20 Nisan 2017 Perşembe

kitap: andy weir: marslı;

O, dünyanın en ünlü adamı, sorun şu ki, dünyada değil.. 

Goodreads okurlarına göre 2014'ün En İyi Bilimkurgu Romanı! Altı gün önce, Mark Watney Mars'a ayak basan ilk insanlardan biriydi. Şimdi ise, orada ölmesi neredeyse kesin.. 

Mark Watney, Mars'a inceleme yapmak üzere giden ekibin içindeki Botanist'di.. görevini yerine getirebildi mi? mars'tan dönebildi mi? orada neler yaşadı? bunların hepsini filmini izleyenler bilir ama ben kesinlikle önce okumanızı tavsiye ederim.. kitabı eşzamanlı olarak sevgili nesli ile birlikte okuduk ve şimdi ilk fırsatta film kulübümüz ile beraber bir film gecesi yapacağız.. 

okuma tarihlerim: 11 - 19 Nisan 2017
#okumaşenliğibahar2017
#beyazperdeyeaktarılmışbirkitap

18 Nisan 2017 Salı

kitap: alexandra cavelius: leyla;

Bosnalı Leyla büyük bir kâbusu atlatmıştı: Bosna'daki toplama kampında geçirdiği iki yılı. Binlerce kadının travma geçirmesine neden olan savaşın karanlık ve baskıcı yüzünü anlatan bir kadın... Onun isyankâr öyküsü ve acıyla dolu dokunaklı kaderi...

"Bu kitabın kapağını açmadan önce, cehenneme açılan bir kapının eşiğinde olduğunuzu bilmelisiniz. İnsan denilen yaratığın bütün kötülüklerini sergiye çıkarttığı bir coğrafyaya, Balkanlara adım atacaksınız.. Kadınların beden ve ruhlarının nasıl lime lime edildiğini okurken "insan uygarlığı" denilen barbarlıktan kaçıp, en vahşi hayvanların şefkatli uygarlığına sığınmak isteyeceksiniz."
-Sydsvenska Dagbladet.

17 Nisan 2017 Pazartesi

kitap: ahmet erol: erguvan zamanı;

12 Eylül karanlığında bir asker, politik bir cinayet ve bir idam...

Ahmet Erol, Erguvan Zamanı'nda 1980'ler Türkiyesi'nde tüm toplumu kuşatan suskunluk ve hukuksuzluğu, İstanbul'u fon alarak anlatıyor ve sıra dışı gençlik aşklarından derin devlet operasyonlarına, reklam dünyasından içi boşaltılan bankalara dek uzanıyor. Vicdan, sevgi, masumiyet ve şefkat gibi duyguların tam karşıtlarıyla çarpıştığı süreçte, erguvan renkli bir kentte yaşananlar, "Zaman, gerçekten her şeyin ilacı mıdır?" sorusunun da yanıtını oluşturuyor.

"Yüreğinde hissettikleri, bir kıskançlıktan daha çok, ihtiyaç duyma ya da özlemdi. Onun sadakatinden asla kuşkusu yoktu." (Tanıtım Bülteninden)

11 Nisan 2017 Salı

okuma şenliği bahar 2017: benim listem;

ilk kitapla başladım.. kış etkinliğine de kış kitabı ile başlamıştım ve çok uzun zamanda ikinci kitaba geçebilmiştim, umarım bu sefer öyle olmaz :)

elimde çokca okunacak kitap mevcut olduğundan listeyi doldurmakta zorlanmadım, sadece 2017 de basılmış kitabım yokmuş onu öğrendim :) o kategori içinde istediğim bir kitap vardı, yazdım ama alamazsam okumam, zaten tüm kitapları okumak benim için yüksek bir hedef.. 


herkese keyfili okumalar ♥

okuma şenliği kış2017: final;

bitti.. ilk defa şenliği yönetmeye çalıştık.. ne kadar faydalı olduk bilemem ama ne olursa olsun hep okuduk, okumaya çalıştık, okuyanları izlemeye çalıştık.. 

kim ne okumuş tek tek incelemeye, puanları toplamaya, listeleri çıkarmaya ve istatistikler yapmaya çalıştım.... 

gecikenler var onlardan da bilgi gelirse rapora ilave edeceğim.. kapandı kaçırdım demeyin bekliyoruz mutlaka.. 

10 Nisan 2017 Pazartesi

kitap: gabriel garcia marquez: kırmızı pazartesi;

Kolombiyalı büyük yazar Gabriel García Márquez'in 1981'de yayımlanan yedinci romanı Kırmızı Pazartesi, işleneceğini herkesin bildiği, engel olmak için kimsenin bir şey yapmadığı bir namus cinayetinin öyküsü. 

Hem Kolombiya'da, hem de yayımlandığı dünyanın dört bir yanındaki pek çok ülkede sarsıcı etkileri olmuş bir roman. Usta yazar, çocukluğunu geçirdiği kasabada yıllar önce yaşanmış bir cinayet olayını aktarıyor. Romanın kahramanı Santiago Nasar'ın öldürüleceği daha ilk satırlardan belli. Kırmızı Pazartesi, yalnızca bir cinayetin arka planını değil, bir halkın ortak davranış biçimlerinin potresini de çiziyor. Böylece, sonuna dek ilgiyle okuyacağınız bu kısa ve ölümsüz roman, bir toplumsal ruhçözümü niteliği de kazanmış oluyor.

kitap: zülfü livaneli: huzursuzluk;

Merhamet zulmün merhemi olamaz!

İstanbul’un kargaşası içinde sıradan bir yaşam süren İbrahim, çocukluk arkadaşı Hüseyin’in ölüm haberi üzerine doğduğu kadim kent Mardin’e gider. Onun, önce sevdaya sonra ölüme yazılmış, Mardin’de başlayıp Amerika’da sona ermiş hayatını araştırmaya koyulur. Böylece âdeta bir girdabın içine çekilir, tutkuyla ve hırsla gizemli bir kadının peşine düşer.

Harese nedir, bilir misin? Develerin çölde çok sevdiği bir diken var. Deve dikeni yedikçe ağzı kanar. Tuzlu kanın tadı dikeninkiyle karışınca bu, devenin daha çok hoşuna gider. Kanadıkça yer, bir türlü kendi kanına doyamaz… Ortadoğu’nun âdeti budur, tarih boyunca birbirini öldürür ama aslında kendini öldürdüğünü anlamaz. Kendi kanının tadından sarhoş olur.

Mardinli Hüseyin ile IŞİD zulmünü misliyle yaşamış Ezidi kızı Meleknaz’ın ve kelamın çocuklarının hikâyesi... Livaneli okuru, sevda ile acının iç içe geçtiği bir Ortadoğu gerçeğiyle buluşturuyor. (Tanıtım Bülteninden)

7 Nisan 2017 Cuma

etkinlik: okuma şenliği bahar 2017;

Daha kış etkinliği raporu çıkmadı ama yeni etkinliği soranlara müjde.. liste hazır katılımcıları bekliyoruz, kış etkinliği sonuçlarını da bir an önce gönderirsiniz, haydi heyecana kapılalım ve yeni listelerimize bakmaya başlayalım.. 

Her gün bir sayfa kitap okumadan uyumayalım!

4 Nisan 2017 Salı

motif: kırlent: rustic lace square;

şemasını şu yazımda paylaştım, model zor gibi görünsede kalın iple örüldüğü için zevkli ilerliyor.. ortayı örüyorsun, sonra kenarda çiçekler çıkıyor o son sırayı kurduk ördük derken bitiyor.. kırlent olarak eserim hazır.. diğer işlere bir ara verip ördüğüm için de ara sıcaklar gibi mutluluk verdi bana.. zira epeydir kırlent örmek istiyordum, bir sürü model arşivledim ama aklıma olmayan bir model ile bir anda mutlu oluverdim.. dikimi kolay çünkü hazır kılıfın üzerine monte edilecek kenarlardan o kadar, arkasını da örerek zaman harcamak istemedim.. 

kitap: tomris uyar: aramızdaki şey;


 Aramızdaki Şey, alabildiğine yalın ve süssüz bir anlatımla yazılmış kırmızı öykülerden oluşuyor. İlk öyküdeki kırmızı giysinin anımsattığı olasılıklar gitgide başka kırmızı olasılıklara açılıyor. Tomris Uyar'ın ana temadaki kırmızıyla belirmek istediği asıl şey dostluk, sarmallar çizen bir sevgidir. 
Tüm öykülerin arka planındaki renk, kızarmış yapraklarıyla sonbahardır. Yine diğer kitaplarında olduğu gibi toplumsal baskı bu kitabında da söz konusu.Kitabın son öyküsü "Akşam Alacası"nda Edip Cansever'in Tomris Uyar'a adadığı doğum günü şiirlerinden biri yer alıyor.

3 Nisan 2017 Pazartesi

kitap: gabriel garcia marquez: doğu avrupa'da yolculuk;

Sınıfların ortadan kalkması hayret verici bir şey. Herkes eşit, herkes aynı düzeyde, herkes kötü dikilmiş eski püskü giysiler içinde, ayaklarında kalitesiz ayakkabılar var. Hiç acele etmiyorlar, telaş yok, sanki yaşamak için her şeyi ağırdan alıp tüm vakitlerini kullanıyorlar. Burada da köylerdeki aynı saf, iyi kalpli ve sağlıklı kalabalık kitleler var ama devasa boyutlarda. 

Doğu Avrupa'da Yolculuk Gabriel García Márquez'in 1950'lerde gazeteci olarak Doğu Avrupa'daki sosyalist ülkelere yaptığı seyahatin bir güncesi. Doğu Almanya'dan başlayıp Çekoslovakya, Polonya, Macaristan ve Sovyetler Birliği'ne uzanan bu serüven boyunca okurlar Márquez'in hem yol arkadaşları ve tanıştığı kişilere dair gözlemlerini hem de dönemin toplumsal ve siyasi gelişmeleriyle ilgili yorumlarını bulacaklar, elbette hepsi yazarın kendine has renkli anlatımıyla. (Tanıtım Bülteninden)

30 Mart 2017 Perşembe

kitap: erhan bener: ilişkiler;



Bir oğul: Alkolik, otuz beş yaşında, işsiz, serserinin teki, kimilerine göre yakışıklı sayılır... Babası can çekişiyor... Tuhaf bir baba: "Atmaca" lakaplı, uçkuruna düşkün, ama artık tuş olmuş, pestili çıkmış bir pehlivan... Anası umursamıyor... Garip bir anne: Daha altı ay önce bikinisiyle bakışları üzerine toplayan, ama artık saçlarına bigudiler sarılı, eteği sarkmış, damarları fırlamış bir kadın... Ablası yanı başında... Değişik bir abla: Çocukluğunda bile hep, bir abladan çok, bir sevgili gibi düşlediği... Her derde deva bir aile dostu... İlginç bir dostluk: Yıllar içinde şekil değiştiren, kabuğunu atan, bambaşka bir içerik kazanan... 

Erhan Bener'in kaleminden, sıradışı bir ailenin, Ankara'dan Beyrut'a, Belgrat'tan Münih'e kadar uzanan, gerilimi Bolero temposunda yükselen sıradışı öyküsü...

28 Mart 2017 Salı

kitap: özdemir asaf: yalnızlık paylaşılmaz;

Yarın düzenleyecekler aşklarımızı,
Ner'deyse.
Huysuzluğumuz ondan.
Perdeleri kapatmalı mı?
Perdeyse.
Yaşamlarımızın, doğumlarımızın
Tadı kaçmadan..
Gökteyse, yerdeyse,
Bir şeyse.
Çarpık çizdiriyorlar,
Karanlık yazdırıyorlar,
Canından bezdiriyorlar..
Kırgınlığımız ondan.
Acı-acı güldürüyorlar..
Hırçınlığımız ondan.
Ağlamaca karamsarlık tütüyor
Buram-buram
Konularımızdan..
Burukluğumuz ondan.

24 Mart 2017 Cuma

geri dönüşüm: konserve kutusundan kalemlik;

ofiste iş aralarında yapılmış bir faaliyet.. durgun dönemlerin birşeyler üretiyorum diye kandırmacaları olsun dedim.. boş salça tenekesi, beyaz sprey boya ile komple boyadım ve kurumaya bıraktım..

ikinci gün ortadan ucuna doğru gri kullandım ve ağız kısmında da siyah ile tamamladım.. böylece siyahtan beyaza geçişli hareketli bir boyama yapmaya çalıştım..

işte bu kadar: rengarenk kalemlerle dolunca masamdaki yerini aldı..

motif: rustic lace square;

yapılacaklar listesinden bir işi daha ele aldım.. ama sadece başladım umarım ki bitiririm ama olsun, başlamak bitirmenin yarısıdır :)

motifi eski kayıtlarım silindiği için bulmakta zorlandım ama başardım, üstelik kendine özgü bir adı da varmış öğrenmiş oldum: Rustic Lace Square

şema aşağıda var.. motifi ilk kimin ördüğünü bulamadım o yüzden kimseyi kaynak gösteremiyorum, çok yerde görüp hep aklımda kaldığı içinde ilk kimde gördüm onu da hatırlamıyorum :)

İp: YarnArt Cotton Soft
Tığ: 2.00

21 Mart 2017 Salı

şiir: orhan veli: derdim başka...


    Sanma ki derdim güneşten ötürü;
    Ne çıkar bahar geldiyse?
    Bademler çiçek açtıysa?
    Ucunda ölüm yok ya.
    Hoş, olsa da korkacakmıyım zaten.
    Güneşle gelecek ölümden?
    Ben ki her nisan bir yaş daha genç,
    Her bahar biraz daha aşığım;
    Korkarmıyım?
    Ah, dostum derdim başka...

    [Orhan Veli]

    dünya şiir günüymüş eh bir kez daha en sevdiğim şiiri paylaşayım      
     dedim.. :)

7.motif etkinliği: birleştirmede yirmi motif:

motifler birleşmeye battaniyeyi oluşturmaya devam ediyorlar.. kendi başlarına değil tabi benim sayemde :) bu hafta pek elime alamadım ancak yirmi motif ekleyebildim.. il fotoğrafta iğne ile zemine sabitledim, çok germedim sadece motifin kendi alanı kadar düz tutmaya çalıştım.. ikinci fotoğrafta iğneleme yok kendi olduğu gibi duruyor, birinci tarafın iğnelenmiş olması sanırım ütü etkisi yarattı biraz daha düzgün duruyor ancak birleştikçe motifler kendiliğinden de düzeliyor potluklar.. tamamen bitinceye kadar iğneleme yapmayacağım, olduğu gibi bir halini görelim..  

tığ:3 numara
iplik: alize coton gold

17 Mart 2017 Cuma

7.motif etkinliği: birleştirme;

etkinliğimizde nihayet birleştirme çalışmalarına başladık.. daha çok deneme aşamasındayız :) örnek aldığımız battaniyede birleştirme daha farklıydı (aşağıdaki gibi) ama ben çok delikli bir sıra istemedim ama hala da kararsızım.. alternatif örülüşleri bekliyorum..

bu hali ile genişlik 28 cm oldu.. 

2 Mart 2017 Perşembe

kitap: nazan bekiroğlu: mücella;

Mücellâ bizleri 1920-1970'li yılların Türkiye'sinden nostaljik bir hikâyeyle buluşturuyor. Mücellâ, genç Cumhuriyet'le yaşıt bir kızın, unutulmuş kumaşların, kokuların, alışkanlıkların, iğne oyalarının, kimi yarım kalmış kimi tamamlanmış aşkların, hayatı seyretmekle yaşamak arasında gelip giden kadınların romanı.

28 Şubat 2017 Salı

kitap: zülfü livaneli: engereğin gözü;

yaşar kemal bu kitap için şöyle demiştir; bu roman, hem karanlığın, hem de aydınlığın romanı. en yıkılmış, en çürümüş bir insanın içindeki insani duyguların, bir an gelip, bir ışık topu olup parladığı roman, birçok nitelikleriyle yalnız ülkemizde değil, dünyada da hayranlıkla karşılanacak, hak ettiği yere oturacaktır.

romanın ismi hususunda tereddüte düşenler ise okuduklarında engereğin gözündeki kamaşma nın konu içindeki anlam vurgusunun ve iktidar, şiddet, adalet, cinsellik ve aşk temaları çevresinde duruşunun farkına varacaklardır.. 

Balkan Edebiyat Ödülü / 1997

okuma tarihlerim: 05.12.2016 - 26.02.2017
#güzokumaşenliği2016
#ismindebirorganismiolanbirkitap

24 Şubat 2017 Cuma

kitap: mustafa çiftçi: bozkırda altmışaltı;

Handan bakındı bakındı, "Yumurta alayım," dedi. "Ama az olsun. Taze olsun," dedi. "Nasıl olsa burayı öğrendim. Gelir taze taze alırım," dedi.


Sen gel tabii. Senin gelmediğin dükkânın ben anasını satarım. Sen gel tabii. Senin almadığın yumurtayı ben yere çalarım.



Sen gel tabii, ben tüm Yozgat'ı bırakır tüm malı sana saklarım sultanım, diyemedim. "Her zaman," dedim. "Her zaman bekleriz."

23 Şubat 2017 Perşembe

lise arkadaşlarımı buldum :)

iki gündür ne heyecan ne heyecan bende.. fotoğraftaki benim hem ortaokulu hemde liseyi okuduğum okulum, inegöl kız meslek lisesi.. koca altı yılı orada geçirdim, daha doğrusu yaşadım.. o zamanlar çünkü okul evimiz gibiydi, okula gitmek için can atardık.. hayatı orada öğrendik, yemek yapmayı, gülmeyi, büyümeyi oooff ne çok şeyi orada öğrendik.. öğretmenlerimiz ailemiz gibiydi.. belki her biri ile her birimiz aynı diyaloğu yakalayamamış olsak da.. her birimize için ayrı ayrı değer katan öğretmen ve arkadaşlarımız vardı..

20 Şubat 2017 Pazartesi

kitap: sabahattin ali: canım aliye, ruhum filiz;

Büyük sıkıntıların yaşandığı çalkantılı dönemlerde bile ailesinin sorumluluğunu taşıyan bir yazarın eş ve baba olarak portresini çizen bu mektuplar, Sabahattin Ali'yi yakından tanımamızı sağlıyor. 

"Bundan sonra hiç kimse sana benim kadar yakın olmayacak. Beraber Almanca öğreneceğiz, ben İngilizce öğrenmek istiyorum, beraber İngilizce dersi alacağız, ben kitaplar tercüme edeceğim, bunları beraber okuyacağız, neşeli ve kederli olacağız, ne olursa olsun, bütün bunlar hep beraber, hep ikimizin iştirakiyle olacak ve başka hiç kimse karışmayacak."  Tarihsiz bir mektuptan...

okuma şenliği kış 2017: ara rapor;

madem en çok okuyoruz bu sıralar, bir önceki yayından sonra bir yayın daha yapsam fazla olmaz dimi.. katılımcılardan bilgiler geldikçe, alt alta yazmaya çalıştım.. herkesin listesini varsa sayfa linklerini isimlerine bağladım.. sayfası olmayanın listesini yayına kattım.. eh şimdi bir bakalım; katılacağım deyip bilgi veren kimler, hiç sesi sedası çıkmayanlar kimler :) 


16 Şubat 2017 Perşembe

okuma şenliği kış 2017: neler okuduk, neler okuyoruz?

sevgili şenlik katılımcıları neler okuyoruz.. yarı dönem raporu alalım mı?


benim için verimsiz bir ilk yarı oldu, işlerin ve evin yoğunluğu ile kitap okuma saatlerim kısıtlandı, yollarda yağmur ve kardan kitap açıp okuyamadım ki bu büyük keyif ve ortalama 10 sayfa kaybettirdi her günden.. ama açığı kapatmak için sıkı bir plan yaptım bakalım nasıl ilerleyeceğim.. 

15 Şubat 2017 Çarşamba

kitap: vüs'at orhan bener: kurmacasız bir yaşam;

Tarih Vakfı'nın sözlü tarih projesi kapsamında 1995 yılında yapılan Vüs'at O. Bener'le kardeşi Erhan Bener'in video kayıtlarından ortaya çıkan Kurmacasız Bir Yaşam, epizodik belleğe dayalı bir geçmiş zaman hikâyesi.

Bener kardeşlerin çocukluk, gençlik ve yetişkinlik yılları; başlarından geçen birbirinden ilginç olaylar; yakın tarihimizin bilinen olaylarının perde arkası ve tanınan simalarla ilişkileri; meslek hayatları ve gönül kırıklıkları; edebiyata girişleri 1950'ler Ankara'sının kültürel ortamı...

Kısacası, Kurmacasız Bir Yaşam'ı okurken kendinizi hayata, edebiyata, tarihe ilişkin tanıklıkların ve lezzetli bir sohbetin ortasında bulacaksınız.
(Tanıtım Bülteninden)

pratik koltuk kılıfı dikimi;

elinizde bir kalıp yok ise, yada kaplanacak koltuk kalıp çıkarılması için bir hayli zor bir modele sahip ise, en iyisi kumaşı üzerine monte ederek kalıp almaktır.. yani kılıf olacak kumaşı sanki üzerine kaplar gibi koltuğa iğne ile tutturun.. mümkün ise teyelleme işlemini bu sırada yapın, iğneleri çıkardığınızda kılıf dikilmeye hazır olarak elinizde olacaktır.. ama zor ise iğneleri koltuktan ayırıp yerlerinden kaydırmadan iğneli hali ile kılıfı koltuğun üzerinden kaldırın..

14 Şubat 2017 Salı

geçici sevgililer günü :)

muhasebecilerin makus kaderi sanırım beyan günün son gününün bugün olması :) ama biz geçici vergi beyanını seviyoruz ki! yılı kapamadan önce güzel bir temizlik oluyor hesaplarda.. ama güncel iş yükünün geldiği noktaya bakarsak, kalıcısı da yoruyor geçicisi de.. o yüzden sevgilere sığınalım, sevdiklerimize sahip çıkalım.. ♥


9 Şubat 2017 Perşembe

hem mola hem blog gezisi;


bloglar arası ufak bir gezinti yaptım iş arası mola vermek babında.. nasıl bir cümle oldu bu bende bilmiyorum aslına bakarsanız çalışması zor bir dosya ile uğraşıyorum sıkıldım biraz mola vereyim dedim işten kaçtım yani onbeş dakka :) hani çay molası niyetine blog molası verdim.. 

bakalım kimler neler yapıyormuş;
rabia yeni bir tepsi boyamış, kedikız bloguna aktif olarak geri dönmek düşüncesinde.. 3prenses bir motifli hırkaya daha adım atarak beni iyice özendirmiş durumda.. taze nane kağıt bardakta kek yapmış, gittim geleceğim demiş ama 5 ay olmuş hala sesi çıkmamış.. tatyana zaten tanıdığımdan beri her yaptığı ile beni bayıltacak duruma getirmede usta..

8 Şubat 2017 Çarşamba

kitap: david duchovny: kutsal inek;

Hindistan'dan Türkiye'ye, İsrail'den Filistin'e kıtalararası bir macera!

X-Files ve Californication'ın yıldızı David Duchovny'den katıla katıla okunacak lezzetli bir hiciv,
iyimser bir sistem eleştirisi, bir doğal hayat manifestosu.

Siz, ben, biz, yabandaki hayvanlar, dizinizin dibindeki hayvanlar, tabağınızdaki hayvanlar, yanınızda duran kişi... Hepimiz biriz. Hepimiz kutsalız.

7 Şubat 2017 Salı

kitap: murat atabarut: kış masalları;

inanamıyorum şu anda kendime.. dün akşam kitabı bitirdim ve bugün yayınlıyorum.. birikmiş yayınlar bitti pardon yalan olmasın bir kitap yayını kaldı onunda foto arşivleri eski telefonda kaldı, o hariç eski yayın kalmadı elimde.. çok sevindim şimdi kendi kendime :) 

kış masalları bildiğim kadarıyla yazarın tek kitabı, kendisi mimar ama yazmaya olan sevdası derinmiş ki harika bir roman çıkarmış.. kafkas'lardan uludağ'ın eteklerine uzanan aşklar, hayatlar, varlıklar, yokluklar.. bir romanın içinde ikinci bir aşk hikayesi olsa olmaz diyebilirsiniz hani asıl hikayeyi bölüyor dersiniz.. ama değil.. öyle güzel harmanlanmış ki hikaye kaç aşk hikayesi okudum hepsi aynı etkiyi yaptı bende.. 

süslü kurşun kalemler;

bereket, şans anahtarlıkları kalemlere taşındılar.. tatlı ciciş öğrencilere hediye gittiler.. bir yerlerde gördük benzerini yaparmıyız diye düşündük zira zaten anahtarlık yapmıştık tecrübeliyiz dedik biraz bujiteri malzemelerini karıştırdık sonra yeğen ile kalemleri aldık oturduk.. tepedeki aparatı çok tesadüfen bulduk kalemlere küçük geldi biraz açtık açacak ile silikon ile tepelerine tutturduk.. geri kalanlar objeler, süsler, boncuklar.. kalem bitince çıkarılıp silikon ile başka kaleme de rahatça takılabilir.. 

kalemi elden bırakmayın, okumak kadar okuduklarını yazmak da anlamlı şu dünyada.. bilgi paylaşmanın aracıdır kalem..

6 Şubat 2017 Pazartesi

7.motif etkinliği gelenler;

etkinliğin örme kısmı bitmek üzere son ayın son turlarını atıyoruz.. birleştirmeye nasıl ne zaman geçeceğiz inanın hep birlikte merak içindeyiz :) 

motiflerin ilk partisi ilk ay sevgili zoitsa'dan geldi.. yanındaki süprizler de bizi çocuk gibi mutlu eden güzellikler.. tek şart kitap olmasına rağmen herkesin gönlünden, elinden bir sürü güzellik taşıyor birbirimize.. zira biz böyle mutlu oluyoruz.. çünkü birbirimizi mutlu ediyoruz.. karşılıksız, beklentisiz.. ♥

tiyatro: anton çehov: martı;

Martı, Anton Çehov'un dört büyük tiyatro oyunu kabul edilenler arasında ilk yazılmış olanıdır. 1895'de yazılan oyun, dört ana karakter arasındaki romantik ve sanatsal çatışmalar etrafında geçer. Bu karakterler, saf bir kız olan Nina, sönmekte olan yıldız Irina Arkadina, deneysel oyun yazarı oğlu Konstantin Treplev ile ünlü ve pek kültürlü olmayan yazar Trigorin'dir.

Çehov'un diğer oyunları gibi Martı da derinlemesine işlenmiş çeşitli karakterlerin ansambl kast anlayışıyla canlandırılmasına dayanır. 19. yüzyılın melodramatik tiyatro anlayışının aksine, Konstantin'in intihar girişimleri gibi dehşet verici eylemler sahnede gösterilmez. Karakterler altmetin olarak bilinen kavram doğrultusunda konular etrafından dolanır; ancak, onları açıkça işaret etmez.

hızlı bir eminönü turundan;

Gök mavi , deniz mavi , İstanbul mavi ... 
Ne güzel bir renksin sen mavi .. Ne güzel bir şehirsin sen İstanbul [hasibe]



bu şehre aşık olmak bu yüzden.. bu şehirden kaçamamak bu yüzden... içindeki dışındaki gelip geçenleriyle bir başka İstanbul'da yaşamak, bir an da olsa insanda derin izler bırakıyor.. ki yıllarını geçirince daha da bir etkili bu şehir..


1 Şubat 2017 Çarşamba

unutulmayanlar; Barış Manço; ♥

Mehmet Barış MANÇO (2 Ocak 1943 - 1 Şubat 1999), 
Türk besteci, şarkı sözü yazarı ve TV programı yapımcısıdır. Türkiye'de rock müziğinöncülerinden, Anadolu Rock türünün kurucuları arasında sayılır. Müziğe başlangıcı Galatasaray Lisesi'nde oldu. Yüksek öğrenimini Belçika Kraliyet Akademisi'nde tamamladı. Bestelediği 200’ün üzerindeki şarkısı, kendisine 12 altın ve bir platin albüm ve kaset ödülü kazandırdı. Bu şarkıların bir bölümü daha sonra ArapçaBulgarcaFlemenkçeAlmanca , FransızcaİbraniceİngilizceJaponca veYunanca olarak yorumlandı ve Barış Manço, kimi şarkılarını günlük hayatından aldı. “Domates, Biber, Patlıcan”, buna bir örnektir. Hazırladığı televizyon programıyla dünyanın pek çok ülkesine gitmiş, bu nedenle "Barış Çelebi" olarak adlandırılmıştır. 

kitap: cengiz aytmatov: beyaz gemi;

Masalla gerçeği birleştiren bir eser. Geçmişi temsil eden dede ile geleceği temsil eden çocuk arasında dramatik bir ilişki kurarak insan duygu ve düşüncelerine kendine has yorumlar getirilir. Adı eserde hiç geçmeyen çocuğun saf ve temiz dünyasından, hayatın acı ve çıplak gerçeğine uzanan bir roman kurgusu meydana çıkarılır. Aytmatov’un, edebiyat âleminde geniş akisler uyandıran, uzun yıllar tartışılan, verilmek istenen mesajla yaratılan tiplerin büyük bir uyum sağladığı eserlerinden biridir. [tanıtım bülteninden]

31 Ocak 2017 Salı

anahtarlık: bereket & şans;

bereket şans anahtarlığı epey bir zaman önce modellemişim.. bohça süsü olarak sade bir kilitli iğne olmasın sonradan bir işe yarasın diye minik anahtarlıklara boncukları takıp biraz daha anlamlı olsun diye ilaveler yapmıştım.. çok beğenilen bu anahtarlıklardan zaman zaman dostlara yapıp verdim.. eh takı tuku kutuları açığa çıkmışken biraz daha üreteyim dedim.. sevdiğiniz objeleri, boncukları halkalara geçirin zincire tutturun.. birde anahtar halkası takınca hazır..  

kitap: ellen marie wiseman: erik ağacı;


Köklerin neredeyse orada çiçek açarsın...


Büyükannemin söylediği en güzel sözdü bu. Çünkü kökün ne kadar güçlü olursa vereceğin meyve de o kadar güzel olur. Ancak benim meyve verecek dallarımı daha on yedi yaşındayken kırdılar. Dün ile bugün arasında öyle çok fark var ki... Isaac ile erik ağaçlarının arasında koşturup, birlikte büyüdüğümüz küçük Alman köyüne rüzgârlı tepeden baktığımız günler çok mu geride kaldı şimdi?



1938 yılının sonbaharı, neden savaşı beraberinde getirdi ki? Sürekli kulağımda yankılanan bomba ve siren seslerini kim silecek? Ailem ve ben sığınağa tam vaktinde gidebilecek miyiz düşüncesinden ne zaman kurtulacağım peki?

30 Ocak 2017 Pazartesi

ayraç: keçe: pisi pisili;

bir konu veya kişiye göre bir üretim yapmak çok zevklidir biliyorsunuz.. bir dönem her kitaba uygun ayraçlar yapmıştım.. bu ayraç da kedi sever birine yapıldı ki çok belli değil mi?

figürlerin bir çoğu düğme, ben keski ile alt kısımlarındaki dikim parçasını kestim ve silikon ile keçe ayracın üzerine yapıştırdım.. biraz da iğne iplik oyunları ile yazı yazmaya çalıştım.. 

tema çalışması yaparsanız böyle hediye verirken daha yaratıcı ve anlamlı işler ortaya çıkıyor bence.. 

ayraç: keçe: kartaneli;

aslında hiç zor değil bu güzellikleri ortaya çıkarmak ama vakit bulup malzemelerin başına oturmak mesele :) son zamanlarda bunu çokça söylemekten de sıkıldım doğrusu.. o yüzden geçen gece kutuları döktüm masanın üzerine basit de olsa el emeği bir hediye göndermiş oldum sevgili zoitsa'ya.. malum motifler bitti paket yaptım, hediye olarak tek şartımız kitap dı, onu da ilave ettim ama bu güzellik ortaya çıkınca kargoya verebildim paketi :) çok büyük bir şey değil ama dediğim gibi kendim yapabildiğim birşey olsun istedim, malum emek değerli ve birbirimizde bıraktığımız hatıralar da öyle..

kitap: j.a.redmerski: hiçliğin kıyısında;


Yirmi yaşındaki Camryn, alışılmışın dışında bir yaşam tarzı düşlemektedir. Fakat başına gelen trajediler bu yaşamı kendisinden zorla çekip alınca, ilk bulduğu otobüse atlayarak varış noktasını bilmediği bir yolculuğa çıkar. Çıktığı bu kendini yeniden keşfetme yolculuğunda, kendisi gibi nereye gideceğini bilmeyen, Andrew Parrish adında biriyle tanışır. Fakat Andrew'un da bazı karanlık sırları vardır…

29 Ocak 2017 Pazar

kitap: sait faik: bitmemiş senfoni;

Bu kitap, Sait Faik Abasıyanık'ın yayımlanmamış ve Burgaz'daki Sait Faik Müzesi arşivinde bulunan ilk müsveddeleri ya da başka bir deyimle, yarıda kalmış ürünlerini biraraya getirmektedir. Bu nedenle kitabı, Bitmemiş Senfoni olarak adlandırmayı uygun bulduk. Bu kitap, onun yapıtlarının toplu kaynakçasını da içermektedir. Böylece, Sait Faik'in yapıtları konusunda inceleme yazacaklara kolaylık da sağlamaktadır. 

okuma tarihlerim: 15.08.2016 - 16.08.2016
#yazokumaşenliği2016
#sanattemalıbirkitap
                                                                                   

28 Ocak 2017 Cumartesi

kitap: mert ofluoğlu: ters düz;


Trabzon'un Bozbalık Köyü'nde doğan Ece Duman'ın çocukluğu, annesi onu doğururken öldüğü ve babası başka bir kadınla evlendiği için çok kötü geçmiştir. Ece on yaşına geldiğinde, üvey annesinin hamile olduğunu öğrenir ve İstanbul'daki teyzesinin yanına taşınır. Şimdi yirmi sekiz yaşında, yakında yeni kitabını çıkaracak olan tanınmış bir yazardır. Eski hayatını tamamen geride bırakmayı başarmıştır ve hiçbir şeyin bunu bozmasına izin vermez. Ta ki, yıllardan beri hiç iletişim kurmadığı babasının kaybolduğunu öğrenene dek. Artık herkesten, kendisinden bile sakladığı geçmişiyle yüzleşmek zorundadır. 

Ece, on sekiz yıl sonra Bozbalık'a geri döner. Köyde hiçbir şeyin bıraktığı gibi kalmadığını, her şeyin zaman içinde değişmiş olduğunu görür. O zamana dek varlıklarından bile haberdar olmadığı üvey kardeşleriyle tanışır. Kendini bir anda karmaşık bir ilişkiler ağının, karanlıkta gizlenen sırların, baş etmesi zor bir aşk ikileminin içinde bulur. Ve karşılaştığı her imkânsızlığa rağmen, babasına ne olduğunu bulmaya kararlıdır. Ucunda ölüm bile olsa… [tanıtım bülteninden]

27 Ocak 2017 Cuma

kitap: paulo coelho: elif;

tren gördüğümde aklıma gelen kitap oldu elif.. ismi ile okurken anlatılanları bağdaştıramadım ama derin düşününce çokda adını hak eden bir kitap olduğunu biliyorum.. derin derken çokda kafayı yemeden düşünmek lazım.. reankarnasyon benzeri olaylarla kendini bulmaya çalışan bir adam ve hedeflerinin peşinden giden bir kızın öyküsü.. yada yolları bir tren yolculuğunda kesişen iki gezginin öyküsü.. 
okuma tarihlerim: 1.05.2016 - 06.06.2016
#baharokumaşenliği2016
#kapağındakibaskınrengikırmızımaviyeşilolanbirerkitap

26 Ocak 2017 Perşembe

kitap: albert camus: yaz;

Yaz 'da Cezayır 'in sıcak ve aydınlık doğasından Antik Yunan 'ın ölçülü ve ışıklı düşüncesine uzanır . Böylece, Avrupa 'nın kapıldığı yıkıcı tutkuyu yalın olduğu kadar hayrınlık uyandıran bir mantıkla yargılar ve ortaya çıkan Akdeniz bilinci Albert Camus 'nün mutluluk etikasını yarıtır .. [DR tanıtım bülteninden]

sekiz öyküden oluşan yaz, yazarın ilk okuduğum kitabı.. aslında hep yabancı'yı duydum ve merak etmiştim ama yaz şenliği için yaz'lı bir kitap ararken bunu buldum :) 

okuma tarihlerim: 26.08.2016 - 27.08.2016
#yazokumaşenliği2016
#adıyazmevsiminiçağrıştıranyadayazıngeçenolaylarınanlatıldığıbirkitap

25 Ocak 2017 Çarşamba

kitap: morris: red kit;

bu çizgi roman çok eğlenceli bir okuma oldu benim için.. hemde çocukluğumdan sevdiğim karakterlerde biri olunca daha da keyifli oldu.. ordan burdan kısa kısa okumuşluğum vardı ama bütünden bir çizgi roman okuyuşum ilk.. hemde ciltli harika bir kitabı kütüphaneme katmış oldum.. 
büyük küçük demeden herkes okumalı, içimizdeki çocuğu canlı tutmak lazım :) zira çocukluk günleri halleri bir başka.. 

okuma tarihlerim: 03.06.2016 - 20.06.2016#baharokumaşenliği2016#çizgiromanmangayadabirfotoromankitabı

kitap: yusuf atılgan: aylak adam;

biraz içimizdeki şeytan kitabından ömer'e benzettim bu karakteri.. yani adamımız aylak'ı :) kendisini böyle tanımlaması oldukça komiğime gitti ama kendinin ne olduğunu bilmesi gibi de güzel bir meziyete sahip olduğundan da takdir ettim doğrusu.. çocukluk yıllarında yaşadıkları ve özellikle babasının ona karşı olan tutumu ile gençlik yıllarında aylak olmuş.. kendini bulamamış arayış içinde bir kişilik.. aynı zamanda bir anda aşık olduğu kim olduğunu bilmediği bir kızı aramakta.. bu arayış peşinde sürüklendiği yaşamlar.. 

daha fazlası için sizi kitabın içine alalım..


okuma tarihleri: 21.12.2016 - 05.01.2017
#güzokumaşenliği2016
#kendimbelirlediğimtemayauygumdörtkitap
#birlikteokuyalım
#motifçilerbirlikteokuyor

24 Ocak 2017 Salı

kitap: vladimir nabokov: lolita;

kitabın kahramanı antipatik kahraman, aslında ne deniyor bu tarz kitaplara dur bakıp geliyorum :) zaten anti kahraman deniyormuş, başka bir tanımlama bilen varsa söylesin.. sapıkça duygular ile sevgiyi, aşk ile çocuk seviciliğini karıştıran, kendince fedakar ama dışarıdan bakıldığında çıkarcı bir adamın öyküsü yada bu adamdan zarar görmüş bir lolita'nın..

7.motif etkinliği: benim raporum;

etkinliğimizin birinci ayında gonca'nın motiflerini ördüm.. kasım ayının sonunda bitirdim ancak gönderimi için herkesi bekleyeyim derken herkes gönderdi ben en sona kaldım :) aralık ayının sonunda ancak başardım kargoya gitmeyi.. neden öyle oldu hala bilgim yok :)) 

etkinlik ipimiz alize coton gold, seçim zamanı epey bir yordu bizi ama iyiki de seçmişiz dedirtti örerken.. hemen hemen herkes çok memnun kaldı.. bu ipi çok sevdik ki biz :) motif zaten kare olmadığı için benim için eğlenceli bir örgü zamanı oldu.. 

ayrıca ilk kez sihirli halkayı böyle seri bir iş için kullandım ve neden daha önce kullanmadım diye de söylendim kendime.. 

bazı modellerde kesinlikle kullanılması gereken bir teknik..