4 Ocak 2026 Pazar

ocak ayı klasiği: aşk ve gurur;

 

bazı yayınlarda gurur ve önyargı olarak isimlendirilen jane austen romanı ile yıla başlangıç yaptık.. benim elimde koridor yayınlarından bir baskısı ve hasan ali yücel klasikleri serisinden bir olmak üzere iki adet mevcut ama en güzel kapak can yayınlarında.. ancak koridor yayınlarından olan ciltli daha cazip geldi bana nedense :)) eskiden hep şöyle derdim; kitap dediğin ciltli olmalı.. kitap ciltli olmalı.. kitap cilttir.. :)) eh eski zamanladan kalan ruhum ciltli kitap seviyor napalım.. 

sizin bir tercihiniz var mı? 


bu arada kitabı dinliyorum.. kitaptan da nerde olduğumu takip ediyorum.. 

biten yılda biten kitaplar;

 

2025 yılını, hiç hedefimde yokken neredeyse 100 kitap listesini tamamlamaya ramak kala bitirdim..


neler okudum neler.. hep istediklerim, alıp da okuyamadıklarım, hediye gelenler, arkadaşların hadi şunu okuyalım dedikleri..

daha önce TRT Dinle ile denemelerini yaptığım ve ağustos ayında da sevgili nesliciğim'in storytel hediyesi ile dinleme performansım yükselince yüze yaklaşmayı başardım.. 

uzun yıllardan bekleye İnce Memed serisi artık okunmuş olarak kütüphanede yerine yerleşti.. yaşamak hep aklımda idi.. hele ki esir şehrin insanlarını bitirdim ya benden mutlusu yok.. yeşilin kızı anne oda nasibini aldı bu yıl son cit aralıkta bitti.. hiç aklıma gelmeyen  ütopya serisi Dune ise adım attım ilk üç cilt bitti bakalım bu yıl okurmuyum.. su krizi beni benden alıyor.. okudukça halimize üzülüyorum iyice karamsar oldum.. o yüzden bir süre ara verip sonra devam ederim diye düşünüyorum.. sular üstünde gökler altında da epeydir bekliyordu üstelik başlanmış yarım kalmıştı, baştan okudum bitti.. çok güzeldi.. keşke daha önce okusaydım dediklerimden oldu.. tiffanyde kahvaltı sanırım on yıl önce alınmıştı o zamanlar pinuccia'nın mevsimsel okuma etkinlikleri ile tanışmıtım, sonra bırakto biraz gül devam ettirdi o da yoğunluktan bıraktı ben devam edeyim dedim ama işsel yoğunluk girince yetişemedim.. başlatmak değil de bitince raporlama kısmı epey meşakkatli.. 

sonra motifsever örgü grubumuzla okuma etkinliklerine devam ettik, ediyoruz da.. dönem dönem bi faaliyetler yapıyoruz.. son dönemde bi ay bir klasik okuyoruz birde ne okuyalım deyip oylama ile bir kitap belirliyoruz.. ay sonunda okuduklarımız üzerine online sohbet ediyoruz.. malum çoğumuz başka şehirlerdeyiz.. 

bu yıl için klasik listemizi toptan belirledik..

paylaşırım belki sizde okumak istersiniz.. ♥


20 Eylül 2025 Cumartesi

sonbahar geldi hoş geldi..

 

yağmruların damla damla düşüyor olması bile tarım için bir umut yeşerdi hepimizde.. kuraklık her sebzeyi, her yöreyi ayrı ayrı vurmaya devam ederken nasıl sevinmeyelim bir kaç damla için.. ulusal bir kuraklık yakamıza yapışmaya başladı, kamu spotlarında artık hep su tasarrufu olmalı..

hepimiz bir ben yapsam ne olur ki demeden tasarrufa ciddi bir adım atmalıyız.. duşa sıcak su gelene kadar akan soğuk suyu kovaya alıyorum, bunu ayağım için sıcak su akıttığımda keşfettim o zamandan beri yapıyorum.. kovadaki su ile balkon yıkıyorum fazla gelirse tuvalette kullanıyorum.. temiz kovaya temizce doldurduğum için ev paspasında kullanıyorum.. diğer alanlarda ne yapabilirim onun peşindeyim..

ne yaparsak kârdır unutmayalım..

2 Mayıs 2025 Cuma

sorunu nasıl çözeceğim ?

 

yazmak yayınlamak.. en çok sevdiğim ve yapmak istediğim olduğu halde neden hala düzenli hale getiremedim diye her bloga baktığımda düşünüyorum.. 

bir cevap bulamadım ama olası sebepler buluyorum.. :)

onlardan bir tanesini şu anda ezmeye çalışıyorum.. işim var ama bütün dosyaları kapatıp bloguma iki satır yazabilmek için bir kaç dakika ayırmak çok da iş kaybına neden olmaz diye girdim bloga.. 

kimse okumasa da olur sonuçta burası benim evim.. gelene kapım açık.. çok yorum alayım kaygım da hiç olmadı.. olsa zaten reklam tekliflerini reddetmezdim.. ben ve blogum kendi halimizde takılmaya devam edeceğiz.. 

son yılların yırtma yapıştırmalı fotoğraf koymalı aralarına günce notlar düşmeli ajandalar akımına bende kapıldım ama onu da öyle hergün yada periydik yapmıyorum.. yapamıyorum :))

demek ki biraz oraya biraz buraya, biraz zihnimize.. biraz hayalimize satırlar karalamaya devam edersek iyi olacak... damlaya damlaya göl misali, satır satır sayfalar dolacaktır.. 

3 Ocak 2025 Cuma

hasta yatağında örenler;

yattığım günlerde en çok sığındığım oldu örgü.. ilk günler kitap okuyamadım.. kafamı vermekten ziyade dikkatimi yazıya verecek sakinliği bulamadım.. 

örgü grubumuzda yılın son favorisi sanırım bu yuvarlak model supla oldu.. bende elimdeki iplerden ördüm bir kaç tane.. 

sadece supla değil sehpaya örtü bile olur bi kişilik kahve keyfi örtüsü olur.. 

18 Aralık 2024 Çarşamba

önceki otuz sekiz gün;

 

her günün bir gecesi vardır.. önceki otuz sekiz günde neler olduğuna göz atalım.. 

annem böbrek kisti ameliyatı olacak diye 2 Kasım da Trabzon'a geldik..geliş o geliş hala buradayım..


ameliyat iyi geçti, yoğun bakımda bir gece sonra iki gün serviste derken taburcu oldu eve geldik.. ertesi gün ben düştüm ve bacağımı kırdım.. hemde ne kırmak.. 

ameliyat, alçı, iğneler serumlar, derken onbir gün sonra hastaneden çıktım.. istemesem de.. çünkü hastanenin konforunu evde bulamam diye korktum.. neyse ki ufak tefek detaylar hariç herşey durumuma uygun hale getirildi..

alçı çıkar, dikişler alınır dinlenme derken fizik tedaviye olay bağlanır diye beklerken nöropatik ağrı ile karşı karşıya kaldım.. hala daha birlikteyiz.. 

fizik tedavi doktoru ile istişare edildi ve yeşil reçeteli bir ilaç eklendi başucundaki ilaçlara.. 

etki süresi on gün olur dendi ama nafile.. yeniden kontrole gittim ve ilaç dozu yükseltildi.. 

malesef hala sancı çekiyorum.. nasıl birşey bilemedim.. biçare muhtaç ve üzgün yatmaya devam ediyorum.. 

yarın yeni birşeyler çekilecek bakalım ne görünecek bu çekimlerde.. ağrıyı sancıyı geçirecek bir veri elde eder miyiz belirsiz..

bir odada ve yatarak ayak yastık üstünde haftalar geçirmek hiç de kolay değil.. miş.. 

geççek ama ne zaman, nasıl?

beterinde beteri vardır buna şükür diyoruz ama gel gör ki bunu hiç de kolay diyemiyoruz.. 


tüm hastalara şifa dileklerimle..

10 Aralık 2024 Salı

köy günlüğü 39 🙃

 

köyde otuz dokuzuncu sabah.. sonbahardan kalma günler yaşanıyor... 

tarlalar belleniyor, patatesler dikiliyor.. 

geceler soğuk sabahlar serin, gün ortası ise ılıman hatta sobayı yakmadığım bir iki saat de oluyor.. 

sabaha karşı uyanmıştım.. gün doğumunu izledim.. köy arabaları işe gidenleri erkenden aldı gitti..

komşuların bacaları tütüyor.. güzel bir sabah.. daha güzel de olacak.. 🙏


#başlığa atıf: önceki otuz sekiz günü özetlemek için geleceğim.

29 Ekim 2024 Salı

Türkiye Cumhuriyetimiz 101 yaşında;

en güzel bayram bu bayram, herkese kutlu olsun.. 

101 yıl söylerken kolay ama başlangıcında ve günümüze kadar yaşadıklarımız dile kolay.. 

hala mücadele ve azimle cumhuriyetimize sahip çıkmaya çalışan yüreklere selam olsun.. 

başta ulu önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve tüm silah arkadaşlarının ruhları şad olsun.. 
 
bayramımız kutlu olsun.. 

5 Kasım 2023 Pazar

unutulmayanlar: seni hiç unutmadık Karaoğlan!




Bülent Ecevit
28 Mayıs 1925 tarihinde İstanbul'da doğdu. Mustafa ismi dedesi Huzur-u Hümayun hocalarından Mustafa Şükrü Efendi'den kaynaklanmaktadır. "Ecevit Seceresi (Devlet Arşivi - No 1265)" belgesine göre İnebolu'da doğdu. Babası Kastamonu doğumlu Ahmet Fahri Ecevit Ankara Hukuk Fakültesi'nde adli tıp profesörüydü.

9 Eylül 2023 Cumartesi

ah.. fitnat'ım ah..

 

1872 yılından bize uzanan satırlarda okudum bu aşk öyküsünü.. fonda dönemin yaşam tarzı, manzara istanbul.. 

talat ve fitnat bize aşkı anlatıyor.. ve aynı zamanda önyargının, gördüğünün ardındaki manayı çözememenin sonuçlarını.. 

karşındakinin doğru söylediğini nasıl anlarsınız? yada doğru söylemediğini.. 

hem inanmama hem de kendince yorumlama.. sonuca götüren tüm bunları daha fazla açıkça yazmıyorum, henüz okumayanların hevesi kaçmasın diye.. 

okumaya vakti olmayanlar için hatırlatmak da yarar var; TRT Dinle 'de sesli kitap olarak var dinleyebilirsiniz.. 


sevgili nesli ile birlikte okuduk dinledik.. 

31 Ağustos 2023 Perşembe

taşıma çantaları..

 

taşıma amacı ile tasarlanan çantalar.. (yani çanta zaten bir şey taşımak için değil midir?) 

geniş iç hacim, uzun taşıma sapları.. günlük kullanım için olanların iç cepleri olmaz ve fermuarsız olur, genelde.. bunlara alışveriş çantaları deriz.. 

fermuar ve iç cep olunca davet çantalarına kadar varıyoruz.. 

yani sonuçta çanta.. 

taşımaya yarayan nesne.. 

yani herkesin evinde zaten en az bir tane mevcut olan bu nesne'nin üzerine adını yazınca başka bir şey oluyormuş onu bu sene öğrendim..  öğrenmenin yaşı yoktur derler.. 

tote = taşımak 

tote bag = kadın çantası 

tote bags = bez çantalar

the tote bags = bez çantalar 

şimdi bekliyorum; ayakkabıların üzerine de ayakkabı olduklarını yazsalar da yanlışlıkla şapka olarak kafamıza geçirmesek...

biliyorum bunlar hep kapitalist sistemin sonuçları.. ve bende sevmediğim halde sisteme ister istemez dahil oluyorum bilerek bilmeyerek.. ama bu çok fazla geldi bana.. ünlüsünden ünsüzüne, yaşlısından gencine bu kadar çok akıma kapılmak nedir bilemedim.. mantık nerde.. zevk nerde.. tarz nerde.. 

moda demeyin.. moda'nın sözlük anlamı geçici yeniliktir.. 

bu kadar kısa geçilemeyecek bir konu olsa da zaman zaman yeniden dönüş yaparız.. artık şimdi yazmaya başlıyorum demeden yazmaya başladım ve bir daha da demeyeceğim.. 

aklıma geldikçe buradayım, 

aklınıza geldikçe buradayım.. 


sevgiler ♥


(fotoğrafta ki çantayı  ben dikmiştim uzun yıllarda kullandım, fermuarsız ve içi bol cepli. yenisini dikerken ölçü olsun diye atmadım. )

3 Ocak 2023 Salı

bir yıl daha geçti ömürden;

 

günleri saymadım ama saatleri saydım bu sene.. trene bindim kaçta ineceğim? otobüs beş dakikaya gelir yetişebilecek miyim?

biliyorsunuz mesafeden kaynaklı durum değişikliği yaptım.. yoğun olmasa da işe gidip geldiğim mesafe kısa olunca okuma başarım yüzde doksan düştü.. son bir ayda sadece bir kitap okudum.. pardon başladım.. artık evde okuma zamanı planlaması yapmam lazım.. 

ne diye geldim neler yazıyorum.. trenle gidip gelirken bir yaş daha yaşlandım.. heh şimdi doğru yere bağlandım.. bu blog dünyasından kazandığım dostlarımla harika bir doğum günü geçirdim.. fiziken bir arada olmasak da; telefon ile mesaj ile sürpriz gelen çiçekler ve kargolar, kahve ve pastalar ile.. 

gruptaki doğum günü olan dostlar için sürprizler hazırlarken daha farklı hissediyordum bu sefer sürpriz yapılan kişi ben olunca çok daha farklı hissediyorum.. birincisi nasıl çabaladıklarını tahmin edebiliyorum.. 

yeni iş adresimi taşınma durumu olduğu için paylaşmamış ancak nerde olduğumu bilsinler diye yine de bir kişiye vermiştim :) kahve geldi pasta geldi işyerine.. hayır yani paket servis gelebilecek yakında bir starbucks olduğunu bile bilmiyordum.. 

eve gelince kapıda bekleyen kargo kolisinden bu ciciler çıktı.. 



bi konuşmamızda hasibe çift kişilik yorgan kullandığımı netleştirmiş, çift kişilik nevresim takımı almışlar.. fotoğraf için yatağın üzerine serdim.. renkleri ve deseni çok beğendim.. 



ama bu güzellik de başka bir vurdu beni kalbimden.. dışı ayrı içi ayrı.. (kese hemde krismıs desenli kese için hasibe çok teşekkürler bacım) konya'dan (nesli) dört motif birleşip yola çıkmış.. yozgat, kayseri (mavilale, sevgi, azize) bursa (hatice, sevcan, nurten) , tekirdağ (özge, fatma), eskişehir (gonca, gönül), izmit'i (nuray) geze geze motifler arta arta bütün olup bana gelmiş.. defter gezdirdik, kitap gezdirdik ama örtü gezdirmemiştik grupta.. bunda sadece kullanma emeğim olacak gerçi.. ama yıllar boyu dostlardan gelen harika ve anlamlı bir güzellik olarak baş köşede yerini aldı bile.. 


akşam yemeğine kardeşime gittim,
gelin kız kübra'nın annesi de aynı gün doğmuş birlikte pasta kestik..

eve geldim kapıda bir güzellik daha,
sevgili dostum rabia sarı papatyalar ile günün heyecanını geceye taşıdı.. 
ağzım kulaklarımdaydı uyuyana kadar ki hiç bitmesin istedim bu gün..


birkaç gün öncede nesli ile hasibe'nin organizesi ile
bu sanatsal içi çikileta dolu kutu kargo ile gelmişti.. 
paylaşmak için günü bekledim.. 
hala bir paket var evde ama daha vakti gelmemiş aç denilmesini bekliyorum.. 
siz ne kadar bekleyebilirsiniz size gelen bir paketi açmak için?



bu sevimli defterin içinde de örtünün hikayesi var.. 
en sonuna da duru imza attı.. 

daha bitmemiş dün akşam eve gittiğimde bir paket daha beni bekliyordu kapıda..

hatta bir tane de bugün bekliyor.. 

akşama fotoları ilave edeceğim..