11 Temmuz 2010 Pazar

uzak ışıklar ve yeni cicişlerim;

dünkü kısa kadıköy turumuzda; yaa girmeyelim çok kalablık dediğim mağazaya önce bir ayağımı sonra ikinci ayağımı atıp sonrasında kendimi kaybettiğimde aldığım cicişlerim; mağazanın adı uzak ışıklar ve kendini kaybeden insanlarla dolup taşıyor tüm gün.. iki katlı ve küçük ama kimse aldırmıyor bu duruma; sepetini alan doldurup çıkıyor :) bizde öyle yaptık; en az alışveriş yapanlardandık oysa :) eve gelip hepsini tek tek ikinci kez denedim ve bu kez sabredip foto çekme işini gündüze bıraktım vede çok iyi etmişim; gün ışığından faydalandım ve çook güzel fotolar çektim.. yani ben çok beğendim en azından.. makinemin ayarlarını da kuzenim lermizade yapmıştı son gelişinde; saolsun.. dünden biraz da bulut fotosu aldım gökyüzünden; yağmur sonrası gökyüzüne bayılıyorum; burada... savarowski taşlı halhala bayıldım; bilekdede şık durdu; hatta dirsek üzerinede takılabilir ama ben halhalı çok severim.. epeydir de yoktu bir halhalım nedense :) en sevdiğim kırılmıştı.. sanırım şimdi hep takarım bunu :) ve sihirli toka; önceki gün internette gördüm ama fiyatını biraz yüksek bulup almaktan vageçtiğim sihirli toka :) 2,5 TL ye benim oldu dün : saç örgümü bozmak istemediğim için üzerinden denedim; mükemmel bir toka..

bulutlar;

9 Temmuz 2010 Cuma

nail'den kalanlar; ve kandil helvam;

işte bu dün bahsetmiştim; son attığı oklar üzerinde dart tahtası;
yandaki kolide boyuna uygun olsun diye yükselti olarak kullandıydık;kola şişesi; kolası bittikten sonra suyunuda bununla içti bütün gün.. birini kaybedince ikincisini aldığı ve
otogarda kardeşinin ağlaması yüzünden el koyduğum lastik toplar;
ikincisini ofise dönünce buldum;ve dün gece çok canım çekince yaptığım un helvası;
piştikten sonra kaşıkta kalanı yemeyi çok severim;
ve de öylede yaptım;
tadı güzel oldu; kıvamı çok güzel oldu. tam sevdiğim gibi ne sulu ne katı;
isteyene ikram edilir :))