bakıyor muyuz, bakmaya mı çalışıyoruz ? baktığımız da ne görüyoruz? yada engellenmeden bakabiliyor muyuz?
baktıklarımızı engelleyenler kimler peki? görmenin sadece bakmak, bakmanın sadece görmek olduğunu öğrendik artık değil mi?
peki bizi engelleyenlere rağmen görebiliyor muyuz? gördüklerimiz beklentilerimizi karşılıyor mu? ilk satırda, ilk kelimelerde yakaladığımız güzel yazma düzeninin ilerleyen satırlar da kaybolması gibi gördüklerimiz de sonradan değişiyor mu? yani aynı şeye tekrar baktığımızda hep aynıyı mı görüyoruz yoksa başka birşey mi görüyoruz?
sahi neden değişir bir sonraki satırda yazım şeklimiz? istikrarı sağlayamamak! nasıl mı? şöyle ki yazmaya başladığımızda ki hızı artırırız; bir an önce bitsin diye.. yada aklımızdaki uçup gitmden bir an önce yazıya dökülsün diye..
demek ki zaman bizi sınırlayan en önemli etken yada şekillendiren de diyebiliriz.. burada en önemli mücadele etmemiz gereken nokta aceleci olmamak..
acele işe şeytan karışır; boşa dememiş atalarımız.. çoğu konuda olduğu gibi yine haklılar... vakit tükenen bir kavramdır ve kişi onunla yarışır, onunla yarışarak kendini başkaları ile kıyaslamaya başlar.. ki kıyaslamak da en büyük hatadır..
farklı kulvarlarda koşanlar aynı hedefe varmadıkları için kıyaslanamazlar..


1 yorum:
İnsan ancak yüreğiyle baktığı zaman "doğruyu görebilir; asıl önemli olan gözle görülmez" küçük prensten bir alıntı olsun.
Nesli...
Yorum Gönder