30 Nisan 2014 Çarşamba

bir ay, bir yazar ve geçmişten hikayeler;

mart ayı yazarı pinuccia'nın önderliğinde Soljenistsin seçilmişti.. kendisinin de belirttiği üzere biraz sönük geçen bir ay oldu, benim içinde öyle.. bulabildiğim kitaplarına bakıp hangisini okumak istediğime karar vermek hızlı oldu.. kitabı 30martta bitirdim ama özel nedenlerden dolayı yayınlamak bugüne kaldı.. ne sönük aymış bu mart ayı.. muhasebecilerin en sevdiği aylar arasındadır oysa :) sırada daha nisan var ve ben henüz nisan ayı kitabımı okuyorum yada okumaya çalışıyorum.. umarım bir mayıs tatilinden faydalanır bitiririm.. 
11Aralık1918'de Kislovodsk'da doğan Aleksandr İsayeviç Soljenitsin 1970 Nobel Edebiyat Ödülü sahibi Rus yazardır. 2.Dünya Savaşında Yüzbaşı olarak görev yaptı ancak Stalin'i eleştirdiği için hapis yattı.. Çünkü Hitler ile uzlaşmadığı için Stalini suçluyordu.. Savaştan sonra özel bir kampta, sonra da sürgünde yaşadı..

Kazakistan'da Öğretmenlik yaptı, kanser oldu ve tedavi gördü.. Dönemin parti lideri Stalin'e karşı operasyonlar yapılınca Ryasan 1962 de ilk kitabını çıkardı, takdir gördü Rus Yazar Birliğine girdi..
Sonraki öyküleri yine Stalin karşıtı olarak değerlendirildi ve 
yurtdışı yasağı getirilip Yazarlar birliğinden çıkarıldı..
Çalışma kampları hakkında çıkardığı kitabı ile Nobel Edebiyat Ödülü aldı ancak
ödülünü bile yıllar sonra teslim alabildi..
Vatandaşlıktan çıkarıldı ve sınırdışı edildi..
Vietnam ve Portekiz devrimlerinde Amerikayı destekledi ve ABD-Rusya barışını eleştirdi.
Bunun üzerine yeniden yazarlar birliğine alındı ve dönemin başkanı Gorbaçov'un çabaları ile 
yeniden vatandaşlığa alındı, parlemento konuşmasında Rusya'nın 
Komünizm'den Demokrasiye geçiş şeklini eleştirdi..

Kreçetovka İstasyonu’nda Bir Olay; İkinci Dünya Savaşı sırasında Alman işgali altındaki Rusya’da savaşırken kritik bir karar vermek zorunda kalan Kızıl Ordu teğmeni Zotov’un zorlu mücadelesini ve savaşın ağırlığı altında yaşamlarını sürdüren, açlık, yokluk ve bilinmezlikle boğuşan köylülerin giderek tedirginleşen ruh hallerini ustalıkla yansıtmaktadır. 
                    
                      okuduktan sonra hikaye bittimi anlamadım bile.. yanlış bir karar olduğunu tabiki                                 kendiside biliyordu çünkü vesvese duygulara yenilmişti yüzbaşı.. suçsuz yere birinin                               hayatı ile oynamış olma ihtimali onu vizcdan azabı ile karşı karşıya bıraktı.. 

Matriyona’nın Evi; acılarla geçen gençlik yıllarının ardından yoksulluk ve hastalıklarla mücadele etmek zorunda kalan, çıkarcı akraba ve komşularından başka kimsesi olmayan, topal kedisi ve keçisiyle yaşayan Matriyona’nın hikâyesidir. Evine yerleşen kiracısı, ancak hayatı gibi talihsiz olan ölümünün ardından Matriyona’nın gerçekte kim olduğunu öğrenecektir!
                    
                      matriyona'nın acıklı sonu ise beni ağlattı yahu.. kiracısı ile dialoglarının sanki yıllardır                         birbirini tanıyormuş samimiyetinde olması güzeldi.. ayrıca bu hikayenin içinde gibi                                hissettim kendimi.. gizemli sondan bende bahsetmeyecğim.. 


kitabı almak isterseniz tık

5 yorum:

Fatma Fidan Başaran dedi ki...

merhaba Nilgün'cüğüm,
4 mayıs blogger buluşmasına katılmak ister misin?
http://ilkblogdenemem.blogspot.com.tr/2014/03/4-mays-2014-blogger-yzarlar-bulusmas.html
fatmafidanbasaran@hotmail.com adresimden bana ulaşabilirsin.
sevgiler

Yeraz dedi ki...

Hiç duymamıştım bu yazarı ne güzel oldu bilgilendim hakkında.Teşekkürler...

Nilgün Komar dedi ki...

fidoş gidip bakıyorum detaylara hemen..

yeraz rica ederim..... ♥

Syhn dedi ki...

bilmediğim okumadığım ne çok kitap var yarabbimmmm :(

Evy Craft dedi ki...

Rus edebiyatı özel ilgi alanımdır. Hemen alıp okumaya başlıyorum.Teşekkürler