31 Ekim 2013 Perşembe

kışlık kızçe elbisesi;

köydeki yeğeni için etek arayan burcu'ya: "yarım metre kumaş al gel biz etek dikeriz" dedim di.. kendisi o gün aldı geldi kumaşı bize ve ben dikene kadar da bizde oturdu, gitmedi.. zira genelde evde yapması gereken işleri, pişirmesi gereken yemekleri, ütülenecek çamaşırları, silinecek camları vardır onun :) o gün şükür ki olmadı böyle şeyleri.. ben dikişi bitirene kadarda acele etmedi gitmek için.. süper de oldu hani.. hem makineye gidip gelip, elde yapılacaklar içinde mutfağa yanlarına gitmek bana da iyi geldi.. yanındaki de fıstığım'dı.. ve iyiki gelmişlerdi.. evde kafa dengi birilerinin olması hoş.. zira dikiş dikerken başımda dikilen dikiş bilmeyenler beni çok rahatsız eder :) okuldan alışkanlıklardan biri işte ne yaparsın.. ama bilen yada hevesli olan ile birlikte dikiş dikmek gibisi de çooook ayrı bir zevktir bilesiniz! mümkün olursa bu hafta sonu böyle bir faaliyet günü yaşayacağımı ümit ediyorum..

30 Ekim 2013 Çarşamba

Ata'larımıza minnet ile Cumhuriyet bayramımızı 90.kez kutladık;

yeşil Bursa'mda büyük bir çaba ile yapılan harika bir canlı Atatürk portresi.. boğazda nefis bir ışık şöleni.. caddelerde ve meydanlarda yürüyen binler ile okunan marşlarımız, dalgalanan bayrağımız.. 

bir bayramı daha böyle coşku ve neşe içinde ve umut içinde geçirdik; kutlu olsun... 

vatanım, milletim, ailem ve devletim; mutlu olsun.. 

23 Ekim 2013 Çarşamba

bir bayramın ardından;

kurban bayramı köyde güzel olur.. bu bizim çevrelerin kullandığı bir cümledir hep.. ama gerçekten de öyle.. büyükşehirde kurbanı nerede keseceğiniz problemi çözülmeye çalışılırken köyde çoktan ilk ızgara ateşlenir bile.. tabi bu sene büyükşehir belediyelerinin elinden geldiğinden fazla bu iş için çaba sarfettiklerini de duydum.. ancak yinede tadı başka köydeki bayramların :) ısrarla aynı cümleyi söylüyorum ama işte bu manzaraya karşı bayramı geçirmek sahiden de başka değilmidir? geçen yıl kurban bayramında almanya'da idim.. yıllar sonra doğduğum ülkeye ilk ziyaretimdi ve orada olmanın çocukluk anılarını canlandırmanın dışında bir bayram havası içinde geçmediğini anlatmıştım.. bu yıl almanya'dan akrabalar bizimle köyde idi ve onlarda aynı şeyi söylediler: köyde bayramlar başka oluyor :) 

8 Ekim 2013 Salı

tarif: [cafeportakal] Fanta'lı Kek ;

hep tarif alırım ama yapamam ya bir türlü.. öyle bir arşivim var ki.. tarifi görüyor beğeniyor, yazılı olarak alıyorum kaydediyorum, çıktısını alıp evdeki dosyaya kadar götürüp takıyorum.. buraya kadar eğlenceli ve şevk içinde oluyorum :) sonrası nahoş :) yapamıyorum.. ya iş çıkıyor.. ya yaptığımı yiyecek bir kitle olmuyor etrafta.. yada evde durmadığımız bir zamana denk geliyor.. bu durumda tarif arşivde, hevesim kursağımda kalıyor.. ama bu sefer tarifi alır almaz aynı gün yaptım.. çok nadir olan bu olayı da sizinle paylaşayım dedim; eh çekimler asıl kaynaktaki gibi şık olmadığından bende düzenlemeler yaparak yayınlıyorum :) azıcık çizgi film efekti kattım.. azıcık yağlı boya tablo efekti, oldu bitti :) 

7 Ekim 2013 Pazartesi

tarif: tanıtım: Dr.Oetker Tavukgöğsü;

beklemediğimiz bir anda gelen sürpriz bir paketten çıktı bu tatlı.. tabi ki pişirilmemiş hali ile :) sevgili oetker amcam yapmış yine yapacağını ve nefis şekersiz ürünler çıkarmış.. şekerini az, orta, şekerli seçeneklerine göre üzerindeki tablodan seçip istediğiniz ölçüde tatlandırıyorsunuz.. ben daha önce almış bir iki modeli denemiştim.. beğendiğim bir ürünün de hediye gelmesi mutluluk verici.. etkinliklerden gelen hediyeleri de genelde paylaşıp ve dağıttığım için bu şekersiz modelleri de işyeri'me götürüp orada pişirdim.. herkesin bir nasibi vardır değil mi?

3 Ekim 2013 Perşembe

fasulye makarnası ve hafif bir öğle menüsü;


bizim oralara özgü olduğunu düşünsem de bizde biliriz, bizde yaparız diyen vardır mutlaka.. ben yanına patates ilave edip, buharda haşladım fasulyeyi.. normalde suda makarna gibi haşlanır.. hemde fasulyeler hiç kırılmadan bütün olarak.. yani şekle sadık kaldım gördüğünüz gibi :) haşlama sırasında tuzu ilave edilir.. suda haşlandığında yine makarna gibi süzgece alınır, oradan da servis tabağına.. ben tenceredeki süzgecin üzerinden direkt servis tabağına aktardım ikisini birlikte.. ve son olarak üzerine mis gibi tereyağ eritilip gezdirilir.. tereyağ yerine soğuk olarak zeytinyağı da tercih edilebilir..

30 Eylül 2013 Pazartesi

Ezgi Deniz'i beklerken;

kendi uğraşlarımdan kafayı kaldırdım da nihayet  az birşeyler üretip sevgili senem'in bebek hoşgeliyor partisine gidebildim.. hani şu meşhur baby shower dedikleri türden bir parti.. yemişler, pastalar, kekler, hediyeler, süslemeler ve bebeğe hediyeler ile dolu dolu bir gün.. günün bez pasta üretimi bana aitti.. aslolan gerçek pastayı ise anne adayımız senem'in marifeti.. eh insan becerikli olmaya görsün herşeyi kendi yapmak istiyor.. ama bugünlerde de imece en güzel mutluluk veren bir faaliyet..!!! 

27 Eylül 2013 Cuma

bu sefer: en sadesinden bir pike takımı;

çok fazla zahmeti olmaya bu modeli herkese şiddetle tavsiye ediyorum.. birinci tipi hatırlarsınız; rengide sade idi biyeside.. bu seferkinin kardeşimin odası için denizci deseninde seçtim.. yastık kılıfı içinde aynı desenin patikası olunca tam takır pike bakır bir takım çıktı ortaya.. yastık kılıflarında yine kombin iki çeşit kumaş kullandım.. tamam da bunların dikiş aşaması nerde diyen olacaktır eminim.. bir sonraki yayında artık :) o da çok geç olmayacak emin olabilirsiniz en geç pazartesi.. söz ;) 

26 Eylül 2013 Perşembe

etkinlik; EKS Mutfak Akademisinde COOK ile farklı lezzetler;


“Doğada çözünür Streç Film”

Yeni COOK Doğada Çözünür Streç Film, çözünmesi yüzyıllar alan plastik atıkların aksine 2 yıl gibi çok kısa bir sürede doğada tamamen yok olarak çevreye olan zararlı etkisini minimuma indiriyor. COOK Doğada Çözünür Streç Film ile yiyecekleriniz de, dünyanın geleceği de emin ellerde! Günlük hayatımıza giren birçok plastik gibi normal streç filmin doğaya bırakıldığı tarihten itibaren çözünmesi yıllar alabiliyor. Yeni COOK Doğada Çözünür Streç Film, 2 yıl içerisinde doğada tamamen yok olarak çevreye zarar vermiyor. COOK Doğada Çözünür Streç Film, standart streç filmlerin tüm özelliklerine ve hatta daha fazlasına sahip… COOK’u her türlü gıdanın doğrudan teması veya saklanması için güvenle kullanabilirsiniz. COOK Doğada Çözünür Streç Filmi, buzdolabı veya derin dondurucunuz içerisinde saklama amaçlı ve mikrodalga fırın içerisinde ısıtma işlemlerinde kullanmanızda hiçbir sakınca yoktur. 

Türk Dil Bayramı'mız kutlu olsun ;


Birinci Türk Dil Kurultayının toplandığı gün olan 26 Eylül, kurultayda alınan kararla Dil Bayramı olarak kutlanır. Bu kurultay, Atatürk’ün kurduğu Türk Dil Kurumu’nun (o zamanki adıyla Türk Dili Tetkik Cemiyeti) ilk kurultayıdır.

Atatürk, dil konusundaki çalışmalara halkın katılması gerektiğini düşünüyordu. Birinci Tarih Kurultayı çalışmalarının sürdüğü 10 Temmuz 1932 gecesi, Çankaya Köşkünde birlikte olduğu dil ve tarih uzmanlarına, “Dil işlerini düşünecek zaman da gelmiştir. Ne dersiniz?” diye sordu. Bu öneri sevinçle karşılanınca Atatürk düşüncesini şu sözlerle açıkladı:
“Öyle ise Türk Tarihi Tetkik Cemiyeti gibi bir de ona kardeş dil cemiyeti kuralım. Adı Türk Dili Tetkik Cemiyeti olsun.” Hükümete başvuru yapıldı ve 12 Temmuz 1932’de Türk Dil Kurumu kuruldu. Kurumun başkanı Samih Rıfat, genel yazmanı Ruşen Eşref Ünaydın oldu; Yakup Kadri Karaosmanoğlu ile Celal Sahir Erozan da kurucu üyelerdi.

25 Eylül 2013 Çarşamba

unutulmayanlar: Zeki MÜREN; ♥♥♥

Zeki Müren (6 Aralık 1931, Bursa - 24 Eylül 1996, İzmir), Klasik Türk müziği sanatçısı. Aynı zamanda besteci, söz yazarı ve oyuncudur. Sanat Güneşi ve Paşa olarak anılan Müren, Türk sanat müziğinin en büyük isimlerinden kabul edilir. 6 Aralık 1931'de Bursa'nın Hisar semtinde, Ortapazar Caddesi'ndeki 30 numaralı ahşap evde Kaya ve Hayriye Müren çiftinin tek çocuğu olarak dünyaya geldi. Ailesi Üsküp'ten Bursa'ya göç etmişti. Babası kereste tüccarıydı. 
Ufak tefek ve çelimsiz bir çocuktu. 11 yaşında Bursa'da sünnet oldu. İlkokulu Bursa Osmangazi İlkokulunda (sonradan Tophane İlkokulu ve Alkıncı İlkokulu) okudu. Henüz ilkokuldayken yeteneği öğretmenleri tarafından keşfedildi ve müzikli okul müsamerelerinde baş rolleri oynamaya başladı. Hayatındaki ilk rolü, bu müsamerelerden birindeki çoban rolüdür. Ortaokulu yine Bursa'da, Tahtakale'deki 2. Ortaokulda tamamladı. Ortaokulu bitirdikten babasına İstanbul'a gitme arzusunda olduğunu açıkladı ve onun da onayıyla İstanbul'daki Boğaziçi Lisesi'ne yazıldı. Bu okulu birincilikle bitirdi. Olgunluk imtihanlarını pekiyi dereceyle verip İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisine (şimdiki Mimar Sinan Üniversitesi) girdi. Yüksek Süsleme Bölümü Sabih Gözen atölyesinden mezun oldu. Desen çalışmalarını öğrencilik yıllarından başlayarak pekçok kez sergiledi. 

10 Eylül 2013 Salı

unutulmayanlar: Doğu ERKAN;

Doğu Erkan, 2 Nisan 1942'de İstanbul'da doğdu. Özellikle 'Uzaylı Zekiye' adlı dizi ile geniş kitleler tarafından tanındı.Doğu Erkan 1958 yılında sahneye İstanbul Tiyatrosu'nda "Bulunmaz Pansiyon" adlı oyunla çıktı. Azak Tiyatrosu, Münir Özkul Tiyatrosu, Gülriz Sururi - Engin Cezzar Tiyatrosu, Muammer Karaca Tiyatrosu, Hepgüler Tiyatrosu, Yıldırım Önal Tiyatrosu'nda çalışan Doğu Erkan'ın rol aldığı piyesler Zehir Hafiye, Tatlı Kaçıklar, Şaşkın Diktatör, Leyleğin Ömrü, Piç Kurusu, Aman İdare Et ile Eller Aya Biz Yaya'dır...