaşırlar ve tekrar birbirlerine aşık olurlar.

10 Ekim 2014 Cuma

kolay elbise: kızçe modeli;

biz büyüklerin kolay elbiseleri bitince yeğen eda içinde bir tane yapayım dedim.. ancak düz lacivert bir bluz bulamadım mecburen robadan büzgüsü ve danteli olan bir bluz aldım sırf lacivert diye.. ancak bu öyle iyi oldu ki cuk oturdu :) roba ile bedeni ayırıp robadaki dantelini söktüm.. sonra malum kuşlu penye kumaşımızdan büzgülü bir etek hazırlayıp robaya monte ettim.. sonra da söktüğüm danteli yine aynı yerine diktim.. benim gözümde muhteşem oldu.. keşke bizim elbiselere de uygun bir dantel bulup dikebilsem diye düşünüp durdum.. böylece bu kumaştan dördüncü elbiseyi de tamamlamış oldum.. peki kumaş bitti mi? bitmedi :) 

9 Ekim 2014 Perşembe

çakma iskoç eteği;

kalan kumaşları atmama atamama artık bir klasik değil mi :) tunik'ten arta kalandan da yeğenime iskoç eteği çakması yaptım.. önde dört pile çıktı, arkası düz ve lastikli.. ölçüler tamamen kumaşın yönlendirmesi ve göz kararı olduğundan şöyle kesin böyle kesin diyemiyorum.. her zamanki ben işte.. kafadan rafadan yaptım bir şeyler :) yayını yaparken de aklıma geldi niye yan kısmına kilitli iğne takmadım :((  iskoç eteği kilitli iğnesiz olur mu hiç... 
eteğin sahibi yeğen eda; inadı tuttu giyip bir poz vermeye ikna edilemedi..

8 Ekim 2014 Çarşamba

ekose'nin tunik hali;

daha zaman var, daha var, daha çook var derken bir anda teslim tarihi yaklaşan işler beni çok sıkar aslında.. hani bugünün işini yarına bırakma atasözünün geçersiz olduğu durumlar bunlar.. erkenden listeye girer ama bitiş zamanları en son olurlar..  nedense aniden haftaya, yarın bitmesi gerekenler diye göze gelirler :) arkadaşlardan birine verdiğim söz'üde işte bu şekilde bir tabloda yerine getirebildim.. gece ölçtüm biçtim, ofise getirip öğle arasında teğelleyip bedeni provaya hazırladım.. prova başarılı geçince aynen eve geri getirip dikişine başladım.. yaka, kol, düğme derken ekose tunik kendini isimsiz mankenin üzerinde buldu yine.. iliklerini benim makinemde tutturamadım dışarıda yaptırdım iki paraya, o yüzden fotolarda ilik detayı yok.. sahibinin üzerinde fotolayamadım da aceleden.. kumaş çift taraflı dokuma ve pamuklu..

bir daha uzun vadeli sözler verirken farklı bir tavır takınacağım :) 

29 Eylül 2014 Pazartesi

yaz okuma şenliği bitti;

raporumu verdim 46 pion ile son dörtten listeye girmeyi başardım :) bu etkinlikte listemi yapmadım.. aklımda olan ile başladım oda son haftaya kadar elimde süründü durdu.. son hafta  pinuccia şu gün raporları verin dediğinde ve dinlenme süreme de denk gelince aklımda olan kitaplardan dördünü bitirebildim.. ikinci okuduğum kitap ile başlayayım; yıllar yılı izlenmekten bıkılmamış, aşk ve emeğin buluştuğu, beyazperdenin eskimeyen filmlerinden "selvi boylum al yazmalım".. uzun zaman selvi boyluyu erkek al yazmalımı kadın karakter olarak sanırdım, yıllar sonra yanıldığımı anladım :)

25 Eylül 2014 Perşembe

pano: söz uçar yazı kalır;


yıl 2010, staj başlatma kursuna gittiğimiz sıralar, arkadaşım koray'ın annesine bulgur pilavı resitaline gitmiştik.. hem bulgurun keyfine varıyordum hemde gözüm mutfak duvarındaki yazıdaydı.. arkadaşımın annesi için önemli olan yazı, çok da manalı idi.. bilgisayar çıktısı poşet dosya ile duvara tutturulmuş bu yazı gözümde başka bir şekil alıverdi birden bire.. sözler zaten beni derinden etkilemiş kendimden çok şey bulmuştum o kısa dört satırda.. hele bir de hayalimde başka bir şekle büründüğünde çok daha güzel olacak diye düşündüm.. zaman.. derim hep bir işi yapmak için en gerekli olan birinci malzeme; zaman.. yazıyı yanımdaki defterime not ettim o gün, yakın bir zamanda da malzemeleri temin ettim ancak işlemesini yapmak iki yıl sonra kısmet oldu.. bir yıldan fazlada çerçeve için bekledi ve geçen hafta nihayet bu şekle geldi  :) şimdi sahibine gitmek için gün sayıyor.. sanki zaman bizi idare ediyor..

16 Eylül 2014 Salı

tarif: çaylı tencere keki;

denenecek tariflerden biriydi bu ne zaman listeye aldım bir bakim du; oooo aralık 2011 de kayıt etmişim ancak sıra gelmiş :) tarif kolay basit hızlı.. en güzel yanlarından biri miksere ihtiyaç duyulmadan çırpılması ve cam kapaklı bir tencerede pişirirseniz de açıp bakma derdinin olmaması.. anlatımda da vurgulandığı gibi pişme süresi hayli kısa o yüzden kısık ateş tercih edebilirsiniz.. tarifi urfatutkunu'ndan aldım, sevgili urfam sırada ramen tarifin var az kaldı, onu da yakında deneyeceğim mutlaka :)

15 Eylül 2014 Pazartesi

kolay elbise: kloş & asimetrik;

kolay elbiselerin üç ve dördüncüsü de bitti.. model olarak kendimi kullandım tabiki sahiplerinin üzerlerinde daha güzel duracaklardır eminim.. birincisinin sahibi ipekciğim benden uzun; parmaklarımın üzerinde duracağım diye öyle zorlandım ki..  ikicinin sahibi dugi, onun da benim gibi göbüşü yok nefesimi tuta tuta foto çekmeye çalıştım.. ay ne işkence çekmişim ben yahu :))))