baktıklarımızı engelleyenler kimler peki? görmenin sadece bakmak, bakmanın sadece görmek olduğunu öğrendik artık değil mi?
baktıklarımızı engelleyenler kimler peki? görmenin sadece bakmak, bakmanın sadece görmek olduğunu öğrendik artık değil mi?
bazı yayınlarda gurur ve önyargı olarak isimlendirilen jane austen romanı ile yıla başlangıç yaptık.. benim elimde koridor yayınlarından bir baskısı ve hasan ali yücel klasikleri serisinden bir olmak üzere iki adet mevcut ama en güzel kapak can yayınlarında.. ancak koridor yayınlarından olan ciltli daha cazip geldi bana nedense :)) eskiden hep şöyle derdim; kitap dediğin ciltli olmalı.. kitap ciltli olmalı.. kitap cilttir.. :)) eh eski zamanladan kalan ruhum ciltli kitap seviyor napalım..
sizin bir tercihiniz var mı?
bu arada kitabı dinliyorum.. kitaptan da nerde olduğumu takip ediyorum..
2025 yılını, hiç hedefimde yokken neredeyse 100 kitap listesini tamamlamaya ramak kala bitirdim..
neler okudum neler.. hep istediklerim, alıp da okuyamadıklarım, hediye gelenler, arkadaşların hadi şunu okuyalım dedikleri..
daha önce TRT Dinle ile denemelerini yaptığım ve ağustos ayında da sevgili nesliciğim'in storytel hediyesi ile dinleme performansım yükselince yüze yaklaşmayı başardım..
uzun yıllardan bekleye İnce Memed serisi artık okunmuş olarak kütüphanede yerine yerleşti.. yaşamak hep aklımda idi.. hele ki esir şehrin insanlarını bitirdim ya benden mutlusu yok.. yeşilin kızı anne oda nasibini aldı bu yıl son cit aralıkta bitti.. hiç aklıma gelmeyen ütopya serisi Dune ise adım attım ilk üç cilt bitti bakalım bu yıl okurmuyum.. su krizi beni benden alıyor.. okudukça halimize üzülüyorum iyice karamsar oldum.. o yüzden bir süre ara verip sonra devam ederim diye düşünüyorum.. sular üstünde gökler altında da epeydir bekliyordu üstelik başlanmış yarım kalmıştı, baştan okudum bitti.. çok güzeldi.. keşke daha önce okusaydım dediklerimden oldu.. tiffanyde kahvaltı sanırım on yıl önce alınmıştı o zamanlar pinuccia'nın mevsimsel okuma etkinlikleri ile tanışmıtım, sonra bırakto biraz gül devam ettirdi o da yoğunluktan bıraktı ben devam edeyim dedim ama işsel yoğunluk girince yetişemedim.. başlatmak değil de bitince raporlama kısmı epey meşakkatli..
sonra motifsever örgü grubumuzla okuma etkinliklerine devam ettik, ediyoruz da.. dönem dönem bi faaliyetler yapıyoruz.. son dönemde bi ay bir klasik okuyoruz birde ne okuyalım deyip oylama ile bir kitap belirliyoruz.. ay sonunda okuduklarımız üzerine online sohbet ediyoruz.. malum çoğumuz başka şehirlerdeyiz..
bu yıl için klasik listemizi toptan belirledik..
paylaşırım belki sizde okumak istersiniz.. ♥
yazmak yayınlamak.. en çok sevdiğim ve yapmak istediğim olduğu halde neden hala düzenli hale getiremedim diye her bloga baktığımda düşünüyorum..
onlardan bir tanesini şu anda ezmeye çalışıyorum.. işim var ama bütün dosyaları kapatıp bloguma iki satır yazabilmek için bir kaç dakika ayırmak çok da iş kaybına neden olmaz diye girdim bloga..
kimse okumasa da olur sonuçta burası benim evim.. gelene kapım açık.. çok yorum alayım kaygım da hiç olmadı.. olsa zaten reklam tekliflerini reddetmezdim.. ben ve blogum kendi halimizde takılmaya devam edeceğiz..
son yılların yırtma yapıştırmalı fotoğraf koymalı aralarına günce notlar düşmeli ajandalar akımına bende kapıldım ama onu da öyle hergün yada periydik yapmıyorum.. yapamıyorum :))
demek ki biraz oraya biraz buraya, biraz zihnimize.. biraz hayalimize satırlar karalamaya devam edersek iyi olacak... damlaya damlaya göl misali, satır satır sayfalar dolacaktır..
her günün bir gecesi vardır.. önceki otuz sekiz günde neler olduğuna göz atalım..
annem böbrek kisti ameliyatı olacak diye 2 Kasım da Trabzon'a geldik..geliş o geliş hala buradayım..
ameliyat iyi geçti, yoğun bakımda bir gece sonra iki gün serviste derken taburcu oldu eve geldik.. ertesi gün ben düştüm ve bacağımı kırdım.. hemde ne kırmak..
ameliyat, alçı, iğneler serumlar, derken onbir gün sonra hastaneden çıktım.. istemesem de.. çünkü hastanenin konforunu evde bulamam diye korktum.. neyse ki ufak tefek detaylar hariç herşey durumuma uygun hale getirildi..
alçı çıkar, dikişler alınır dinlenme derken fizik tedaviye olay bağlanır diye beklerken nöropatik ağrı ile karşı karşıya kaldım.. hala daha birlikteyiz..
fizik tedavi doktoru ile istişare edildi ve yeşil reçeteli bir ilaç eklendi başucundaki ilaçlara..
etki süresi on gün olur dendi ama nafile.. yeniden kontrole gittim ve ilaç dozu yükseltildi..
malesef hala sancı çekiyorum.. nasıl birşey bilemedim.. biçare muhtaç ve üzgün yatmaya devam ediyorum..
yarın yeni birşeyler çekilecek bakalım ne görünecek bu çekimlerde.. ağrıyı sancıyı geçirecek bir veri elde eder miyiz belirsiz..
bir odada ve yatarak ayak yastık üstünde haftalar geçirmek hiç de kolay değil.. miş..
geççek ama ne zaman, nasıl?
beterinde beteri vardır buna şükür diyoruz ama gel gör ki bunu hiç de kolay diyemiyoruz..
tüm hastalara şifa dileklerimle..
köyde otuz dokuzuncu sabah.. sonbahardan kalma günler yaşanıyor...
sabaha karşı uyanmıştım.. gün doğumunu izledim.. köy arabaları işe gidenleri erkenden aldı gitti..
komşuların bacaları tütüyor.. güzel bir sabah.. daha güzel de olacak.. 🙏
#başlığa atıf: önceki otuz sekiz günü özetlemek için geleceğim.
101 yıl söylerken kolay ama başlangıcında ve günümüze kadar yaşadıklarımız dile kolay..
hala mücadele ve azimle cumhuriyetimize sahip çıkmaya çalışan yüreklere selam olsun..
başta ulu önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve tüm silah arkadaşlarının ruhları şad olsun..
bayramımız kutlu olsun..

1872 yılından bize uzanan satırlarda okudum bu aşk öyküsünü.. fonda dönemin yaşam tarzı, manzara istanbul..
talat ve fitnat bize aşkı anlatıyor.. ve aynı zamanda önyargının, gördüğünün ardındaki manayı çözememenin sonuçlarını..
karşındakinin doğru söylediğini nasıl anlarsınız? yada doğru söylemediğini..
hem inanmama hem de kendince yorumlama.. sonuca götüren tüm bunları daha fazla açıkça yazmıyorum, henüz okumayanların hevesi kaçmasın diye..
okumaya vakti olmayanlar için hatırlatmak da yarar var; TRT Dinle 'de sesli kitap olarak var dinleyebilirsiniz..
♥
sevgili nesli ile birlikte okuduk dinledik..