30 Mayıs 2012 Çarşamba

kırklareli seyahati-1;

geçen sene nişanına gittiğimiz sevgili arkadaşımız çiğdem için çıktık yola: fıstık, d-Gu ve korik.. gidiş yolunda sadece bir kare fotoğraf var :) zira yağmur yağmıyor üzerimizden akıyordu! ve o anlarda sadece stres olduğumu sanıyordum ama demek ki korkmuşum ki foto çekmek aklıma bile gelmemiş... zaten de ne çekecektim ki? bırak sağı solu önümüzdeki yolu yoldaki şeritleri bile görmedik, göremedik..

vize'ye girişte son durak olan çakıllı'da daha önceki gidiş gelişlerde
çay içtiğimiz bir köy kahvesi vardı,
geleneği bozmadık ve yine orada mola verdik,
buraya geldiğimizde en sevdiğimizde:
çayı kim ısmarlayacak kavgası yapmamak :)

eve vardığımızda balkonda nefis bir yemek yedik ve üzerine de
keyif çaylarımızı yudumladık ve manzaranın seyrine daldık;


fotonun köşesindeki bir kırlangıç;
öyle bir gösteri yaptılarki... bizi karşıladılar sanki :)

ertesi sabah da gelin arabası önümüzde
düştük yollara;


çakıllı'dan saray'dan kapaklı'dan geçtik;







benim kalenin surlarını da gördük :)





bu iki foto'yu üst camdan çektim;


çerkezköy'e vardık;

burdan sonra kuaförden çıkış ve düğün salonuna gidiş var ama hiç foto yok
allahım neden çekmedim acaba?

ve geri dönüş yolu;




bu manzaraya bak bak gençleştim sanki,
sanki ömrüm uzadı gibi geldi bana :)








gidiş yolunda sürekli bizi sulara boğan kamyonları
dönüşte sollayarak geçtik :)
bu da hatıra fotoğrafı;










sağ taraf silivri;


ve istanbul trafiğine karıştığımız noktadan sonra koptuk;
müziği açtık ve kendimizi melodinin ritmine bıraktık...

8 yorum:

okuyan dedi ki...

Yağmura rağmen sağ salim gidip dönmüşsünüz, şükür. Yağmurlu havalarda özellikle şehirler arası yolculuklarda ben çok tedirgin oluyorum. Çünkü hız sınırı daha fazla ve yollar kaygan, kamyonlar, tırlar vs.:)
Fotoğraflar çok güzel, yeşillik, doğa, mavi gökyüzü, bulut:)
Sevgiler.

ada ve deniz dedi ki...

Nilgün ne çok yol fotoğrafı. Kendimi uzun yola çıkmış gibi hissettim:))))

Nilgün Komar dedi ki...

okuyanım evet gökgürültüsü olmadığı için katlandık yoksa bir kenarda durup geçmesini beklerdik herhalde :)

adamdenizim; aynen öyle hissettirmek istemiştim :) istanbul-vize-çerkezköy-çorlu-çerkezköy-vize-istanbul şeklinde yollarda olduk iki gün boyunca en sakin ve eli boş durabildiğimde bu yollardaki zamanlardı :)

blogdayaparımkariyerde dedi ki...

ahhh yine gitsek,bir taş attımmmm pencereyeeeee tıkkk dediiiiiii diyerekten:)

fistik ve pati dedi ki...

Kocasıı çıktı karım evde yok dedi vayy vayy... diye döneriz bu sefer artık :)

tatesal dedi ki...

20 yıl önce gitmiştim Kırklareline...pek birşey değişmemiş gibi görünüyor çelebim benim...

nilgün dedi ki...

annemin çocukluğunun bir bölümü orada geçmiş. Küçükken gitmiştim bende .Çocuk olduğum için aklımda kuruyemişçilerin önünde satılan rengarenk leblebi şekerleri kalmış sadece.görürsen benim için de tadına bak ...:) www.trendyandfriendly.blogspot.com

Nilgün Komar dedi ki...

d-Gu evet evet söylerik neden olmasın biraz zaman geçsin de asansör yapılsın da giderik :) değilmi fıstığım!!!!!!!!!!

tatesalim; değişmesin diye de dileklerde bulundum gelirken, doğal hali ile kalan nadir yerlerden taş olmamış betona dönmemiş!

adaşım; bir dahakine dikkat edeceğim mutlaka zaten bu sefer düğün telaşesi olunca etrafa sadece baktık :)