29 Eylül 2014 Pazartesi

yaz okuma şenliği bitti;

raporumu verdim 46 pion ile son dörtten listeye girmeyi başardım :) bu etkinlikte listemi yapmadım.. aklımda olan ile başladım oda son haftaya kadar elimde süründü durdu.. son hafta  pinuccia şu gün raporları verin dediğinde ve dinlenme süreme de denk gelince aklımda olan kitaplardan dördünü bitirebildim.. ikinci okuduğum kitap ile başlayayım; yıllar yılı izlenmekten bıkılmamış, aşk ve emeğin buluştuğu, beyazperdenin eskimeyen filmlerinden "selvi boylum al yazmalım".. uzun zaman selvi boyluyu erkek al yazmalımı kadın karakter olarak sanırdım, yıllar sonra yanıldığımı anladım :)

25 Eylül 2014 Perşembe

pano: söz uçar yazı kalır;


yıl 2010, staj başlatma kursuna gittiğimiz sıralar, arkadaşım koray'ın annesine bulgur pilavı resitaline gitmiştik.. hem bulgurun keyfine varıyordum hemde gözüm mutfak duvarındaki yazıdaydı.. arkadaşımın annesi için önemli olan yazı, çok da manalı idi.. bilgisayar çıktısı poşet dosya ile duvara tutturulmuş bu yazı gözümde başka bir şekil alıverdi birden bire.. sözler zaten beni derinden etkilemiş kendimden çok şey bulmuştum o kısa dört satırda.. hele bir de hayalimde başka bir şekle büründüğünde çok daha güzel olacak diye düşündüm.. zaman.. derim hep bir işi yapmak için en gerekli olan birinci malzeme; zaman.. yazıyı yanımdaki defterime not ettim o gün, yakın bir zamanda da malzemeleri temin ettim ancak işlemesini yapmak iki yıl sonra kısmet oldu.. bir yıldan fazlada çerçeve için bekledi ve geçen hafta nihayet bu şekle geldi  :) şimdi sahibine gitmek için gün sayıyor.. sanki zaman bizi idare ediyor..

16 Eylül 2014 Salı

tarif: çaylı tencere keki;

denenecek tariflerden biriydi bu ne zaman listeye aldım bir bakim du; oooo aralık 2011 de kayıt etmişim ancak sıra gelmiş :) tarif kolay basit hızlı.. en güzel yanlarından biri miksere ihtiyaç duyulmadan çırpılması ve cam kapaklı bir tencerede pişirirseniz de açıp bakma derdinin olmaması.. anlatımda da vurgulandığı gibi pişme süresi hayli kısa o yüzden kısık ateş tercih edebilirsiniz.. tarifi urfatutkunu'ndan aldım, sevgili urfam sırada ramen tarifin var az kaldı, onu da yakında deneyeceğim mutlaka :)

15 Eylül 2014 Pazartesi

kolay elbise: kloş & asimetrik;

kolay elbiselerin üç ve dördüncüsü de bitti.. model olarak kendimi kullandım tabiki sahiplerinin üzerlerinde daha güzel duracaklardır eminim.. birincisinin sahibi ipekciğim benden uzun; parmaklarımın üzerinde duracağım diye öyle zorlandım ki..  ikicinin sahibi dugi, onun da benim gibi göbüşü yok nefesimi tuta tuta foto çekmeye çalıştım.. ay ne işkence çekmişim ben yahu :))))

11 Eylül 2014 Perşembe

yine kolay elbise: bu sefer ikiz oldular;

en sevdiğimdir pratik biten işler biliyorsunuz.. bu da en kolaya kaçan işlerden :) daha önce de yapmıştım.. önce üstte olmasını istediğiniz penye bluzu seçiyorsunuz, illa hazır almanıza gerek yok etek ucu lekelenmiş yırtılmış yada artık kısa olarak giyemeyeceğiniz bir penye de olabilir.. seçiminize uygun alt etek için gerekli kumaşı da temin ettiniz mi işin yarısı bitmiş demektir.. bundan sonra sıra bel çizgisinin nerede olacağına karar vermekte.. bu kararı etkileyen bir neden elinizde bluzun boyu, ikincisi alt etek modeliniz ve tabi ki fiziksel yapınız.. ben uzun yerlere kadar bir elbise istediğim için belini büzgülü yapıp kumaşın enini tam olarak kullandım.. sultan uzun pek sevmez o yüzden ona diz altında bir boy ayarladım ve hem ön hem arka belde iki yanda pilikaşe yaptım.. sultanın üst bluzu mesela hiç kesmedim çünkü o kısa giyilen bluzlardan alıp geldi.. 

9 Eylül 2014 Salı

yenileme : sallanan salıncağa yeni örtü;

farklı zamanlarda ve aralıklı olarak diktiğim için, dikiş aşamalarının ve eski örtüsünün fotoğrafları yok ne yazık ki..  eski örtü fermuarsız olduğundan kılıfı keserek süngerleri  çıkardım içinde.. üst örtüyü de kalıp olarak kullanmak için parça parça ettim :) kumaştan yapılma kalıplarla biçki işini çok rahat yapabildim böylece; çok fazla ölçmeye gerek kalmadı.. eskisi tek renk ancak yine kırmızı idi, bu sefer kumaşın yetmemesi de bahanesi ile kırmızı kareli kumaş ile kombin yaptım.. kenar kısımlarını da kırmızı beyaz puantiyeli biye ile temizledim.. alt oturak tahmin ettiğiniz gibi artık fermuarlı böylece çıkarılıp yıkanabilecek.. yaz başladığında bu işe giriştim aslında ama hep bir sebep oldu bitmemesi için bu bağlamda sabırla bekleyen patronuma sabrı için teşekkür ederim :)) 

9 Eylül; İzmir'im doğum günün kutlu olsun !!!

İzmir'in Kurtuluşu, Kurtuluş Savaşı'nın sonlarında Türk ordusunun, Yunan işgali altındaki İzmir'e girmesini belirten tarih terimidir. Türk ordusu tarafından 26 Ağustos 1922'de başlatılan Büyük Taarruz sonucunda Yunan ordusu dağıtıldı ve 2 Eylül'de Uşak'a girildi. Dumlupınar Meydan Muharebesi'nde kendisinin de haberdar olmadan Yunanistan Küçük Asya Ordusu'nun başkomutanlığına getirilmiş General Nikolaos Trikupis tutsak edildi. Türk birlikleri, İzmir'e doğru hızla ilerledi. Yunan birlikleri ve Rum siviller Anadolu'dan çekildiler. 

27 Ağustos 2014 Çarşamba

bir yıldız kaydı bir annenin dünyasından;

ah sevgili derya... 

ne denir bilmem çünkü bugünlerde denileri hiç sevmem.. 

yani bilmediğimden değil de hissettiklerimden dilime ket vurmam.. 

ahhh kavanoz dipli dünya.. 

aahhh....


20 Ağustos 2014 Çarşamba

iki dilim ekmek, karpuz ve hafiflik hakkında;

bu iki dilim ekmek de neyin nesi? nerden çıktı bunlar? bak birinin üzerinde fıstık ezmesi ve bal diğerinde de fındık ezmesi bal var.. alla alla kızım sen diyette değilmiydin? ne yaptığını sanıyorsun?.... 
sus artık içses sus!! dün akşam yedi günlük diyetimi başarı ile tamamladım.. harfi harfine her aşamasına ve kurallarına uydum daha ne olsun.. bir sürü hayalimde harikalar vardı yemek istediğim ama bu iki dilimle idare et işte sus bakayım! 

evet içsesimle bugünkü tartışmamızın sebebi yedi gündür uyguladığım karpuz diyeti.. öyle alışmışım ki diyete inanın bu ekmekleri yedikten sonra pişman oldum sanki.. 
hedef beş kiloydu ama ben dört kilo verdim çünkü göbek bölgesi yağım fazla, ancak bu kadar oldu şimdi yürüyüşlere başlayacağım ama inanın epey hafiflemiş hissediyorum kendimi bu kadarcık eksilme bile iyi geldi.. daha hızlı yürüyorum sanki, daha seri hareket edebiliyorum.. bünyenize uygunluğuna bakın ve sizde deneyim derim; karpuz mevsimi geçmeden..

14 Ağustos 2014 Perşembe

unutulmayanlar: Bergen ;

Bergen gerçek adıyla Belgin Sarılmışer (15 Temmuz 1959; Mersin - 14 Ağustos 1989; Adana), Türk arabesk-fantezi şarkıcısı. 31 Ekim 1982'de kocası tarafından yüzüne atılan kezzap sonucu iki gözünü de kaybetti, daha sonra sol gözü görme yetisi kazandı ve sağ gözünün hasarı yüzünden saçlarını sağ gözünün üzerine atmasıyla, bazense güneş gözlüğüyle olan imajıyla akıllarda kaldı. 1986'da yayınladığı üçüncü stüdyo albümü "Acıların Kadını"nı albümü ve kendi hayat hikayesini anlatan albümle aynı adlı filmde oynamasının ardından "Acıların Kadını" olarak anılmaya başladı. Sanat yaşamı boyunca Sen Affetsen Ben Affetmem, Kader Diyemezsin, Benim İçin Üzülme, Elimde Duran Fotoğrafın, Neden Dönmesin? gibi pek çok şarkı bıraktı.

14 Ağustos 1989'u 15 Ağustos'a bağlayan gece, Pozantı, Adana'da boşandığı eşi tarafından kurşunlanarak öldürülen; 30 yıllık kısa yaşamına 6 Longplay, 11 kaset, 129 şarkı ve 1 video filmi sığdıran Bergen memleketi Mersin'e defnedildi. Toroslar, Mersin'deki asri anıt mezarlık ziyarete açıktır.

Daha sonra pek çok arabesk ve nostalji konseptli albümlerde şarkıları yer alan Bergen, Emrah, Funda Arar, Muazzez Ersoy ve Işın Karaca gibi pek çok sanatçı tarafından cover'landı.


▶ Bergen - Acıların Kadını (Canlı sahne performansı ve Röportaj, 1986) - Dailymotion video



uzun uzun okumak isterseniz buyrun buraya