26 Nisan 2017 Çarşamba

kumaş kitap kabı;

tembellikte dip yaptım bu sıralar, bahar çarptı beni de.. o kadar kitap okuyoruz biraz da kitaplara kılıf dikelim dedim işe koyuldum..

ebat olarak ortalama bir ölçümleme yaptım belli boyutlardaki kitaplarla kullanılabilir bir boyut çıkarmaya çalıştım..

keçe kitap kılıfı modeline bakmak için tık tık

kitap: mehtap soyuduru çiçek: yolcu;

Gözlerini kapadı. Ben de kapıya yöneldim. Gittiğimi görmemek için gözlerini kapadığını düşündüğüm saniyelerde, "Menekşe!" diye seslendi. Dönüp baktığımda ona, "İlkbaharda senin gibi mor çiçekler açacağım, söz veriyorum," diye vaad etti bana. Şefkatle titredi kalbim sözlerine. "Kıyamam ben senin o iğneli yapraklarına, ben seni öyle sevdim," dedim ve kapıdan çıktım.

Bir doğu treninde başlayan 'Yolcu' hikâyesinin mor menekşe ile çam ağacının aşkına bürünmüş nostaljik hali...

24 Nisan 2017 Pazartesi

gezi: bursa: inegöl: oylat mağarası;

video

Oylat Mağarası, Bursa ili İnegöl ilçesindeki turistik mağara. Mağara 665 m uzunluk, 95 m yüksekliğe sahiptir. Oylat Deresi'nin batı kenarında, Kanyon yamacında asılı durumda, yatay duruşlu, oluşumunu tamamlamış fosil bir mağaradır.

kitap: kazuo ishiguro: uzak tepeler;

Japon asıllı İngiliz yazar Ishiguro, ilk romanı Uzak Tepeler'de büyük toplumsal dönüşümlerin bireyler üzerindeki yıkıcı etkisini, görev duygusu ile özgürlük arzusu arasındaki çatışmayı ve modern çağda kimlik arayışını ustalıkla anlatıyor.

İngiltere'de yalnız başına yaşayan yaşlı Japon kadını Etsuko'nun büyük kızı Keiko intihar eder. Kısa süre sonra Etsuko'nun küçük .kızı Niki annesini ziyarete gelir ama anne kız arasındaki duygusal mesafe, Etsuko'nun anılarına gömülmesiyle daha da artar. İkinci Dünya Savaşı'nın bitişinden sonra ilk kocasıyla birlikte Nagazaki'de yaşayan Etsuko, o yıllarda komşusu Sachiko ve onun küçük kızı Mariko'yla kurduğu arkadaşlığı hatırlar. Bugünle ilgili bazı gerçekleri açıklayabilmek için, geçmişin bu dönemini gözden geçirmeye ihtiyacı vardır.

20 Nisan 2017 Perşembe

kitap: andy weir: marslı;

O, dünyanın en ünlü adamı, sorun şu ki, dünyada değil.. 

Goodreads okurlarına göre 2014'ün En İyi Bilimkurgu Romanı! Altı gün önce, Mark Watney Mars'a ayak basan ilk insanlardan biriydi. Şimdi ise, orada ölmesi neredeyse kesin.. 

Mark Watney, Mars'a inceleme yapmak üzere giden ekibin içindeki Botanist'di.. görevini yerine getirebildi mi? mars'tan dönebildi mi? orada neler yaşadı? bunların hepsini filmini izleyenler bilir ama ben kesinlikle önce okumanızı tavsiye ederim.. kitabı eşzamanlı olarak sevgili nesli ile birlikte okuduk ve şimdi ilk fırsatta film kulübümüz ile beraber bir film gecesi yapacağız.. 

okuma tarihlerim: 11 - 19 Nisan 2017
#okumaşenliğibahar2017
#beyazperdeyeaktarılmışbirkitap
#motifçilerbirlikteokuyor

18 Nisan 2017 Salı

kitap: alexandra cavelius: leyla;

Bosnalı Leyla büyük bir kâbusu atlatmıştı: Bosna'daki toplama kampında geçirdiği iki yılı. Binlerce kadının travma geçirmesine neden olan savaşın karanlık ve baskıcı yüzünü anlatan bir kadın... Onun isyankâr öyküsü ve acıyla dolu dokunaklı kaderi...

"Bu kitabın kapağını açmadan önce, cehenneme açılan bir kapının eşiğinde olduğunuzu bilmelisiniz. İnsan denilen yaratığın bütün kötülüklerini sergiye çıkarttığı bir coğrafyaya, Balkanlara adım atacaksınız.. Kadınların beden ve ruhlarının nasıl lime lime edildiğini okurken "insan uygarlığı" denilen barbarlıktan kaçıp, en vahşi hayvanların şefkatli uygarlığına sığınmak isteyeceksiniz."
-Sydsvenska Dagbladet.

17 Nisan 2017 Pazartesi

kitap: ahmet erol: erguvan zamanı;

12 Eylül karanlığında bir asker, politik bir cinayet ve bir idam...

Ahmet Erol, Erguvan Zamanı'nda 1980'ler Türkiyesi'nde tüm toplumu kuşatan suskunluk ve hukuksuzluğu, İstanbul'u fon alarak anlatıyor ve sıra dışı gençlik aşklarından derin devlet operasyonlarına, reklam dünyasından içi boşaltılan bankalara dek uzanıyor. Vicdan, sevgi, masumiyet ve şefkat gibi duyguların tam karşıtlarıyla çarpıştığı süreçte, erguvan renkli bir kentte yaşananlar, "Zaman, gerçekten her şeyin ilacı mıdır?" sorusunun da yanıtını oluşturuyor.

"Yüreğinde hissettikleri, bir kıskançlıktan daha çok, ihtiyaç duyma ya da özlemdi. Onun sadakatinden asla kuşkusu yoktu." (Tanıtım Bülteninden)

11 Nisan 2017 Salı

okuma şenliği bahar 2017: benim listem;

ilk kitapla başladım.. kış etkinliğine de kış kitabı ile başlamıştım ve çok uzun zamanda ikinci kitaba geçebilmiştim, umarım bu sefer öyle olmaz :)

elimde çokca okunacak kitap mevcut olduğundan listeyi doldurmakta zorlanmadım, sadece 2017 de basılmış kitabım yokmuş onu öğrendim :) o kategori içinde istediğim bir kitap vardı, yazdım ama alamazsam okumam, zaten tüm kitapları okumak benim için yüksek bir hedef.. 


herkese keyfili okumalar ♥

okuma şenliği kış2017: final;

bitti.. ilk defa şenliği yönetmeye çalıştık.. ne kadar faydalı olduk bilemem ama ne olursa olsun hep okuduk, okumaya çalıştık, okuyanları izlemeye çalıştık.. 

kim ne okumuş tek tek incelemeye, puanları toplamaya, listeleri çıkarmaya ve istatistikler yapmaya çalıştım.... 

gecikenler var onlardan da bilgi gelirse rapora ilave edeceğim.. kapandı kaçırdım demeyin bekliyoruz mutlaka.. 

10 Nisan 2017 Pazartesi

kitap: gabriel garcia marquez: kırmızı pazartesi;

Kolombiyalı büyük yazar Gabriel García Márquez'in 1981'de yayımlanan yedinci romanı Kırmızı Pazartesi, işleneceğini herkesin bildiği, engel olmak için kimsenin bir şey yapmadığı bir namus cinayetinin öyküsü. 

Hem Kolombiya'da, hem de yayımlandığı dünyanın dört bir yanındaki pek çok ülkede sarsıcı etkileri olmuş bir roman. Usta yazar, çocukluğunu geçirdiği kasabada yıllar önce yaşanmış bir cinayet olayını aktarıyor. Romanın kahramanı Santiago Nasar'ın öldürüleceği daha ilk satırlardan belli. Kırmızı Pazartesi, yalnızca bir cinayetin arka planını değil, bir halkın ortak davranış biçimlerinin potresini de çiziyor. Böylece, sonuna dek ilgiyle okuyacağınız bu kısa ve ölümsüz roman, bir toplumsal ruhçözümü niteliği de kazanmış oluyor.

kitap: zülfü livaneli: huzursuzluk;

Merhamet zulmün merhemi olamaz!

İstanbul’un kargaşası içinde sıradan bir yaşam süren İbrahim, çocukluk arkadaşı Hüseyin’in ölüm haberi üzerine doğduğu kadim kent Mardin’e gider. Onun, önce sevdaya sonra ölüme yazılmış, Mardin’de başlayıp Amerika’da sona ermiş hayatını araştırmaya koyulur. Böylece âdeta bir girdabın içine çekilir, tutkuyla ve hırsla gizemli bir kadının peşine düşer.

Harese nedir, bilir misin? Develerin çölde çok sevdiği bir diken var. Deve dikeni yedikçe ağzı kanar. Tuzlu kanın tadı dikeninkiyle karışınca bu, devenin daha çok hoşuna gider. Kanadıkça yer, bir türlü kendi kanına doyamaz… Ortadoğu’nun âdeti budur, tarih boyunca birbirini öldürür ama aslında kendini öldürdüğünü anlamaz. Kendi kanının tadından sarhoş olur.

Mardinli Hüseyin ile IŞİD zulmünü misliyle yaşamış Ezidi kızı Meleknaz’ın ve kelamın çocuklarının hikâyesi... Livaneli okuru, sevda ile acının iç içe geçtiği bir Ortadoğu gerçeğiyle buluşturuyor. (Tanıtım Bülteninden)

7 Nisan 2017 Cuma

etkinlik: okuma şenliği bahar 2017;

Daha kış etkinliği raporu çıkmadı ama yeni etkinliği soranlara müjde.. liste hazır katılımcıları bekliyoruz, kış etkinliği sonuçlarını da bir an önce gönderirsiniz, haydi heyecana kapılalım ve yeni listelerimize bakmaya başlayalım.. 

Her gün bir sayfa kitap okumadan uyumayalım!

4 Nisan 2017 Salı

motif: kırlent: rustic lace square;

şemasını şu yazımda paylaştım, model zor gibi görünsede kalın iple örüldüğü için zevkli ilerliyor.. ortayı örüyorsun, sonra kenarda çiçekler çıkıyor o son sırayı kurduk ördük derken bitiyor.. kırlent olarak eserim hazır.. diğer işlere bir ara verip ördüğüm için de ara sıcaklar gibi mutluluk verdi bana.. zira epeydir kırlent örmek istiyordum, bir sürü model arşivledim ama aklıma olmayan bir model ile bir anda mutlu oluverdim.. dikimi kolay çünkü hazır kılıfın üzerine monte edilecek kenarlardan o kadar, arkasını da örerek zaman harcamak istemedim.. 

kitap: tomris uyar: aramızdaki şey;


 Aramızdaki Şey, alabildiğine yalın ve süssüz bir anlatımla yazılmış kırmızı öykülerden oluşuyor. İlk öyküdeki kırmızı giysinin anımsattığı olasılıklar gitgide başka kırmızı olasılıklara açılıyor. Tomris Uyar'ın ana temadaki kırmızıyla belirmek istediği asıl şey dostluk, sarmallar çizen bir sevgidir. 
Tüm öykülerin arka planındaki renk, kızarmış yapraklarıyla sonbahardır. Yine diğer kitaplarında olduğu gibi toplumsal baskı bu kitabında da söz konusu.Kitabın son öyküsü "Akşam Alacası"nda Edip Cansever'in Tomris Uyar'a adadığı doğum günü şiirlerinden biri yer alıyor.

3 Nisan 2017 Pazartesi

kitap: gabriel garcia marquez: doğu avrupa'da yolculuk;

Sınıfların ortadan kalkması hayret verici bir şey. Herkes eşit, herkes aynı düzeyde, herkes kötü dikilmiş eski püskü giysiler içinde, ayaklarında kalitesiz ayakkabılar var. Hiç acele etmiyorlar, telaş yok, sanki yaşamak için her şeyi ağırdan alıp tüm vakitlerini kullanıyorlar. Burada da köylerdeki aynı saf, iyi kalpli ve sağlıklı kalabalık kitleler var ama devasa boyutlarda. 

Doğu Avrupa'da Yolculuk Gabriel García Márquez'in 1950'lerde gazeteci olarak Doğu Avrupa'daki sosyalist ülkelere yaptığı seyahatin bir güncesi. Doğu Almanya'dan başlayıp Çekoslovakya, Polonya, Macaristan ve Sovyetler Birliği'ne uzanan bu serüven boyunca okurlar Márquez'in hem yol arkadaşları ve tanıştığı kişilere dair gözlemlerini hem de dönemin toplumsal ve siyasi gelişmeleriyle ilgili yorumlarını bulacaklar, elbette hepsi yazarın kendine has renkli anlatımıyla. (Tanıtım Bülteninden)