30 Kasım 2013 Cumartesi

kitap etkinliğinde durumum;


daha bütün listemi çıkaramadım ancak ilk kitabımı bitirdim.. uzun zamandır elimdeydi, tabi ki etkinlik için sıfırdan başlamam gerekiyordu ancak sıfırdan başlamış kadar başındaydım zaten diye ses etmedim... sayfa toplamını çıkarırken takdirince pinuccia düşer artık bir kısmını :)

fuarın bu gününde anadolu'nun birçok şehrinden gelenler vardı.. mütevazi olanlar bir hayli fazla.. gelirken yöresinden bir şey getiremediği için üzgün olanlarda...
posted from Bloggeroid

29 Kasım 2013 Cuma

fuar'dan selamlar;

tarih tekerrür etti ve biz yine fuara geldik... sektörel fuar olmasına rağmen buraya kendimi ait hissetmediğim de olmuyor değil.... hele ki akşamki açılış kokteylinde gördüğüm insan manzaralarına bakacak olursak, bunlar insan ise ben neyim dedim çokça.... pos bıyıklarının altında sürekli bulduğunu öğüten bir ağzın sahibini görünce çok şaşırdım.. parası olan birinin bulduğu her bedavaya konmak istemesi çok şaşırtıcı.. masamıza davetsiz geldiği halde sormadan bütün tabakları önüne çeken bu insanı görünce fakir ama mütevazi oluşumla bir kez daha gurur duydum... bedava diye insan bu kadar aç gözlü olur mu? sanırım burada insan manzaraları diye bir kitap yazacak kadar malzeme toplayabilirim...
posted from Bloggeroid

25 Kasım 2013 Pazartesi

GÜL'lü nişan konsepti;

sevdiğim bir arkadaşımın güzel, tatlı ve heyecanlı bir günü için ciciler yaptım.. övgü almış olması bir yana benim için tabiki her zaman ki gibi yetersizdi zaten de yetmedi :) konsept de gül kullanılınca, benimde süslemeyi gül ve öneri üzerine içine de gül reçeli koydum.. tülün üzerindeki halkaları istediğim gibi bulamadım ama bir çift nişan yüzüğü imajı vermeye çalıştım :) 

20 Kasım 2013 Çarşamba

unutulmayanlar: Nejat UYGUR;

Nejat Uygur (d. 10 Ağustos 1927Kilis – ö. 18 Kasım 2013İstanbul), Türk tiyatro, sinema ve dizi oyuncusu. 


Öğretmen bir annenin ve subay bir babanın üç çocuğundan ortancası olan Uygur, Kilisli sanatçı İsmail Dümbüllü tarafından keşfedilmiş ve meşhur edilmiştir. Eğitimini Anadolu'nun çeşitli bölgelerinde tamamlamıştır. İlkokulu Siirt, Ezine ve İntepe'de okumuş ve bu dönemde tiyatroya müsamerelerle başlamıştır. Sarıyer, Çanakkale ve Manisa'da ortaokulu tamamladıktan sonra Güzel Sanatlar Akademisi'nin Heykel bölümüne girmiş; fakat mezun olamamıştır. 1943 yılında Sarıyer Halkevi'nde başladığı boksla beraber spora karşı ilgisi artmıştır. Atletizm ve su topu dışında iyi de bir at binicisidir. 1950 yılında Necla Uygur ile hayatını birleştirmiştir. Tiyatroya profesyonel anlamda 1949'da "Nejat Uygur Tiyatrosu" ile adım atmıştır. 

14 Kasım 2013 Perşembe

meleğim olurmusun?

Bugünlerde hastanede tedavi gören çocuklarımız, huzur evlerinin hüzünlü odalarındaki yaşlılarımız, engelli arkadaşlarımız size iki kelimeden oluşan bu kısacık soruyu soruyorlar:

MELEĞİM OLUR MUSUN?

Kiminizin dostu, kiminizin arkadaşı, bazılarının sadece tanıdığı yada adına, bloğuna aşina olduğunuz tülin;
yeni bir yılın ayak seslerinin yaklaştığı günlerde sizden gelen bir sevinçle onlarında yüreği, umudu aydınlansın istiyor...

11 Kasım 2013 Pazartesi

1881-193♥ Ata'mız kalbimizde yaşıyor..!

kim demiş ki Ata'mız öldü diye bence yüreklerimizde yeniden doğdu O.. bütün dünyanın hayranı olduğu bir önder olmak böyle birşey olsa gerek.. düşmanın bile hayranlığını kazanmış başka kaç kişi var dünyada.. 

8 Kasım 2013 Cuma

mintaks'la canım mintaks'la :)

hatırladınızmı :) mintaksla canım mintaksla.. ne eğlenceli bir reklamdı.. ve bu sloganın anlamının dışında da çok espri konusu olur ve bazen mecazi anlamda kullanılırdı.. bu yeşil jel olan çıktığında sanki devrim olmuştu :) beyaz olanı pek sevmezdim daha kremsi ve akışmayan yoğun bir yapısı ve bayıltıcı kokusu vardı.. ama bu jel çok hoşuma gitmişti.. sonralardan limonlusu, elleri koruyan modelleri çıkınca pek bir havalı olmuştuk :) ah ah eski anılarım canlandı valla.. hele toz vim ile bu jel mintaksı karıştırıp kendime cif ürettiğimi hatırlıyorum da.. ne günlerdi yahu.. 

6 Kasım 2013 Çarşamba

doğum günün kutlu olsun MEMO;

Mehmet benim en küçüğüm.. annemin doğuma gittiği günü hatırlıyorum.. sonra hastanede Mehmet'i gördüğümüzü de.. mavi kadife bir tulum vardı üzerinde.. bebek odasında ona ayrılan karyolada tek başına yatıyor ellerini ayaklarını kıpraştırıyordu.. sonra eve ve daha yaşına gelmeden türkiye'ye taşındı bizimle :) evde aklıma gelse çocukluk fotolarınıda katar öyle video hazırlardım ama bu seferlik böyle olsun dedim..

nice mutlu yıllar, başarı ve huzur, bereket ve hayr senle olsun..
sevgilerimle... ♥NK

1 Kasım 2013 Cuma

tarif: Hindistancevizli Pasta;

geçen sene ramazanda pişirdim ama kaynağı bulamayınca yayınlamak şimdiye kısmet oldu.. çok şükür diyor sihirli parmaklara teşekkür ediyorum.. 

Malzemeler;
1 adet kakaolu pastaban
1 yumurta
1 su bardağından az sıvıyağ
1 su bardağı toz şeker
1,5 su bardağı hindistan cevizi
1 su bardağı ceviz
1 adet portakal kabuğu rendesi (opsiyonel) 

31 Ekim 2013 Perşembe

kışlık kızçe elbisesi;

köydeki yeğeni için etek arayan burcu'ya: "yarım metre kumaş al gel biz etek dikeriz" dedim di.. kendisi o gün aldı geldi kumaşı bize ve ben dikene kadar da bizde oturdu, gitmedi.. zira genelde evde yapması gereken işleri, pişirmesi gereken yemekleri, ütülenecek çamaşırları, silinecek camları vardır onun :) o gün şükür ki olmadı böyle şeyleri.. ben dikişi bitirene kadarda acele etmedi gitmek için.. süper de oldu hani.. hem makineye gidip gelip, elde yapılacaklar içinde mutfağa yanlarına gitmek bana da iyi geldi.. yanındaki de fıstığım'dı.. ve iyiki gelmişlerdi.. evde kafa dengi birilerinin olması hoş.. zira dikiş dikerken başımda dikilen dikiş bilmeyenler beni çok rahatsız eder :) okuldan alışkanlıklardan biri işte ne yaparsın.. ama bilen yada hevesli olan ile birlikte dikiş dikmek gibisi de çooook ayrı bir zevktir bilesiniz! mümkün olursa bu hafta sonu böyle bir faaliyet günü yaşayacağımı ümit ediyorum..

30 Ekim 2013 Çarşamba

Ata'larımıza minnet ile Cumhuriyet bayramımızı 90.kez kutladık;

yeşil Bursa'mda büyük bir çaba ile yapılan harika bir canlı Atatürk portresi.. boğazda nefis bir ışık şöleni.. caddelerde ve meydanlarda yürüyen binler ile okunan marşlarımız, dalgalanan bayrağımız.. 

bir bayramı daha böyle coşku ve neşe içinde ve umut içinde geçirdik; kutlu olsun... 

vatanım, milletim, ailem ve devletim; mutlu olsun.. 

23 Ekim 2013 Çarşamba

bir bayramın ardından;

kurban bayramı köyde güzel olur.. bu bizim çevrelerin kullandığı bir cümledir hep.. ama gerçekten de öyle.. büyükşehirde kurbanı nerede keseceğiniz problemi çözülmeye çalışılırken köyde çoktan ilk ızgara ateşlenir bile.. tabi bu sene büyükşehir belediyelerinin elinden geldiğinden fazla bu iş için çaba sarfettiklerini de duydum.. ancak yinede tadı başka köydeki bayramların :) ısrarla aynı cümleyi söylüyorum ama işte bu manzaraya karşı bayramı geçirmek sahiden de başka değilmidir? geçen yıl kurban bayramında almanya'da idim.. yıllar sonra doğduğum ülkeye ilk ziyaretimdi ve orada olmanın çocukluk anılarını canlandırmanın dışında bir bayram havası içinde geçmediğini anlatmıştım.. bu yıl almanya'dan akrabalar bizimle köyde idi ve onlarda aynı şeyi söylediler: köyde bayramlar başka oluyor :)