18 Ocak 2013 Cuma

yenileme: şiş kutusu;


bundan bir şey olur mu? diye sıkça kullandığımız bir cümlemiz var değil mi hepimizin :) işte benimde bu cümleyi kullanıp da cevabını evet olarak verdiğim objelerden biri bu: şiş kutusu.. eski hayatında zeytinyağı şişesinin kutusu idi.. o zamanda şıktı.. ama şimdi odamın dekoruna uygun zebra desenini alınca daha da bir sevgi dolu oldu :) 




11 yorum:

ada ve deniz dedi ki...

kesinlikle tam senin odaya göre olmuş bu....Ben bu tür şeyleri kullanamıyorum işte. Evde iki erkek çocuğu olunca şişlerin oyuncak olma ihtimal var ya da kendilerine zarar verebilirler. Hep çekyat altlarında tıkılıdır benimkiler

suhuba dedi ki...

Evet hakikaten süper... Ama desende çok hoş. ellerine sağlık

Nilgün Komar dedi ki...

evet saadetim tehlike konusuna karşılık el uzanmayan bir noktaya koydum :)

suhubam çok merciii...

Banuca dedi ki...

Evvveeet... Beni Nilgün yaptı diyen bir şiş kutusu, öptüm seni :)

vişnap dedi ki...

Canımmm ellerine sağlık.

elidea dedi ki...

İyi fikir :) Ellerinize sağlık.

mevlüde Turk dedi ki...

Nilgun hanim'cigim cahilligime verin ne olur:) ama ben anlayamadim zeytinyagi sisesi kutusu derken??? Ben burda hic oyle birsey gormedim cunku, bende kot pantalon pacasindan yapmistim sislerim icin ama bunun goruntusunu cok begendim, ellerinize saglik.

Nilgün Komar dedi ki...

ablam bende seni çok öpüyorumm...

vişnapım; çok merci..

elidea; teşekkür ederim...

mevlüdeciğim; bu zeytinyağı şişesinin dış ambalajı idi.. yani şişeyi ayrıca bir rulo şeklinde kutuya daha koymuşlardı.. hemde kapaklı.. yağı bayılarak kullandık ayrı bu kutsunun da işe yaraması ayrı bir güzellik oldu.. şimdi sıra şişesinde çok ince boyunlu bir şişesi var bakalım onu değerlendirebilecekmiyiz..

nurtenbegendi.blogspot.com dedi ki...

Epeydir uğrayamadım. Selam vermek istedim. İyi tatiller.

Nilgün Komar dedi ki...

canım benim hoşgeldin sefa geldin.. muckk...

nurtenbegendi.blogspot.com dedi ki...

:)) Nilgüncüm, öncelikle ziyaretin için teşekkürler. Sonra da motif meselesine gelecek olursak: Motiflerden sadece 1 renk benim elimi tutuyordu. Bununla beraber hiç biri birbirini tutmuyordu. En küçüğüyle en büyüğü arasında 2 sıraya yakın bir boy farkı vardı ama elbette sayıları aynı olduğu için etrafına sıra geçemezdim. Küçük olanların ipinden aldım 2 yumak, yeniden ördüm. Elde kalan motifleri koltuk şalı falan yaparak değerlendirmeyi düşünüyorum. En büyük olan ve hiç birine uyması mümkün olmayan rengi, tesadüfen benim de göndereceğim renk olduğu için, ayıptır söylemesi, o arkadaşa gönderdim, kendi ördüklerim bende kaldı:)) Diğer 2 renk o kadar pofuduk örülmüştü ki, minik lifler gibi, çok sevimliydiler, boyutları da kabul edilebilir sınırda farklı olduğundan etraflarını azıcık gevşek ya da dar tutarak ayarladım. Bu etkinlik de bitti ya, bir daha asla böyle bir şeye girmem. Ha şu olur; kimsesizlere, yaşlılara, şehit yakınlarına falan gibi sosyal sorumluluk projelerine tek parçalık şeyler üretebilirim. Ama bu iyi bir niyet olmakla beraber sanırım herkes için sıkıntılı oldu. Yine de projede yer almaktan kendi adıma bir mutluluk duyuyorum. Çünkü insanlar birbirlerine motiften ziyade iyi duygular, samimiyet, gönülden kopan hediyeler, sevgi gönderdiler. Yoksa, elbette hiç birimizin böyle astarı yüzünden pahalı bir bahtaniyeye ihtiyacı yoktu:) Önemli olan bu duyguyu yaşamaktı. Hele bana motif gönderilen o ilk ayı hiç unutamayacağm. Bir kaç güne bir iş yerime paket geldi. Çok sevimli bir duygu. İnsan kendisini mutlu hissediyor. Daha ne istenir ki? Bana bu duyguyu yaşattıkları için o arkadaşlara çok minnettarım.
Haa aklıma gelmişken; sevgili Alonenes'e yorum bırakan bir arkadaş da ince iple bir dantel etkinliği istemişti galiba:)) Şimdi düşünüyorum da hah hah hah haaaa.... Sevgiler canım.