21 Aralık 2014 Pazar

seyahatname: Üürüü üüüü: Denizli;

bu yılın son seyahati denizli'ye gidebildim ya mutluyum.. iptal etmek zorunda olduğum diğerlerini umarım kısa zamanda yeniden listeye alırım.. zor bir hava uçuşu deneyiminden sonra şehir merkezinde turladım ve keşifler yaptım.. başka şehirler ile kıyasladım.. karakalem ahmet abim ile harika bir gezi ve sonra yaseminkalem ile sohbet ve ela mercan ile birbirimizi sevmelerimiz... harika bir gun yaşayıp geri geldim..

18 Aralık 2014 Perşembe

bu gecenin evmek karesi;

birinci battaniye bitti.. motiflerden bir kısmı arttı.. belki bir yastık yapabilirim zamanım olursa.. etrafına oya veya süs yapmıyorum sadece bir sıra sık iğne yapıyorum toparlasın diye.. ama bitirmeden güne giderken yeni battaniyeyi yanıma aldım :) bi heves başladım ama motifler yine uyumsuz.. hepsi farklı boyda olunca neresinden tutacağımı bilemedim.. neyse ki milimetrik farkla birbirine en yakın olçüdeki iki rengi kullanmaya karar verdim.. anlatması bile uzun sürdü sanki benim bu akşam pek birşey öresim yok yahu :(((

15 Aralık 2014 Pazartesi

etkinlik duyurusu: motif motif motif....

Dördüncü etkinliğini başlattı alonenes.. Haydi tığ, ip ve eğlenceden hoşlananlar.. Hadi gelin bize katılın...

10 Aralık 2014 Çarşamba

evmek'te geçen hafta;

elişi günümüz malum cuma ama geçen hafta perşembe esinciğimle ikimiz toplandık.. kardeşimi ziyarete gelmişti kendisi hemde bu arada çay içip sohbet ettik elişimizi de yaptık.. sanki ertesi gün diğer iki kişinin çıkacağını bilmişiz de bilerek bir gün önce toplanıp en azından kendi adımıza bir yol katetmişiz :) ama sağ üstte görülen telkırma emineciğimin üretimi ve uzaklardayım ama elişimi yaparak sizinleymiş gibi hissediyorum deyip teknolojik olarak bizimle paylaştı.. aslında sanal gün de yapılabilir ha internet aracılığı ile :) fotodaki keki cuma günü yaptım ama.. işyerindeki üretimden sonra hep aklımdaydı evde de pişirmek.. gün yapmadık ama ben keki yapıp tek başına yedim ve battaniyeyi 9.sıraya ulaştırdım.. esin de arkadaşının oğluna doğum günü hediyesi atkı başladı.. bitmişini haftaya göreriz..

9 Aralık 2014 Salı

tarif: peynirli kek;

tarifi şundan aldım bundan aldım diyemeyeceğim.. ama birkaç tarif okudum çünkü lisedeyken öğrendiğim ve sonrada çokça yaptığım bu keki uzun zamandır unutmuştum :) hem hatırlamak hemde farklılıkları değerlendirmek için bazı bloglara ve lezzet dergisine baktım, sonra hatırladım benim tarif de hemen hemen aynı idi.. yani okulda öğretmenimizin öğrettiği gibi.. ne çok konuştum yahu, kendimden sıkıldım :) 

malzemeler; 
3 yumurta, 1 su bardağı yoğurt,
½ SuBardağı Tereyağ, ½ SuBardağı Sıvıyağ,
1 ÇayKaşığı Tuz, 3 SuBardağı Un, 1 pkt Kabartma tozu,          
2 SuBardağı ufalanmış beyaz Peynir/ yada Lor peyniri,
                                                                                   ½ demet Dereotu/Maydanoz, Susam, Çörek otu.

8 Aralık 2014 Pazartesi

evmek: battaniye bitmek üzere;

ilerliyorum.. ağır ağır ilerliyorum.. cuma akşamları evmek elişi faaliyetlerinin dışında da çalışıyorum ben ..  hızlanmamın sebebi sırada bekleyen bir battaniye daha var, eski etkinlikten kalan ve birleştirilmeyi bekleyen motifler yani.. sonrada yeni bir etkinliğe katılacağım :))))

2 Aralık 2014 Salı

evmek: motif birleştirme, battaniye;

iki yıl oldu sanırım motiflere başladık bitirdik ama geçen yıl ben üretimden uzaktım ancak bu kış başladım birleştirmeye.. Bir aylık raporumda bu..

30 Kasım 2014 Pazar

etkinlik: birlikte dikiyorduk ben sona kaldım; ekose tunik;

en sondan geliyorum ben.. en arkadan :) kumaşı değiştirdiğimi fark edersiniz.. Kalıbın uzunluğunu görelim diye gömlek ve elbiseme kıyasladım.. kalıbı da kesmeye kıyamadım geçici kısaltma yaptım.. Siz baka durun ben dikişe geçiyorum... Byyyyy

20 Kasım 2014 Perşembe

etkinlik: tunik dikiyoruz: kalıp;

etkinliğin ikinci asamasina geçtim.. Kalıplar çıkarıldı kumaşa yerleştirildi.. Ama bakıyorum da bu bana tunik değil elbise olacak gibi duruyor o yüzden biçemedim.. kalıpları revize edeceğim...

11 Kasım 2014 Salı

etkinlik: birlikte dikelim: hazırlıklar tamamlandı;

kumaş elimde var dedim hızlıca dikerim dedim.. ama bir türlü elimdeki kumaşları bu gömleğe oturtamadım.. aradım taradım yakın mesafedeki kumaşçılardan bu kumaşı beğendim ama başka renkleri de gelecek deyince satıcı, bekledim.. bekledim.. bekledim.. ama gelen birşey olmayınca etkinliğe geç kaldığım için hemen bu kumaşı alıp evin yolunu tuttum dün.. bir sonraki aşamayı bende çok merak ediyorum.. 

belirlediğim zamanda başlayamayınca bir gönülgeçginliği oluyor bende ama bugünlerdeki tembelliği üzerimden atmak için geç olsun yavaş olsun bu etkinlik başarılacak diye kendimi motive edip eve kaçıyorum..  ♥

4 Kasım 2014 Salı

etkinlik: birlikte dikelim: tunik/gölmek;


bahar'ımın düzenlediği bir dikiş etkinliğini size duyurmak istiyorum..geç kaldım biliyorum ama tamda bir gömlek dikmek istiyordum diyorsanız hemen katılın bence.. zira daha önceki etkinliklere hep istemiş katılamamıştım.. bu bir başlangıç olsun da hep birlikte dikiş dikmeleri daha zevkli hale getirelim ve benim gibi diğer etkinliklere katılamamış olanlara da başlangıç yapma şansı verelim.. 
model creazion elişi dergisi 5.son sayısından.. ben burda takipçisi olduğum için dergiyi biraz zor buldum.. aslında yakınımdaymış ama ben bayilerde aradığım için hobi malzemeleri satan dükkanda bulacağım aklıma gelmemişti :) ondan zorlandım.. fotodaki kumaş etkinlik liderimiz bahar'ın kumaşı.. ben malzemeleri toplayıp kalıbı çıkarınca yayınlarım hangi kumaşı seçtiğimi.. 

30 Ekim 2014 Perşembe

basit yastık kılıfı dikimi: çizimli;

ev mefruşatlarının en basitlerden biri daha işte bu yastık kılıfları.. genelde nevresim takımlarında kullanılan bu teknik artık salonlara da taşındı yani en azından ben taşıdım :) iliksiz düğmesiz ve fermuarsız olan teknik bizim işimizi yarıyor çünkü salondaki kırlentler sadece süs olarak kalamıyor, başaltı koltuk altına giriyor bazende çocuklara oyuncak oluyorlar.. bu durumda baş altına rahat bir model olsun diye yassı bir ölçüde bir kırlent yapayım dedim oldu yastık :) bu kumaşın bir kısmını daha önce bir kolay elbise projesinde kullanmıştım.. her işe yarayan kumaşlara bayılıyorum... 

27 Ekim 2014 Pazartesi

hızlı & kolay sabun süsleme;

o kadar hızlı oldu ki yapım aşamalarının fotoları yok.. zaten gerenk de yok :) dantel ve fistoları arka kısımda toplu iğne ile sabuna tutturuyorsunuz o kadar.. el becerinize kalmış kaç iğne ile tutturacağınız.. iğneler önden çıkmasın yeter :) bu sabunları kuzenim için yaptım temizliği ve mis gibi sabun kokusunu sevdiğini bildiğim için dolaplarının içine koysun her açtığında mis gibi kokular ile karşılaşsın istedim.. aniden gideceğiniz bir yere eli boş gitmenize gerek yok birkaç sabun süsleyip yanınızda götürebilirsiniz.. 

24 Ekim 2014 Cuma

bazen eskise de atılmayan eşyalar vardır: yenilenir;

yıllar önce etek astarımı unutup rabia'ya kalmaya gitmiştim.. etek beyaz bende onu giyeceğim diye diretince rabia bana kendi astarını vermişti.. namı diğer jüpon :) namı diğer iç etek :) kimbilir nerelerde ne isim ile anılıyordur? rabia öğrencilik yıllarında makinesi yokken elinde dikerek bir astar yapmış.. çok marifetlidir kendisi.. neyse bizim astarı; ben kendiminkine kavuşsam da rabia o zaten eski at artık onu demiş se de sakladım.. geçenlerde kumaş yığınlarının içinden bana görününce elime aldım; el dikişlerini makine dikişi ile yeniden yaptım.. lastiğini atıp yeniden lastik geçirdim.. ete ucuna da dantel diktim.. pratik işlerimden biri buda o yüzden yırtmaç kenarına danteli dikme şeklim bir hayli hareketli oldu :) hiç kesmeden sağa sola kıvırıp üçgen bir kapanışla işi bitirdim.. dantel elastik olduğu için ince bir zigzag dikiş kullandım esneklik versin diye.. böylece o güzel günleri yadederek yeniden kullanacağım bir iç eteğim oldu.. 

23 Ekim 2014 Perşembe

yaz saati uygulaması sona eriyor;

Gün ışığından daha fazla yararlanmak amacıyla 31 Mart Pazartesi günü 03.00'ten itibaren 1 saat ileri alınan saatler 
25 Ekim'i 26 Ekim'e bağlayan cumartesi gecesi saat 04.00'ten itibaren 1 saat geri alınacak. İstanbul Valiliğinden 
yapılan açıklamaya göre; Saatlerin geri alınması nedeniyle kamu kurumlarında mesai saatleri 08.00-12.00 ile 12.30-16.30 arasında değişecek.
 
Türkiye'de 1925'te çıkarılan Günün Yirmi Dört Saate Taksimine Dair Kanuna dayalı olarak uygulanan yaz saati uygulaması 26 Ekim Pazar günü sona erecek. Ancak özel sektör ve okullarda akşam yine işten çıkışlar karanlıkta olacak. Bu nedenle her değişim zamanı bu faydalım değilmi diye hep bir tartışma belirir ama saatlere alışınca herkes bu tartışmaları unutur :)

22 Ekim 2014 Çarşamba

yine bir kore dizisi: ağustos'da kar;

yine bir kore filmi.. yine romantizm.. bu sefer biraz dram katılmış.. ilginç tesadüfler türk filmi tadında ama olayların kurgusu çok hoş.. beğeni ile izlediğim bir dizi oldu bölüm sayısı 20 fazla sıkmadan bitiveriyor.. 


oyuncuları ilk kez izledim ama performansları güzel ve yakışıklı: esas oğlan ve esas kızın erkek kardeşi arasında karar veremedim valla hangisine baksam öbürüne haksızlık gibi geldi :)

izlemek için tık tık 

21 Ekim 2014 Salı

geri dönüşüm: penye etek;

kolay elbiselerin üst kısımlarında kullandığım bluzların etek boylarından çıkan parçalar etek oldular bizim eda'ya :)

birincisi kendi elbisesinin robadan aşağı olan kısmı, üst kısmını kıvırıp lastik geçirdim oldu bitti..

bizim elbiselerin bluzlarının alt kısımlarından kalanları da birbirine ekledim.. dar olanı bele getirdim model yaptım :) birleştirme dikişini varolan dikişlerin arasından zigzag ile geçerek yaptım.. belini kıvırıp lastik taktım bu da oldu bitti..

20 Ekim 2014 Pazartesi

kızçe eteği: kloş & lastikli;

kolay elbiselerden kumaş kaldı demiştim :) kloş eteklerden artanlar özellikle çok işime yaradı.. konik ölçüde çıkan parçaları birleştirip kloş etek diktim.. bütün parçaları eşit boyda kesince tam daire kloş elde ettim.. belinde biraz bolluk vardı onuda lastik kamufle etti.. üst komşumuzun kızı yürümeye başladığında eteklerini savura savura etrafımızda dönebilir umarım :) 

kalanları atmayalım işe yarar, tezi bu seferde işe yaradı ama unutmayın her zaman bu teori işe yaramaz.. bazende çöpleri biriktiriyor olduğumuzun farkına varmayız.. 

14 Ekim 2014 Salı

bitirilen bir kore dizisinin ardından;

Wonderfull Days / Güzel Günler; Dong-Suk (Lee Seo-Jin) çok iyi yetişmiş, fakir bir ailenin çocuğudur. Başarılı bir savcı olup 14 yıl sonra ilk kez memleketine geri döner. Orada ilk aşkı Hae-Won (Kim Hee-Seon)'la karşılaşırlar ve tekrar birbirlerine aşık olurlar.

10 Ekim 2014 Cuma

kolay elbise: kızçe modeli;

biz büyüklerin kolay elbiseleri bitince yeğen eda içinde bir tane yapayım dedim.. ancak düz lacivert bir bluz bulamadım mecburen robadan büzgüsü ve danteli olan bir bluz aldım sırf lacivert diye.. ancak bu öyle iyi oldu ki cuk oturdu :) roba ile bedeni ayırıp robadaki dantelini söktüm.. sonra malum kuşlu penye kumaşımızdan büzgülü bir etek hazırlayıp robaya monte ettim.. sonra da söktüğüm danteli yine aynı yerine diktim.. benim gözümde muhteşem oldu.. keşke bizim elbiselere de uygun bir dantel bulup dikebilsem diye düşünüp durdum.. böylece bu kumaştan dördüncü elbiseyi de tamamlamış oldum.. peki kumaş bitti mi? bitmedi :) 

9 Ekim 2014 Perşembe

çakma iskoç eteği;

kalan kumaşları atmama atamama artık bir klasik değil mi :) tunik'ten arta kalandan da yeğenime iskoç eteği çakması yaptım.. önde dört pile çıktı, arkası düz ve lastikli.. ölçüler tamamen kumaşın yönlendirmesi ve göz kararı olduğundan şöyle kesin böyle kesin diyemiyorum.. her zamanki ben işte.. kafadan rafadan yaptım bir şeyler :) yayını yaparken de aklıma geldi niye yan kısmına kilitli iğne takmadım :((  iskoç eteği kilitli iğnesiz olur mu hiç... 
eteğin sahibi yeğen eda; inadı tuttu giyip bir poz vermeye ikna edilemedi..

8 Ekim 2014 Çarşamba

ekose'nin tunik hali;

daha zaman var, daha var, daha çook var derken bir anda teslim tarihi yaklaşan işler beni çok sıkar aslında.. hani bugünün işini yarına bırakma atasözünün geçersiz olduğu durumlar bunlar.. erkenden listeye girer ama bitiş zamanları en son olurlar..  nedense aniden haftaya, yarın bitmesi gerekenler diye göze gelirler :) arkadaşlardan birine verdiğim söz'üde işte bu şekilde bir tabloda yerine getirebildim.. gece ölçtüm biçtim, ofise getirip öğle arasında teğelleyip bedeni provaya hazırladım.. prova başarılı geçince aynen eve geri getirip dikişine başladım.. yaka, kol, düğme derken ekose tunik kendini isimsiz mankenin üzerinde buldu yine.. iliklerini benim makinemde tutturamadım dışarıda yaptırdım iki paraya, o yüzden fotolarda ilik detayı yok.. sahibinin üzerinde fotolayamadım da aceleden.. kumaş çift taraflı dokuma ve pamuklu..

bir daha uzun vadeli sözler verirken farklı bir tavır takınacağım :) 

29 Eylül 2014 Pazartesi

yaz okuma şenliği bitti;

raporumu verdim 46 pion ile son dörtten listeye girmeyi başardım :) bu etkinlikte listemi yapmadım.. aklımda olan ile başladım oda son haftaya kadar elimde süründü durdu.. son hafta  pinuccia şu gün raporları verin dediğinde ve dinlenme süreme de denk gelince aklımda olan kitaplardan dördünü bitirebildim.. ikinci okuduğum kitap ile başlayayım; yıllar yılı izlenmekten bıkılmamış, aşk ve emeğin buluştuğu, beyazperdenin eskimeyen filmlerinden "selvi boylum al yazmalım".. uzun zaman selvi boyluyu erkek al yazmalımı kadın karakter olarak sanırdım, yıllar sonra yanıldığımı anladım :)

25 Eylül 2014 Perşembe

pano: söz uçar yazı kalır;


yıl 2010, staj başlatma kursuna gittiğimiz sıralar, arkadaşım koray'ın annesine bulgur pilavı resitaline gitmiştik.. hem bulgurun keyfine varıyordum hemde gözüm mutfak duvarındaki yazıdaydı.. arkadaşımın annesi için önemli olan yazı, çok da manalı idi.. bilgisayar çıktısı poşet dosya ile duvara tutturulmuş bu yazı gözümde başka bir şekil alıverdi birden bire.. sözler zaten beni derinden etkilemiş kendimden çok şey bulmuştum o kısa dört satırda.. hele bir de hayalimde başka bir şekle büründüğünde çok daha güzel olacak diye düşündüm.. zaman.. derim hep bir işi yapmak için en gerekli olan birinci malzeme; zaman.. yazıyı yanımdaki defterime not ettim o gün, yakın bir zamanda da malzemeleri temin ettim ancak işlemesini yapmak iki yıl sonra kısmet oldu.. bir yıldan fazlada çerçeve için bekledi ve geçen hafta nihayet bu şekle geldi  :) şimdi sahibine gitmek için gün sayıyor.. sanki zaman bizi idare ediyor..

16 Eylül 2014 Salı

tarif: çaylı tencere keki;

denenecek tariflerden biriydi bu ne zaman listeye aldım bir bakim du; oooo aralık 2011 de kayıt etmişim ancak sıra gelmiş :) tarif kolay basit hızlı.. en güzel yanlarından biri miksere ihtiyaç duyulmadan çırpılması ve cam kapaklı bir tencerede pişirirseniz de açıp bakma derdinin olmaması.. anlatımda da vurgulandığı gibi pişme süresi hayli kısa o yüzden kısık ateş tercih edebilirsiniz.. tarifi urfatutkunu'ndan aldım, sevgili urfam sırada ramen tarifin var az kaldı, onu da yakında deneyeceğim mutlaka :)

15 Eylül 2014 Pazartesi

kolay elbise: kloş & asimetrik;

kolay elbiselerin üç ve dördüncüsü de bitti.. model olarak kendimi kullandım tabiki sahiplerinin üzerlerinde daha güzel duracaklardır eminim.. birincisinin sahibi ipekciğim benden uzun; parmaklarımın üzerinde duracağım diye öyle zorlandım ki..  ikicinin sahibi dugi, onun da benim gibi göbüşü yok nefesimi tuta tuta foto çekmeye çalıştım.. ay ne işkence çekmişim ben yahu :))))

11 Eylül 2014 Perşembe

yine kolay elbise: bu sefer ikiz oldular;

en sevdiğimdir pratik biten işler biliyorsunuz.. bu da en kolaya kaçan işlerden :) daha önce de yapmıştım.. önce üstte olmasını istediğiniz penye bluzu seçiyorsunuz, illa hazır almanıza gerek yok etek ucu lekelenmiş yırtılmış yada artık kısa olarak giyemeyeceğiniz bir penye de olabilir.. seçiminize uygun alt etek için gerekli kumaşı da temin ettiniz mi işin yarısı bitmiş demektir.. bundan sonra sıra bel çizgisinin nerede olacağına karar vermekte.. bu kararı etkileyen bir neden elinizde bluzun boyu, ikincisi alt etek modeliniz ve tabi ki fiziksel yapınız.. ben uzun yerlere kadar bir elbise istediğim için belini büzgülü yapıp kumaşın enini tam olarak kullandım.. sultan uzun pek sevmez o yüzden ona diz altında bir boy ayarladım ve hem ön hem arka belde iki yanda pilikaşe yaptım.. sultanın üst bluzu mesela hiç kesmedim çünkü o kısa giyilen bluzlardan alıp geldi.. 

9 Eylül 2014 Salı

yenileme : sallanan salıncağa yeni örtü;

farklı zamanlarda ve aralıklı olarak diktiğim için, dikiş aşamalarının ve eski örtüsünün fotoğrafları yok ne yazık ki..  eski örtü fermuarsız olduğundan kılıfı keserek süngerleri  çıkardım içinde.. üst örtüyü de kalıp olarak kullanmak için parça parça ettim :) kumaştan yapılma kalıplarla biçki işini çok rahat yapabildim böylece; çok fazla ölçmeye gerek kalmadı.. eskisi tek renk ancak yine kırmızı idi, bu sefer kumaşın yetmemesi de bahanesi ile kırmızı kareli kumaş ile kombin yaptım.. kenar kısımlarını da kırmızı beyaz puantiyeli biye ile temizledim.. alt oturak tahmin ettiğiniz gibi artık fermuarlı böylece çıkarılıp yıkanabilecek.. yaz başladığında bu işe giriştim aslında ama hep bir sebep oldu bitmemesi için bu bağlamda sabırla bekleyen patronuma sabrı için teşekkür ederim :)) 

9 Eylül; İzmir'im doğum günün kutlu olsun !!!

İzmir'in Kurtuluşu, Kurtuluş Savaşı'nın sonlarında Türk ordusunun, Yunan işgali altındaki İzmir'e girmesini belirten tarih terimidir. Türk ordusu tarafından 26 Ağustos 1922'de başlatılan Büyük Taarruz sonucunda Yunan ordusu dağıtıldı ve 2 Eylül'de Uşak'a girildi. Dumlupınar Meydan Muharebesi'nde kendisinin de haberdar olmadan Yunanistan Küçük Asya Ordusu'nun başkomutanlığına getirilmiş General Nikolaos Trikupis tutsak edildi. Türk birlikleri, İzmir'e doğru hızla ilerledi. Yunan birlikleri ve Rum siviller Anadolu'dan çekildiler. 

27 Ağustos 2014 Çarşamba

bir yıldız kaydı bir annenin dünyasından;

ah sevgili derya... 

ne denir bilmem çünkü bugünlerde denilenleri hiç sevmem.. 

yani bilmediğimden değil de hissettiklerimden dilime ket vurmam.. 

ahhh kavanoz dipli dünya.. 

aahhh....


20 Ağustos 2014 Çarşamba

iki dilim ekmek, karpuz ve hafiflik hakkında;

bu iki dilim ekmek de neyin nesi? nerden çıktı bunlar? bak birinin üzerinde fıstık ezmesi ve bal diğerinde de fındık ezmesi bal var.. alla alla kızım sen diyette değilmiydin? ne yaptığını sanıyorsun?.... 
sus artık içses sus!! dün akşam yedi günlük diyetimi başarı ile tamamladım.. harfi harfine her aşamasına ve kurallarına uydum daha ne olsun.. bir sürü hayalimde harikalar vardı yemek istediğim ama bu iki dilimle idare et işte sus bakayım! 

evet içsesimle bugünkü tartışmamızın sebebi yedi gündür uyguladığım karpuz diyeti.. öyle alışmışım ki diyete inanın bu ekmekleri yedikten sonra pişman oldum sanki.. 
hedef beş kiloydu ama ben dört kilo verdim çünkü göbek bölgesi yağım fazla, ancak bu kadar oldu şimdi yürüyüşlere başlayacağım ama inanın epey hafiflemiş hissediyorum kendimi bu kadarcık eksilme bile iyi geldi.. daha hızlı yürüyorum sanki, daha seri hareket edebiliyorum.. bünyenize uygunluğuna bakın ve sizde deneyim derim; karpuz mevsimi geçmeden..

14 Ağustos 2014 Perşembe

unutulmayanlar: Bergen ;

Bergen gerçek adıyla Belgin Sarılmışer (15 Temmuz 1959; Mersin - 14 Ağustos 1989; Adana), Türk arabesk-fantezi şarkıcısı. 31 Ekim 1982'de kocası tarafından yüzüne atılan kezzap sonucu iki gözünü de kaybetti, daha sonra sol gözü görme yetisi kazandı ve sağ gözünün hasarı yüzünden saçlarını sağ gözünün üzerine atmasıyla, bazense güneş gözlüğüyle olan imajıyla akıllarda kaldı. 1986'da yayınladığı üçüncü stüdyo albümü "Acıların Kadını"nı albümü ve kendi hayat hikayesini anlatan albümle aynı adlı filmde oynamasının ardından "Acıların Kadını" olarak anılmaya başladı. Sanat yaşamı boyunca Sen Affetsen Ben Affetmem, Kader Diyemezsin, Benim İçin Üzülme, Elimde Duran Fotoğrafın, Neden Dönmesin? gibi pek çok şarkı bıraktı.

14 Ağustos 1989'u 15 Ağustos'a bağlayan gece, Pozantı, Adana'da boşandığı eşi tarafından kurşunlanarak öldürülen; 30 yıllık kısa yaşamına 6 Longplay, 11 kaset, 129 şarkı ve 1 video filmi sığdıran Bergen memleketi Mersin'e defnedildi. Toroslar, Mersin'deki asri anıt mezarlık ziyarete açıktır.

Daha sonra pek çok arabesk ve nostalji konseptli albümlerde şarkıları yer alan Bergen, Emrah, Funda Arar, Muazzez Ersoy ve Işın Karaca gibi pek çok sanatçı tarafından cover'landı.


▶ Bergen - Acıların Kadını (Canlı sahne performansı ve Röportaj, 1986) - Dailymotion video



uzun uzun okumak isterseniz buyrun buraya

25 Temmuz 2014 Cuma

unutulmayanlar; Çolpan İLHAN

Çolpan İlhan (8 Ağustos 1936, İzmir - 25 Temmuz 2014, İstanbul), Türk tiyatro ve sinema sanatçısı. Lise eğitimine Balıkesir Lisesi'nde başladı. Daha sonra Kandilli Kız Lisesi'nden mezun oldu. Daha sonra İstanbul Belediye Konservatuarı'nda tiyatro bölümünü ve Devlet Güzel Sanatlar Akademisi resim bölümünden mezun oldu.. Bu sırada akademideki arkadaşları ile birlikte "Akademi Tiyatrosu" adıyla bir tiyatro grubu kurdu ve oyunlar hazırladı. Bu sırada gelen bir teklifle 1957 yılında ilk sinema filmi Kamelyalı Kadın'da başrol oynadı.aynı yıl içinde Küçük Sahne'de Münir Özkul ve Uğur Başaran ile "Sevgili Gölge" adlı oyunla ilk profesyonel oyununu oynadı. Üç sezon Küçük Sahne'de tiyatrolarda rol aldıktan sonra bu tiyaronun dağılması ile Oda Tiyatrosu'nda Müfit Ofluoğlu ile Sabahattin Kudret Aksal'ın "Tersine Dönen Şemsiye" sini sahneledi. Daha sonra Kent Oyuncuları ile Güner Sümer'in "Yarın Cumartesi"'nde oynadı. Kenterler ile de "Baharın Sesi", "Nalınlar" ve "Aptal Kız"'da sahne aldı. Bir süre sonra oğlu Kerem'in doğması ile tiyatroya ara verdi. 1960'ların ortasında sinema filmleri ile sanat yaşantısına geri döndü ve 300'e yakın filmde rol aldı. 1970'lerin sonlarına kadar sürekli filmlerde başrollerde oynayan İlhan sonra sinemadan koptu ve moda çizimleri yapmaya yoğunlaştı. Çolpan İlhan, şair Attilâ İlhan'ın kızkardeşi, sinema sanatçısı Sadri Alışık'ın eşi ve oyuncu Kerem Alışık'ın annesidir. Kültür Bakanlığı tarafından 1998 yılında Devlet Sanatçısı unvanı verilen oyuncu, Sadri Alışık Kültür Merkezi'nin kurucusudur.25 Temmuz 2014'de geçirdiği kalp krizi sonucu vefat etti. 

11 Temmuz 2014 Cuma

tarif: şeftalili kolay pasta;

bu sene ki ramazan'da her senekinden daha farklı :) mevsim değişik, zaman değişik, insanlar değişik.. tariflerde değişik olsun o zaman değil mi? tiramisu, meyve ve yalancı tavukgöğsü'nün birleşiminden oluşan kolay hızlı ve hafif bir lezzet :) kakaolu pastaban'ın bir katını nescafe'li süt/su ile ıslatıp üzerine tavukgöğsü, onun üzerine de şeftali dilimleri ve tarçın/fındık ile süsledik mi tamam.. 

3 Temmuz 2014 Perşembe

unutulmayanlar: Kemal SUNAL ♥♥♥


Kemal SUNAL
(d. 11 Kasım 1944, İstanbul;ö. 3 Temmuz 2000, İstanbul), Türk tiyatrocu, komedyen ve sinema sanatçısı.
Türk sineması'nın gelmiş geçmiş en büyük oyuncuları ve komedyenlerinden biri olarak kabul edilen Kemal Sunal, oynadığı rollerle Türk sinemasına yeni bir soluk getirdi. Çevirdiği filmlerde genellikle saf, şanslı, iyi yürekli karakterleri canlandırmıştır. Filmlerinin ilk gösterimlerinden yıllar sonra bile hala büyük bir ilgiyle izlenmesi olgusunu, yazmış olduğu bilimsel yüksek lisans tezinde sosyolojik olarak irdelemiştir. Oynadığı filmlerin çoğu izlenme rekoru kırmıştır.

1 Temmuz 2014 Salı

Kabotaj Bayramımız Kutlu Olsun !!!

Kabotaj, bir devletin kendi limanlarına deniz ticareti konusunda tanıdığı ayrıcalıktır. Bu ayrıcalıktan yalnızca yurttaşlarının yararlanması, millî ekonomiye önemli bir katkı sağlayacağından, devletler yabancı bandıralı gemilere kabotaj yasağı koyma yoluna gitmişlerdir. Bazı uluslararası sözleşmelerde de kabotaj yasağı koyma yetkisine ilişkin hükümler yer alır. Fransızca kökenli bir sözcüktür. Türkiye'de kabotaj; Osmanlı Devleti'nin kapitülâsyonlar çerçevesinde yabancı ülke gemilerine tanıdığı kabotaj ayrıcalığı Lozan Barış Antlaşması'yla 1923 yılında kaldırıldı. 20 Nisan 1926 tarihinde de kabul edildi. Kabotaj Kanunu 1 Temmuz 1926 'da yürürlüğe girdi. Bu yasaya göre; akarsularda, göllerde, Marmara denizi ile boğazlarda, bütün kara sularında ve bunlar içinde kalan körfez, liman, koy ve benzeri yerlerde, makine, yelken ve kürekle hareket eden araçları bulundurma; bunlarla mal ve yolcu taşıma hakkı Türk yurttaşlarına verildi. Ayrıca; dalgıçlık, kılavuzluk, kaptanlık, çarkçılık, tayfalık ve benzeri mesleklerin Türk yurttaşlarınca yerine getirilebileceği belirtildi. Yabancı gemilerin yalnız Türk limanlarıyla yabancı ülkelerin limanları arasında insan ve yük taşıyabileceği kabul edildi.

26 Haziran 2014 Perşembe

Pinuccia'nın önderliğinde Yaz Okuma Şenliği;

sevgili pinuccia'nın önderliğinde gelenekselleşen okuma şenliklerinden yaz bölümündeyiz.. bu sefer farklı bir taktik uygulayarak şenliğe start verdim.. ilk kitabımı seçtim ve okumaya başladım bile.. etkinlik detayları için lütfen tık tık ..

23 Mayıs 2014 Cuma

yorumsuz bir hayatı seçiyorum;

Vakit tamam!.. seni terk ediyorum.
O bütün alışkanlıklardan
Ve bütün sıradanlıklardan öteye,
Yorumsuz bir hayatı seçiyorum.
Doyamadım inan,
Kanamadım sevgiye...

Korkulu geceleri sayar gibi,
Deprem gecesinde bir yıldız,
Birdenbire kayar gibi;
Ellerim kurtulacak ellerinden,
Bir kuru dal, ağacından
Çatırdayıp kopar gibi...

17 Mayıs 2014 Cumartesi

okuma şenliği bahar2014;


sevgili Pinuccia'nın Okuma Şenliğine katıldım yine :) kendimce bir katılımcıyım işte ben.. listemin tamamı hazır.. okumaya da iki kitapla birden başladım.. birini yatmadan önce birini de yollarda okuyorum.. sanki çok okuyanlar gibi :)))) ama her zaman derim işe başlamak ve bitirmek için çaba sarfetmek önemlidir.. hedefe kilitlenmek insanı zinde tutar.. karınca misali.. 

14 Mayıs 2014 Çarşamba

kara gün 14 mayıs 2014 ......

gün dünden kara.. karanlık dünden kalma.. gökyüzü mavi değil bugün kapkara...
nasıl kapanır açılan bu yara..

5 Mayıs 2014 Pazartesi

Mihrimah Sultan Camii (Üsküdar);

Mihrimah Camii, veya İskele Camii
İstanbul'un Üsküdar ilçesinde meydanda bulunan Mimar Sinan'ın Kanuni Sultan Süleyman'ın Hürrem Sultan'dan kızı Mihrimah Sultan için yaptığı camidir. Sinan'ın erken dönem eserlerindendir. Kubbesi üç yanından yarım kubbelerle desteklenmiştir, ama ön cephede yarım kubbe yoktur.
Mihr-î Mah Güneş ve Ay manasına gelmektedir. Nisan ve Mayıs aylarında Bayezid yangın kulesinden veya o bölgedeki yüksek bir noktadan İskele Camii'sine doğru bakıldığında; sabah gündoğumunda İskele Camii'nin iki minaresi arasından güneşin doğuşu ve akşam gün batımında ise (Hicrî takvime göre her ayın 14'ünde) ayın doğuşu izlenebilmektedir. Aynı kuleden batı ufkuna Edirnekapı istikâmetine doğru bakılır ise; Mihr-î Mah Sultan Edirnekapı Külliyesi'nde de, sabah ayın akşam da güneşin batışı izlenebilmektedir.

30 Nisan 2014 Çarşamba

bir ay, bir yazar ve geçmişten hikayeler;

mart ayı yazarı pinuccia'nın önderliğinde Soljenistsin seçilmişti.. kendisinin de belirttiği üzere biraz sönük geçen bir ay oldu, benim içinde öyle.. bulabildiğim kitaplarına bakıp hangisini okumak istediğime karar vermek hızlı oldu.. kitabı 30martta bitirdim ama özel nedenlerden dolayı yayınlamak bugüne kaldı.. ne sönük aymış bu mart ayı.. muhasebecilerin en sevdiği aylar arasındadır oysa :) sırada daha nisan var ve ben henüz nisan ayı kitabımı okuyorum yada okumaya çalışıyorum.. umarım bir mayıs tatilinden faydalanır bitiririm.. 
11Aralık1918'de Kislovodsk'da doğan Aleksandr İsayeviç Soljenitsin 1970 Nobel Edebiyat Ödülü sahibi Rus yazardır. 2.Dünya Savaşında Yüzbaşı olarak görev yaptı ancak Stalin'i eleştirdiği için hapis yattı.. Çünkü Hitler ile uzlaşmadığı için Stalini suçluyordu.. Savaştan sonra özel bir kampta, sonra da sürgünde yaşadı..

bir kumaş, bir biye oldu sana battaniye :)

köye gitmeden önce annem pazardan bu parçayı buldu.. malum koltukta uzanmak ve uyumak gelenek bizim ailede :) kenarlarını düzeltip kıvır dedi bana.. hemen aklıma sevgili gönüldenele'den aldığım leopar saten biye geliverdi.. tamam anne yaparım ben birşeyler dedim odaya kapandım.. beş dakkada beşiktaş misali battaniyenin kenarlarını temizlemiş oldum.. bu aceleciliği olmazsa da daha düzgün olsaydı dikişler ne olurdu dedim ama annem boşver sağlam oldu ya temiz oldu ya önemi yok dedi :) iyi yırttık dedim bende zira annemde eski terzilerdendir ben ona özenerek dikiş dikmeye başladım taaa altı yedi yaşlarımda :) güzel günlerde kullan annem.. 

24 Nisan 2014 Perşembe

zebra desenli abajur ve sarkıt lamba;

ben yaptım, ben yaptım.. diyemedim :)) çünkü aksamlarını zaten adamlar yapmış ben gittim satın alıp eve getirdim hemde geçen sene.. :) nihayet istediğim desen kumaşı penye olarak pazarda buldum ve başlık kısımlarını kapladım.. çok başarılı bir çalışma olmadı.. başucu lambasının alt kısmına lastik geçirdim ama çok kaba durdu, fotolara bakarsanız yakından görürsünüz.. üst kısmı da lastikli yapıp çıkarıp yıkamaya elverişli olsun istedim di.. ama o kaba görüntüyü nasıl zarif hale getiririm diye düşünecek vaktim yoktu, malum yine gecenin bir vaktiydi :) bende en basit yönteme başvurdum.. kumaşı başlığın etrafından el yordamı ile gerdirmeden ve büzmeden kıvırarak el dikişi ile diktim.. yada tutturdum desem daha doğru olur :) kumaş siyah beyaz olduğu için siyah iplik kullandım ve dikiş ilmeklerini hep siyah zeminde yaptım.. içeride kalan fazlalıkları 1cm'den zigzag makası ile kesip düzelttim.. dıştan tamam ama modelin içi boş ya ampül göze çarpıyor biraz, nasıl bir değişiklik yapılabilir onu düşünüyorum.. 

22 Nisan 2014 Salı

önce ördük, sonra söktük, bizim kıza bere yaptık;

eskilerde fes gugul derlerdi bizim oralarda bereye.. bizim yeğende gugu gugu diye diye parçaladı kendini bu sene.. annemde yorgun ve hastaydı ama dayanamadı bi heves başladı daha önce gördüğü bir modeli.. ama ölçü ip model hepsi hayalden olunca biraz büyük bir bere oldu bizimki.. sanırım lise ye kadar takabilir :) fotoğraf da görüldüğü gibi sadece haroşa tekniği kullandık ve sağ tarafta bir miktar yeri sabit tutup solda kalan iki ilmekten birini aşağıda kadar söktük.. kenar birleştirme ve tepesinin büzülerek dikilmesi tamamlanınca sökülmeden bırakılan kısmıda ikiye katlayıp daha dar bir lastik bant elde ettik.. bir de ufak bir süsleme.. tamamdır.. bizim kız gugu'sunu görünce mutlu, bizde onun mutluluğunu görünce mutlu olduk.. 

18 Nisan 2014 Cuma

deseni ile güzelleşen basit masa örtüleri;

basit, çok basit, hatta en basit masa örtüsü modeli sanırım bu :) dört kenarı köşe çevrilmiş kenarı 4cm kıvrılmış düz dikiş ile temizlenmiş kolay masa örtüsü.. ancak çeşitlendirip süslü hale getirmenin en kolay model olduğunu bilmek gerek :) istediğin desende bir kumaş seç, düz dikişinde istediğin renk iplik kullan; bu kadar.. altta bir kroki çizdim temel olarak köşe çevirmeyi anlatmaya çalıştım.. umarım birilerinin işine yarar.. 

16 Nisan 2014 Çarşamba

minik bir kız minik bir panço;


batik bir alize daha :) bu seferki daha renkli.. önceki yıllarda örmüş ipim bitince bana göre yarım kalmıştı.. buradaki yazıda da belirtmişim ve umutsuzca aramış ve aynı ipten bulamamıştım ya bir türlü.. geçenlerde çıkardım bu güzelliği arşivden.. evirdim çevirdim bu hali ile ne yapabilirim diye.. yarım kalmış sırasını iptal edip kenarlarını temizledim, yaka mesafesini ölçüp uygun noktaya karşılıklı birer parça kurdele diktim ki bu kurdelenin de renkleri sanki özel seçilmiş gibi oldu.. ne demiş atalarım "sakla samanı gelir zamanı".. böylece minik eda'mızın şeker bir pançosu oldu :)

15 Nisan 2014 Salı

etkinlik: pantolon dikelim mi?

uzun zamandır katılıp katılıp sonuçlandıramadığım etkinliklerin hatrına bu sefer dikişdersi'nin etkinliğine katılıyorum.. hemde pantolon dikeceğim düşünebiliyormusunuz? :)) .. model serbest olduğu için mutlaka yetiştirim diye düşünüyorum.. üniversitedeyken düz paça kemerli yandan fermuarlı salaş bir pantolon dikmiştim kendime.. öyle rahat bir kumaş ve model diki lastikli pantolon giysem o kadar rahat olurdum yani düşünün.. hedefim o pantolonun benzerini dikmek.. sonucu hep birlikte göreceğiz inşaAllah.. kurallar ve katılım için tık tık..