5 Kasım 2015 Perşembe

unutulmayanlar: seni hiç unutmadık Karaoğlan!




Bülent Ecevit
28 Mayıs 1925 tarihinde İstanbul'da doğdu. Mustafa ismi dedesi Huzur-u Hümayun hocalarından Mustafa Şükrü Efendi'den kaynaklanmaktadır. "Ecevit Seceresi (Devlet Arşivi - No 1265)" belgesine göre İnebolu'da doğdu. Babası Kastamonu doğumlu Ahmet Fahri Ecevit Ankara Hukuk Fakültesi'nde adli tıp profesörüydü.
(5 Mayıs 1951 tarihli Bülent Ecevit'in AÜ DTCF öğrenci kimlik cüzdanındaki nüfus cüzdan suretine göre baba adı Mehmet Fahrettin, gene 15 Ocak 1945 tarihli AÜ DTCF talebe hüviyet cüzdanındaki nüfus cüzdan suretine göre baba adı Fahrettin, öte yandan babasının 31 Ekim 1951 tarihli Yeni Sabah gazetesindeki ölüm ilanında Prof.Dr.Fahri Ecevit, ayrıca kullandığı kartvizitte Pr. Dr. Fahri Ecevit) A. Fahri Ecevit daha sonra siyasete girerek 1943-1950 yılları arasında CHP'den Kastamonu milletvekilliği yaptı. İstanbul doğumlu olan annesi Fatma Nazlı ise ressamdı. Bülent Ecevit 1944 yılında Robert Kolej'den mezun oldu ve aynı yıl içinde çalışma hayatına Basın Yayın Genel Müdürlüğü'nde çevirmenlik yaparak başladı. 1946 yılında okul arkadaşı Rahşan (Aral) Ecevit ile hayatını birleştirdi. Önce Ankara Hukuk Fakültesi sonra da Dil Tarih Coğrafya Fakültesi'ne kayıt yaptırmasına rağmen yüksek öğrenimine devam etmedi. 1946-1950 yılları arasında Londra Elçiliğinin Basın Ateşeliği'nde kâtip olarak çalıştı. 1950 yılında Cumhuriyet Halk Partisi'nin yayın organı olan Ulus Gazetesi'nde çalışmaya başladı. Ulus Gazetesi Demokrat Parti tarafından kapatılınca Yeni Ulus ve Halkçı gazetelerinde yazar ve yazı işleri müdürü olarak görev yaptı. 1954 Ocak ayında CHP Çankaya Ocağı'na kaydoldu. 1955 yılında ABD'nin Kuzey Karolina eyaletinin Winston-Salem kentinde, The Journal and Sentinel'de konuk gazeteci olarak çalıştı. 1957'de Rockefeller Foundation Fellowship Bursu ile yeniden ABD'ye gitti, Harvard Üniversitesi'nde sekiz ay sosyal psikoloji ve Orta Doğu tarihi üzerine incelemeler yaptı. Bu sırada Ecevit'in sürekli "Hocam" diye bahsettiği Henry A. Kissinger Harvard rektörü idi. Harvard'da 1957 yılında, 1950-1960 arasından verilen antikomünizm seminerlerine sürekli Olof Palme, Ber trand Russell gibi kişilerle katıldı. 27 Ekim 1957 seçimlerinde CHP'den milletvekili olarak siyasete girdi. Biri ABD'de Rumlar tarafından olmak üzere siyasi hayatında 6-7 kere suikaste uğradı.

Bitlis sigarası, Meclis sigarası içer, eniştesi İsmail Hakkı Okday'ın hediyesi Erika marka daktilosuyla yazardı. Bu 70 yıllık daktiloyu, ODTÜ Bilim ve Teknoloji Müzesi'ne armağan etmiştir.
1973 seçimlerinde CHP'nin seçim kampanyasında, yaşlı bir kadının "Karaoğlan nirede ha evlatlar, Karaoğlan'ı görmek istiyom." şeklindeki sorusundan sonra Karaoğlan adı CHP'liler tarafından benimsenmiş ve ilerleyen yıllarda da Türkiye'de Bülent Ecevit için kullanılmaya başlanmıştır. Seçim propagandalarında "Umudumuz Karaoğlan" sloganı söylenmeye başlamıştır. Dönemin Adalet Partisi lideri Süleyman Demirel, en büyük rakibi olan Bülent Ecevit'i, darbeyle devrilen Şilili sosyalist devlet adamı Salvador Allende'ye benzetip atıfta bulunmak için "Allende-Büllende" tabirini kullanmıştır. Ecevit, başbakanlık dönemlerinde yapılan Kıbrıs Harekâtı sonrasında "Kıbrıs Fatihi", Abdullah Öcalan'ın yakalanışı sonrasında da "Kenya Fatihi" olarak anılmıştır. Kamuoyunda mütevazı kişiliğiyle de tanınmaktadır.
İlerleyen yaşıyla birlikte sağlığı bozuldu. Doktorlarının karşı çıkmasına rağmen Danıştay'a düzenlenen saldırıda ölen Yücel Özbilgin'in 19 Mayıs 2006'daki cenazesine katılan Ecevit, törenin ardından rahatsızlandı. Aynı gece fenalaştı ve beyin kanaması geçirdi. Uzun süre yoğun bakımda kaldı. Bu sırada kendisi için tutulan ziyaretçi yazıları Kaldırım Defteri adıyla anılıyor. Bülent Ecevit, bitkisel hayata girdikten 172 gün sonra 5 Kasım 2006 pazar günü Türkiye saatiyle saat 22:40'da (20:40 [UTC]) Gülhane Askerî Tıp Akademisi'nde dolaşım ve solunum yetmezliği sonucu vefat etti.

Ecevit'in devlet mezarlığına gömülebilmesi için, ölümünün hemen ardından 9 Kasım'da yapılan bir kanun değişikliğiyle bu mezarlıklara başbakanların da gömülmesi sağlandı. 11 Kasım 2006'da yapılan cenaze törenine o zamana dek eşi nadir görülen bir kalabalık katıldı. Yurdun dört bir yanından ve başta KKTC olmak üzere pek çok ülkeden insan Ecevit'e son borçlarını ödemek ve onu sonsuzluğa uğurlamak için başkente akın etti. Cenaze törenine beş cumhurbaşkanı ve siyasetçiler de katıldı. Kocatepe Camii'nde kılınan cenaze namazının ardından Devlet Mezarlığı'na doğru yola çıkan Ecevit'in naaşına halk gözyaşları ve çiçeklerle eşlik etti. Bu uzun yol boyunca eşi Rahşan Ecevit bir an olsun cenaze arabasının arkasından ayrılmadı.
11 Kasım 2006 günü Devlet Mezarlığı'na defnedilen Ecevit için anıt mezar yapılması gündemdedir.

23 yorum:

anneanneninemekleri dedi ki...

Gerçekten dürüst bir politikacıydı.Nur içinde yatsın.

.ankara düşleri. dedi ki...

Nur içinde yatsın...
Huzur içinde yatsın inşallah...
O cenaze törenine katılmak kısmet olmuştu bana nasıl muazzam bir katılım nasıl muazzam bir uğurlamaydı...

nilgün komar dedi ki...

ankara düşleri; evet muazzam bir törendi! biz bile gidemedik istanbulda olmamıza rağmen yollar tükendi..

nilgün komar dedi ki...

anneannecik evet ya hemde tam bir dürüstlük abidesi idi!!!!

Evimin İncileri Belgin dedi ki...

Mütavazi, efendi ve DÜRÜST HARİKA BİR
ŞAHSİYETTİ ALLAH RAHMET EYLESİN NUR İÇİNDE YATSIN :(

SEVGİYLE KALIN...

fiamma dedi ki...

Nur içinde yatsın, değerli, saygın ve elit bir devlet adamıydı özlemle anacağız...

embir dedi ki...

allah rahmet eylesin

ÖRGÜÇANTAM dedi ki...

Mekanı Cennet olsun büyük değerler uğurlanıyor ama yerleri dolmuyor maalesef.
sevgiler canım

nilgün komar dedi ki...

aminnnn...

ufuk dedi ki...

Onurlu bir insan ve örnek bir aydın...Çelebi'ciğim, teşekkürler...

Gülcan dedi ki...

ABLACIM TEŞEKKÜREDERİM.ASLINDA HERZAMAN FAVORİM KISA SAÇ AMA EŞİM İSTEMİYOR.KUSURABAKMASIN BEN ÖYLE RAHAT EDİYORUM.SEVGİLER.

karabidikim dedi ki...

Allah rahmet eylesin.Mütevazi ve Dürüst bir politikacıydı.Her güvercin gördüğümde aklıma gelir.

nilgün komar dedi ki...

ufuk'um;rica ederim..

gülcanım; canım benim tabisi öyle :) saç kendi kafamızda olduğunua göre ilk tercih hakkı bizim :)

karabidiğim; amin canım benim.. evet mavi gömlek beyaz güvercin! onu anlatanlardan! nur içinde yatsın!

karabidikim dedi ki...

şekerim biz ne zaman eminönü yapıyoz?

ANTİGONE dedi ki...

nasıl unutulur ki...

Dürr-i Yekta dedi ki...

hep talihsiz dönemlere denk geldi, ama onu sevmeyen varmıdır, bu kadar dürüst siyaset adamını türkiye bir daha görebilir mi acaba ??

Adsız dedi ki...

Nurlar içinde yatsın...Gürşen


Adsız dedi ki...

ben Allahın huzurunda nasıl hesap verecek onu düşünüyorum,keşke dürüst olaydı....!!!
-eminim şuan oda çok pişmandır yaptıklarına ammaaa çok geç tabi...

ÖRGÜÇANTAM-Hatice yazıcı dedi ki...

Nurlar içinde olsun.
hep özel bir İnsan oldu ve öyle de kalacak.

suhuba dedi ki...

Geçen gün vidousunu izledim. Hakikaten onurlu ve dik duran adamdı.

Şükran Ünal dedi ki...

Nilgüncüğüm bu yazı için çok teşekkürler Rahmetle anıyorum Sayın Eceviti her bir fotoğrafla birlikte gençliğime yaşdıklarımıza kıbrıs harekatına gittim..hem duyf-gulandım hemde dürüst bir siyasetçiyi sayende tekrar yadetmiş oldum.. toprağı bol olsun..

Dilek dedi ki...

Nasıl unutulabilirki. Çocukluğumdan beri sürekli evimizin içinde geçen ad "Karaoğlan" Allah rahmet eylesin. Nerde şimdi böyle değerler.

tülin dedi ki...

Ben de babamı şimdiden tam 30 yıl önce aynı gün kaybetmiştim.

Ne demişti şair;
" İyi insanlar beyaz atlara binip gittiler"

Mekanları cennet olsun inşAllah.